Avukat Gizem Gül Uzun KutlayAvukat Gizem Gül Uzun Kutlay

KANIT YASAKLARI

Yasaya aykırı olarak elde edilmiş bulgular kanıt olarak kabul edilemez.

Hukuka aykırı delil hükme esas alınamaz

Peki hukuka aykırılık kesin olarak saptanamaz, şüpheli kalırsa ne olur?

Genel kabul gören görüşe göre hukuka aykırılığın kesin olarak ispatlanamaması durumunda hukuka aykırılığın bulunduğu yönünde karar verilmelidir. Örneğin kanıtın hukuka uygun yollarla toplandığı ispatlanamıyorsa yasak kanıt olduğu kabul edilmelidir.

KANIT YASAKLARI KENDİ İÇERİSİNDE İKİYE AYRILIR.

BUNLAR; KANIT ELDE ETME YASAKLARI VE KANIT DEĞERLENDİRME YASAKLARIDIR.

KANIT ELDE ETME YASAKLARI

1.İspat Konusu Yasaklar

Bazı bilgilerin kanıt olarak kullanılması yasaktır. Örneğin uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar, herhangi bir soruşturma veya kovuşturmada ya da davada kanıt olarak kullanılamaz.

2.İspat Aracı Yasakları

Kanıtların elde edilmesinde bazı araçların kullanılması yasaktır. Örneğin şüpheli veya sanık ile tanıklıktan çekinebilecek kimseler arasındaki mektup ve belgeler, bu kimselerin nezdinde ise bunlara elkonulamaz.

3.İspat Yöntemi Yasakları

İfade almada ve sorguda yasak usullere başvurulamaz.

Beyan, şüpheli veya sanığın özgür ifadesine dayanmalıdır. Kötü davranma, işkence, ilaç verme vb yöntemlerle ifade alınamaz.

Yasaya aykırı bir yarar vaat edilemez. İkrar hukukumuzda cezasızlık nedeni değildir. Örneğin hırsızlık suçunda malın geri verilmesi durumunda etkin pişmanlıktan yararlanırsın denilemez.

Yasak usullerle elde edilen ifadeler, rıza ile verilmiş olsa da kanıt olarak değerlendirilemez.

Nispi İspat Yasakları

Nispi ispat yasakları, kanıtların elde edilmesinin belli kişi ya da makamlar tarafından gerçekleştirilmesi veya belirli kişilerin emir ve kararı doğrultusunda yerine getirilmesi konusundaki yasaklardır. Örneğin kolluk görevlileri şüphelinin ifadesini bir kez alabilir.

Şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması gerekirse, bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir. Aksi halde elde edilen kanıtlar yasak kanıt niteliği taşımaktadır.

Şüpheli aynı olayla ilgili ikinci kez dinlenecekse bunu kolluk yapamaz, mutlaka cumhuriyet savcısı yapmalıdır.

Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurmak zorundadır. Aksi halde elde edilen kanıtlar yasak kanıt niteliğindedir.

Önemli Not: Kanıt değerlendirme yasağı ile kanıt elde etme yasağı birbirinden farklı olan hususlardır. Kanıt elde etme yasağı, yalnızca kanıtların toplanma usulüne getirilen sınırlamaları içerirken, kanıt değerlendirme yasağı ise hem usulünce toplanmayan kanıtların kullanılıp kullanılamayacağını hem de elde edilmesinde herhangi bir sorun bulunmayan kanıtların değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini içermektedir.

Şüpheli veya sanık hangi hususlarda aydınlatılmalıdır?

*Suçlamayı öğrenme
*Susma
*Müdafi seçme
*Müdafi seçecek durumda olmadığı takdirde kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirilmesini isteme
*Somut kanıtların toplanmasını isteme
*Yakınlarına haber verilmesini isteme

Bu hakların şüpheli ve sanığa hatırlatılması gerekir. Her ne kadar bu hakların hatırlatılmamasının sonuçları Ceza Muhakemesi Yasasında belirtilmemiş ise de haklar hatırlatılmadan yapılan ifade alma ve sorgu sonucunda ulaşılan kanıtlar değerlendirme yasağı kapsamındadır ve ispat için kullanılamaz.

Tanıkla ilgili hükümlerin ihlali

Tanıklıktan çekinebilecek olan kimselere dinlenmeden önce tanıklıktan çekinebileceklerinin bildirilmesi gerekir. Bu husus bildirilmeden alınan beyanlar kanıt olarak değerlendirilemez.

YASAK AĞACIN ZEHİRLİ MEYVESİ

Hukuka aykırı olarak elde edilen kanıttan yola çıkılarak ulaşılan diğer kanıtlara yasak ağacın zehirli meyvesi denilmektedir.

Hukuka aykırı kanıttan yola çıkılarak elde edilen kanıtlar da hukuka aykırıdır.

Bazı görüşlere göre hukuka aykırı olarak elde edilen kanıtlar dosyadan çıkarılmalıdır. Zira hakim bu kanıtların etkisi altında kalabilir.

Bazı görüşlere göre ise hukuka aykırı kanıt dosyada kalsa dahi hakim hükme esas almamalıdır.

Kanaatimizce hukuka aykırı kanıt dosyadan çıkarılmalıdır. Her ne kadar ceza yargılamasında mahkumiyet hükmünün gerekçesinde hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ayrı ayrı belirtiliyor olsa da uygulamada boşanma davalarında özellikle hukuka aykırı kanıtların yargılamayı etki altına alabildiğini görmekteyiz.

Örnek verecek olursak; kişi izinsiz ses kaydı almış ve boşanma davasının dosyasına sunmuş. Tarafımızca izinsiz ses kaydı alma suçundan ötürü şikayet edildi. Ancak karşı taraf sıradan bir konuşmayı ses kaydı aldığı halde başka suretle delil elde etme imkanım kalmadı, işlenmekte olan bir suç karşısında aldım diyerek yalan yere savunma yaptı.

Sonuç olarak; zehirli ağacın meyvesi zehirlidir ilkesi gereğince hukuka aykırı delil hükme esas alınamaz ve alınmamalıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir