Babadan Oğula Saltanat
Devrim miydi bu, yoksa yeni bir hanedanlığın kuruluşu mu?
Babadan Oğula Saltanat: İslam Coğrafyası Neden Hâlâ Yerinde Sayıyor?
ŞEYMA KARATEKE'NİN ÖZEL YAZISI
Bir haber patladı: İran’da Ayetullah Ali Hamaney’in yerine, oğlu Mücteba Hamaney Yüce Lider seçildi. Ezici çoğunlukla, Uzmanlar Meclisi’nin kararıyla, Devrim Muhafızları’nın hemen yemin etmesiyle…
Babası ABD-İsrail saldırısında öldürüldükten sadece bir hafta sonra. 1979 Devrimi’nin “monarşiyi yıktık” diye göğsünü gere gere söylediği ülkede, şimdi resmen babadan oğula geçti taht. Devrim miydi bu, yoksa yeni bir hanedanlığın kuruluşu mu?Melih Gökçek’in oğlu Osman vekil oluyor. Necmeddin Erbakan’ın oğlu Fatih parti başkanı. Bülent Arınç’ın oğlu Mücahit vekil…
Liste uzar gider: Siyasetin her kademesinde baba-oğul, aile mirası. Kimse “liyakat” demiyor artık; “miras” diyorlar. İslam coğrafyasının her köşesinde aynı hikâye: Suudi’de krallık zaten monarşik, Ürdün’de, Fas’ta, Körfez’de hanedanlar nesilden nesile . İran’da “devrim” adı altında bile aynı şey yaşanıyor.
Kısa vadede “güçlü lider” görüntüsü verse de uzun vadede toplumun enerjisini sömürüyor, ilerlemeyi baltalıyor. Bakın etrafınıza: Eğitimde, ekonomide, teknolojide, demokraside Müslüman coğrafya neden geride? Çünkü meritokrasi yerine nepotizm hâkim. Çünkü güç paylaşılmıyor, miras bırakılıyor. Çünkü “devrim” yapanlar bile sonunda saltanat kuruyor.
İran’daki bu son hamle bir uyarı: Eğer sistemler babadan oğula dönüyorsa, o sistemler artık devrimci değil, monarşikleşmiş demektir.
Ve monarşi, ne kadar dini kisveye bürünürse bürünsün, er ya da geç tıkanır.Bizim coğrafyamızda değişim istiyorsak, önce şu soruyu sormamız lazım: Gücü aileye mi bırakacağız, yoksa halka mı açacağız? Cevap belli: Saltanat devam ettikçe, adım atmak değil, yerinde saymak kaderimiz olacak.