ŞEYMA KARATEKE

Zorluklarla dolu bir yolculuk olan adamlık, sadece doğuştan gelen bir özellik değil, aynı zamanda karakterin derin sularında yüzmeyi ve cesaretin sınavını vermek anlamına gelir. Kimliğimizde “adam” ibaresi yazmaz, bu unvanı kazanmak için içten bir çaba ve kararlılık gerektirir.

Adamlık, kendi isteklerimize ve kafamıza göre kurallar koymakla değil, aksine çevremizle, deneyimlerimizle ve içsel yolculuklarımızla şekillenir. Bu yolda belirli kriterler ve standartlar vardır ve bunları belirlemek ve uygulamak kolay bir iş değildir. Adamlık, sadece zorunlu bir macera değil, aynı zamanda hayat boyu süren bir öğrenme ve büyüme sürecidir.

Adamlık, sadece kadınlara duygusal bağlanmakla veya onlara sevgi ifade etmekle değil, aksine onları taparcasına sevmekle ve dünyadaki tek kadın olduklarını hissettirmekle başlar. Ölümsüz aşkların temelinde, ölüme bile göğüs germeyi gerektiren bir güven vardır. Adamlık, sertlikle değil, duygusallıkla ölçülür ve kadının yanında olmak, gerektiğinde çıra gibi yanmayı gerektirir.

Adamlık, sadece sözlerle değil, eylemlerle de gösterilmelidir. Verilen sözler tutulmalı ve gerektiğinde canın pahasına da olsa yerine getirilmelidir. Bu, adamlığın zorlu bir macera olduğunu gösterir ve bu yolda kararlılıkla ilerlemeyi gerektirir. Herkes adama dönüşebilir, ancak adamlık kazanılmış ve hak edilmiş bir unvandır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir