Babadan Oğula Saltanat

Devrim miydi bu, yoksa yeni bir hanedanlığın kuruluşu mu?

Babadan Oğula Saltanat: İslam Coğrafyası Neden Hâlâ Yerinde Sayıyor?

ŞEYMA KARATEKE'NİN ÖZEL YAZISI
Bir haber patladı: İran’da Ayetullah Ali Hamaney’in yerine, oğlu Mücteba Hamaney Yüce Lider seçildi. Ezici çoğunlukla, Uzmanlar Meclisi’nin kararıyla, Devrim Muhafızları’nın hemen yemin etmesiyle…
Babası ABD-İsrail saldırısında öldürüldükten sadece bir hafta sonra. 1979 Devrimi’nin “monarşiyi yıktık” diye göğsünü gere gere söylediği ülkede, şimdi resmen babadan oğula geçti taht. Devrim miydi bu, yoksa yeni bir hanedanlığın kuruluşu mu?
Düşünün: İran’da 46 yıl sonra ilk kez liderlik aile içinde kalıyor. Mücteba yıllardır perde arkasında devletin en karanlık köşelerini yönetiyordu zaten; şimdi resmiyet kazandı.
Trump “kabul edilemez” diye veryansın ediyor, petrol fiyatları zıplıyor, Orta Doğu yanıyor ama rejim “devam ediyoruz” diyor. Saltanatın adı değişmiş, şekli değişmiş ama özü aynı: Güç, kan bağıyla aktarılıyor.
Şimdi gözümüzü Türkiye’ye çevirelim.
Melih Gökçek’in oğlu Osman vekil oluyor. Necmeddin Erbakan’ın oğlu Fatih parti başkanı. Bülent Arınç’ın oğlu Mücahit vekil…

Liste uzar gider: Siyasetin her kademesinde baba-oğul, aile mirası. Kimse “liyakat” demiyor artık; “miras” diyorlar. İslam coğrafyasının her köşesinde aynı hikâye: Suudi’de krallık zaten monarşik, Ürdün’de, Fas’ta, Körfez’de hanedanlar nesilden nesile . İran’da “devrim” adı altında bile aynı şey yaşanıyor.

Peki neden bir adım ileri gidemiyoruz? Çünkü güç, ideolojiyle, dinle, vatan sevgisiyle maskelenmiş olsa da aslında bir aile/klik tekeli haline geliyor. Liyakat rekabeti yok. Eleştiri tehlikeli. Hesap sorma mekanizması yok. Bir kere ele geçirilen koltuk bırakılmıyor; çocuklara, yeğenlere, damatlara kalıyor. Yenilikçi fikirler, genç beyinler, farklı sesler sistemin dışında kalıyor. İstikrar diyorlar adına, ama bu çürüme demek.

Kısa vadede “güçlü lider” görüntüsü verse de uzun vadede toplumun enerjisini sömürüyor, ilerlemeyi baltalıyor. Bakın etrafınıza: Eğitimde, ekonomide, teknolojide, demokraside Müslüman coğrafya neden geride? Çünkü meritokrasi yerine nepotizm hâkim. Çünkü güç paylaşılmıyor, miras bırakılıyor. Çünkü “devrim” yapanlar bile sonunda saltanat kuruyor.

İran’daki bu son hamle bir uyarı: Eğer sistemler babadan oğula dönüyorsa, o sistemler artık devrimci değil, monarşikleşmiş demektir.

Ve monarşi, ne kadar dini kisveye bürünürse bürünsün, er ya da geç tıkanır.Bizim coğrafyamızda değişim istiyorsak, önce şu soruyu sormamız lazım: Gücü aileye mi bırakacağız, yoksa halka mı açacağız? Cevap belli: Saltanat devam ettikçe, adım atmak değil, yerinde saymak kaderimiz olacak.
Benzer Videolar