İŞKENCE SANSÜR

İŞKENCE SANSÜR YASAK DEVLET POLİTİKASI MI ?

Boşluğun sessizliğinde yüksek sesle konuşmak yürekliliğini gösterirseniz Birileri mutlaka duyar
Yukardaki ifade Louis Althusser'den alınmıştır.
Türkiyede işkence Kadın ve Çocuğa taciz tecavüz Ayrımcılık gibi İnsanlık suçları hiç gündemden düşmüyor..
Geçtiğimiz hafta bir toplantıda bulunması gereken avukatlar Ankara Barosu İnsan Hakları odasında nöbet tutuyoruz…

Ankara Emniyet müdürlüğünden işkence ihbarları geliyor diyorlardı…

Şimdilerde İşkenceyi kötü muameleyi tacizi Televizyonlarda Basın sayfalarında mahkeme koridorlarında duysak görsek şaşırmıyoruz..
Hem otorite sahibi yetkiler hemde sivil toplumsal yapıda Bizler hep beraber susuyor susuyoruz..
İşkence devlet politikası haline mi.. Dönüşmüş..
Bugün Polisten Başka bir gün Hapishane yetkililerinden işkence kadın çocuk tacizi kokuları Türkiyeye yayılıyor..

Biz susuyoruz yetkililer susuyor…

15 temmuz iktidarında makam sahiplerinin Terfisi Yükselmesi işkence taciz kokuları üzerinden mi kuruluyor.. Duymak bilmek istiyoruz…
Yoksa İşkence Tecavüz vakaları Devlet Politikası olarak Ahlakın bozulması yozlaşması için teşvik mi ediliyor…
Son yirmi yılda Bir Milyon insanın işkence gördüğü söyleniyor…
TBMM İnsan hakları komisyonu böyle günlerde ne için susar konuşmaz anlamıyorum..
Yoksa bu çağda İşkencenin insanlık dışı alçaltıcı bir muamele olarak nitelenmesi evrensel anlayışı ve kabulu Türkiyede yürürlükten mi kaldırıldı …
Askıya mı alındı..
İşkenceyi Sadist insanların işi deyip geçiştirecek miyiz… Veya Bir defadan bir şey olmaz Kafası içinde insanları konuşanları yazanları susturarak yol almaya mı çalışacağız…
Oğulları kızları ölen anaların Türküleri şiirleri bu ülkede söylenmeyecek konuşulmayacak mı…
Türkiye Korku Tapınağı mı oldu..
Bu ülkede düşünülebilecek her şey açık açık düşünebilmeli..
Söylenebilecek her şeyde söylenebilmeli…

Ama ne zaman..

Eski anayasa mahkemesi Başkanı Haşim Kılıc'ın dediği gibi * *Özgürlüklere ölçüsüz sınırlama insanlığa yapılan işkencedir. Şiddet içermeyen tüm düşüncelere. Özgürlük tanınmalıdır Eyleme dönüşmemiş Düşünce açıklamaların önündeki engeller kaldırılmalıdır..
Muhaliflerin düşman, Farklı düşünenlerin hain sayıldığı bir yapı bu çaga yakışmaz böyle düşünen bir zihniyette sağlıklı değildir..
Toplumlar Özgürlüğe Demokrasiye Refaha iyiye güzele ancak farklı düşüncelerin aralandığı kapılardan yollardan geçerek ulaşabilir..
Yasaklar cezalar mahkemeler hapishaneler gerçeğin üstünü örtmeyi..
Olup bitenleri kimin ne için ne anlama geldiğinin anlaşılmasını engellemeyi hedefler…
ama sonuçta bir bütün olarak toplumun kötürümleşmesi kokuşması ahlaki erozyona savrulmasına hukukun yargının itimat ve güven yitirmesine ulaştırır
Bu günlerde güçlüler ve güçsüzler arasındaki çatışmada tarafsız kalmanın güçlüleri destekleme olduğunu biliyoruz…
İnsanlığın ürettiği medeni yaşam değerlerinden insanlarımızı mahrum bırakan düşünce karşısında yer almak hepimizin insanlık görevidir..
Tek adam otoriter rejimler Modernlik Demokratlık uygarlık iddialarını içinde barındırmazlar..
Tek Adam Otoriter idareler içlerinde bilimsel ve estetik sanatsal yaratıcılığı dumura uğratırlar orijinal ve muhalif düşünceleri cezalandırır.

Av. Yusuf Ziya KIVANÇ
Bu tarz devletler körleşmiş yasakçı devletlerdir, insanları köleleştiren devletlerdir..

Bu devletler bu kafa ile uzun süre yaşayamaz Ayakta kalamazlar..
Kör atı satışa çıkaran atın nalını övermiş. Bir Alman ata sözü.
Baştakilerden duyduğumuz hep nalınların sesi..
Buradan gidilir acılar kentine
Buradan gidilir bitmek bilmeyen acıya .
Buradan gidilir yitmiş insanlar arasına… Bu cümlelerde Dantenin İlahi Komedyasından alınmadır..
Tek adam otoriter rejimlerinin işkenceci yasakçı zulum yolunun teşvikçisi olduğunu.
Evet… Meramımı Bilmem anlatabildim mi…
Güzel Özgür Demokrat İnsanca ve Refah içinde yaşam dileklerimle…
Selamlıyorum..

Benzer Videolar