Karpuzu 'kabak aşısı' bozdu Karpuzun artık eski tadı ve kokusu yok Türkiye'nin en erkenci ve en lezzetli karpuzunun yetiştiği Çukurova'da, ziraat ilminin gelişmesiyle birlikte kabak aşısından karpuz üretildiği için karpuzun kendine özgü eski tadı kayboldu. Çukurova'da her yıl 150-200 bin dönüm örtü altı ve açık alanda üretilen karpuz, rekoltenin yükselmesine ve fiyatının düşmesine rağmen üreticisini de tüketicisini de memnun etmedi. Çukurova karpuzu, bilimsel gelişmenin ışığında üreticinin, yüksek rekolte elde etmek için çekirdek karpuz yerine kabak aşılı karpuz üretmeye yönelmesiyle tüketici, son 13 yıldır sulu ancak aroması olmayan, kalın damarı bulunan, şeker oranı çok düşük karpuz yemek zorunda kaldı. Ziraat Mühendisleri, tarımsal alanda gerçekleştirilen bilimsel gelişmelerin her zaman olumlu yanıt vermediğini, bazen ürünlerin genetiğini bozduğunu söyledi. Mühendisler 13 yıldan bu yana çekirdek karpuz yerine kabak aşılı karpuz ekilmesinin ürününün tadını bozduğunu kaydetti. Kabak aşılı karpuzların Adana karpuzunun imajını zedelediğini, bu yüzden yazın sıcakların artmasıyla iştahla karpuz alan tüketicilerin bir daha karpuz almadığını anlatan mühendisler, Geçen yıl kabak aşılı karpuzlar sayesinde rekolte artmasına rağmen tüketicinin tepkisi sebebiyle karpuzdan istenen kar sağlanamadı. Bu sebeple, yöredeki tüm ziraat odaları ve çiftçi kuruluşlarıyla birlikte çiftçilere kabak aşılı karpuzlardan uzak durmalarını önerdik ancak dinleyen olmadı. dedi. Çekirdek karpuzun ekiminin çok azaldığına dikkat çeken mühendisler şunları söyledi Kabak aşılı karpuz, aroması, tadı ve gerekse rengi ile kendini ele veriyor ancak, maalesef kesmeden durum anlaşılmıyor. Kabak aşılı karpuzu dış görüntüsüne bakarak anlamak mümkün değil. Karpuz kesildiğinde renginin soluk kırmızı, çekirdeklerinin beyazımsı, kokusunun kabak, tadının da lezzetsiz olduğu anlaşılıyor. Şire oranı son derece düşük olan kabak aşılı karpuzları fide döneminde bile ayırt etmek mümkün değil. Bunu anlayabilmek için hasat edip kesmek gerekiyor. Kabak aşılı karpuzun damarları ise bir çöp kadar kalın oluyor ve yerken ağızda kalıyor. Üstelik sindirimi de çok zor. Üreticiye kabak aşılı karpuzun maliyet ve rekolteden dolayı cazip geldiğini kaydeden mühendisler, Birim alana 2 kat verim alınıyor. Çekirdek karpuz eken biri dönüm başına en fazla 8 ton alırken, kabak aşılı karpuz eken dönüm başına 12 tona kadar karpuz elde edebiliyor. Kabak aşılı karpuz hastalık ve zararlılara karşı son derece dayanıklıdır. Kabak aşılı karpuz daha erken yetişiyor. Ayrıca kabak aşılı karpuzu aynı tarlaya her sene ekerken, çekirdek karpuzu aynı tarlaya bir iki yıl ara vererek ekmek zorundasınız. Çiftçinin de tüm bunları avantaj olarak görmesi sebebiyle Adana karpuzunun tadı kaçtı dedi. (Adana Masası)

Karpuzu ‘kabak aşısı’ bozdu: Karpuzun artık eski tadı ve kokusu yok

Türkiye’nin en erkenci ve en lezzetli karpuzunun yetiştiği Çukurova’da, ziraat ilminin gelişmesiyle birlikte kabak aşısından karpuz üretildiği için karpuzun kendine özgü eski tadı kayboldu.

Çukurova’da her yıl 150-200 bin dönüm örtü altı ve açık alanda üretilen karpuz, rekoltenin yükselmesine ve fiyatının düşmesine rağmen üreticisini de tüketicisini de memnun etmedi. Çukurova karpuzu, bilimsel gelişmenin ışığında üreticinin, yüksek rekolte elde etmek için çekirdek karpuz yerine kabak aşılı karpuz üretmeye yönelmesiyle tüketici, son 13 yıldır sulu ancak aroması olmayan, kalın damarı bulunan, şeker oranı çok düşük karpuz yemek zorunda kaldı. 

Ziraat Mühendisleri, tarımsal alanda gerçekleştirilen bilimsel gelişmelerin her zaman olumlu yanıt vermediğini, bazen ürünlerin genetiğini bozduğunu söyledi. Mühendisler 13 yıldan bu yana çekirdek karpuz yerine kabak aşılı karpuz ekilmesinin ürününün tadını bozduğunu kaydetti. 

Kabak aşılı karpuzların Adana karpuzunun imajını zedelediğini, bu yüzden yazın sıcakların artmasıyla iştahla karpuz alan tüketicilerin bir daha karpuz almadığını anlatan mühendisler, “Geçen yıl kabak aşılı karpuzlar sayesinde rekolte artmasına rağmen tüketicinin tepkisi sebebiyle karpuzdan istenen kar sağlanamadı. Bu sebeple, yöredeki tüm ziraat odaları ve çiftçi kuruluşlarıyla birlikte çiftçilere kabak aşılı karpuzlardan uzak durmalarını önerdik ancak dinleyen olmadı.” dedi. 

Çekirdek karpuzun ekiminin çok azaldığına dikkat çeken mühendisler şunları söyledi: “Kabak aşılı karpuz, aroması, tadı ve gerekse rengi ile kendini ele veriyor ancak, maalesef kesmeden durum anlaşılmıyor. Kabak aşılı karpuzu dış görüntüsüne bakarak anlamak mümkün değil. Karpuz kesildiğinde renginin soluk kırmızı, çekirdeklerinin beyazımsı, kokusunun kabak, tadının da lezzetsiz olduğu anlaşılıyor. Şire oranı son derece düşük olan kabak aşılı karpuzları fide döneminde bile ayırt etmek mümkün değil. Bunu anlayabilmek için hasat edip kesmek gerekiyor. Kabak aşılı karpuzun damarları ise bir çöp kadar kalın oluyor ve yerken ağızda kalıyor. Üstelik sindirimi de çok zor.” 

Üreticiye kabak aşılı karpuzun maliyet ve rekolteden dolayı cazip geldiğini kaydeden mühendisler, “Birim alana 2 kat verim alınıyor. Çekirdek karpuz eken biri dönüm başına en fazla 8 ton alırken, kabak aşılı karpuz eken dönüm başına 12 tona kadar karpuz elde edebiliyor. Kabak aşılı karpuz hastalık ve zararlılara karşı son derece dayanıklıdır. Kabak aşılı karpuz daha erken yetişiyor. Ayrıca kabak aşılı karpuzu aynı tarlaya her sene ekerken, çekirdek karpuzu aynı tarlaya bir iki yıl ara vererek ekmek zorundasınız. Çiftçinin de tüm bunları avantaj olarak görmesi sebebiyle Adana karpuzunun tadı kaçtı” dedi. (Adana Masası)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.