Zamanında bir ülkeye ait on askeri esir almışlar.Zamanında bir ülkeye ait on askeri esir almışlar.

Zamanında bir ülkeye ait on askeri esir almışlar.

Bu askerleri on gün boyunca aç bırakmışlar. Azıcık sudan başka hiçbir şey vermemişler. Aradan on gün geçtikten sonra bu askerlere şunu söylemişler: Birazdan çok büyük bir kazanda size çorba geçireceğiz. Bu kazanın içinde, çorbayı içebilmeniz için büyük bir kepçe olacak. Çorbayı içmenize izin vereceğiz ama bu kepçeyi sadece sapının en başından tutabilirsiniz.

 Kazan gelmiş, içi çorba dolu ve mis gibi kokuyor. Askerler zaten aç, heyecana kapılmışlar. Evet, şimdi çorbayı içmeye başlayabilirsiniz, demişler. Askerler kazanın etrafını sarmışlar. İlk asker tutmuş kepçeyi, çorbaya batırmış ve çıkarmış. Kepçedeki çorbayı ağzına götürmeye çalışmış ama başarılı olamamış. Çünkü kepçe o kadar uzunmuş ki kepçenin en ucundan tutmak zorunda olduğu için kepçenin ağzı ağza yetişmiyormuş. Sırası ile tüm askerler denemiş ama imkanı yok içememişler. Sıra son askere gelmiş. Asker usulca almış kepçeyi. Çorba ile doldurmuş ve kendi ağzına değil de karşıda duran askerin ağzına doğru uzatmış ve onu doyurmuş. Daha sonra askerler bu şekilde birbirini sırayla doyurmuşlar. Sonra anlamışlar ki birlik ve beraberlik içinde olunca, en imkansız şeyler bile mümkün hale gelebiliyor.


 Hikayeden de anladığımız gibi birlik beraberliğin önemi çok büyüktür. En umulmaz şeyi olanaklı kılar. Bizler de bu düstur üzerine yaşamalıyız. Her zaman birlik içinde olmalıyız. Birlik içinde olursak önümüzde hiçbir şey duramaz.

TURKKON
Genel Başkanı
Murat ÇOBANOĞLU

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir