BTP Lideri Hüseyin Baş’tan Önemli Açıklamalar

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş: O kadar kötü bir materyalist zihniyet var ki, bu ülkede durup durmamayı da paraya bağlı bir şey zannediyorlar. Nice açlıkla imtihan olan insan bu ülkeyi terk etmiyor, bu ülkeye sevdalı olduğu için. Nice zengin insan da bu ülkeyi terk ediyor, niye bu insanlara güvenmediği için…Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş İstanbul’da Tıbbiyeliler Derneği’nin iftarına katıldı.Çok sayıda doktor ve sağlık çalışanının iştirak ettiği iftar programında BTP liderine sürpriz doğum günü kutlaması yapıldı.

Dernek Başkanı Doç. Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi tarafından plaket takdim edilen BTP lideri konuşmasına Kadir Gecesi’ni kutlayarak başladı.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kısa bir süre önce doktorlar için söylediği, “Giderlerse gitsinler” şeklinde sözlerini değerlendiren BTP lideri, “Burada bulunan meslek grubunun üyelerine çok kısa bir zaman önce, ‘Aldığınız parayı beğenmiyorsanız çıkın gidin’ dendi. O kadar kötü bir materyalist zihniyet var ki, bu ülkede durup durmamayı da paraya bağlı bir şey zannediyorlar. Nice açlıkla imtihan olan insan bu ülkeyi terk etmiyor, bu ülkeye sevdalı olduğu için. Nice zengin insan da bu ülkeyi terk ediyor, niye bu insanlara güvenmediği için” dedi.“O insanlara çok şey borçluyuz”Tıbbiyeliler Derneği’nin 1994 yılında Prof. Dr. Haydar Baş’ın teşvikleriyle kurulduğunu ifade eden Hüseyin Baş, “Biz O insana çok şeyler borçluyuz. Sadece O’na mı? Biz Atatürk’e de çok şey borçluyuz, Hacı Bektaş’a da çok şey borçluyuz. Bize düşen bunları yaşatmak, daha ileri noktalara götürmektir. Hep birlikte bunu yapabilecek güce sahibiz.

Çalışacağız, didineceğiz bir birimize sırt vereceğiz ve inşallah hem bu ülkeyi bu badirelerden kurtaracağız hem de çocuklarımıza mükemmel bir geleceği hep birlikte hazırlayacağız” şeklinde konuştu.Bu işin sırrı…İftar programında doktorları dinleyip sorularına da cevap veren BTP lideri şu dikkat çekici ifadeleri kullandı; “Her zaman bağımsızlık yanlısı olursanız, her zaman her yerde Atatürk’ün savunucusu olursanız, bu dinin gerçek kaynağının Ehl-i Beyt olduğunu bilirseniz, ekonominin çözümünün Milli Ekonomi Modeli’nde olduğunu biliyorsanız, bütün olaylara çok anlaşılır ve herkesi etkileyecek çözümler koyabilirsiniz. Ama bu ölçülerden yoksunsanız ne derseniz deyin hiçbir anlam ifade etmez.

Dolayısıyla bizim sırrımız, tuttuğumuz yolla söylediğimiz şeylerin birbirini tamamlıyor oluşudur. Bizim inandığımız ile söylediğimiz hiçbir zaman çelişmez. Ne söylüyorsak arkasındayız, neye inanıyorsak da onu söyleriz. En büyük gücü de buradan alırız”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir