Tubitak'ın Hukuk Dışı uygulaması

Haberin Sonu TV Basın Muhabirimizin Haberine Göre

TÜBİTAK KURUMU KİMLERİN ELİNE KALDI!TÜBİTAK kurumuna bağlı olan ULAKBİM indeks yönetimi tarafından ilgili indekste Murat KORKMAZ adına kayıtlı olan iki dergi haksızlık yapılarak indeksten atılmıştır. Bunu takiben Murat KORKMAZ ilgili ULAKBİM indeks yetkililerine karşı hukuki süreci başlatarak hakkını aramaya çalışmıştır.

Yaptığı başvurulardan netice almayınca TÜBİTAK başkanı olarak Prof. Dr. Hasan MANDAL’a Bakırköy 39 Noterliğince ihtarname göndermiş aynı ihtarname ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN ve ULAKMBİM indeks uzmanı Sibel TABANLIĞIOĞLU’ na da bilgi göndermiştir.

Bunu takiben TÜBİTAK başkanı Prof. Dr. Hasan MANDAL olayı kişiselleştirerek Murat KORKMAZ ile yakın husumet içerisinde olan ve bu olayların bu noktaya gelmesinin asıl nedeni olan ASOS YAYINCILIK LTD. ŞTİ sahip ve yöneticileri Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Balkan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Dursun ERDEM, Fırat Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Serdar YAVUZ ve Prof. Dr. Özcan BAYRAK isimli kişiler ile yakın ilişki ve temas içerisinde olan o dönemde Alanya Alaattin Keykubat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet PINARBAŞI’nı TÜBİTAK AYEK kurul başkanı yaparak Murat KORKMAZ hakkında bir etik kurul komisyonu kurmuştur.

Akabinde hiçte hukuki olmayan resmi ve kanıta dayalı olmayacak şekilde olaylar kişiselleştirilerek Murat KORKMAZ a tamamen yalan beyan ve hiçbir şekilde resmi kanıtı olmayan üç ortak yazarın ifadesi ile HAKSIZ YAZARLIKTAN dolayı 5 yıl etik kurul cezası verilmiştir. Peki AYEK kurul başkanı Prof. Dr. Ahmet PINARBAŞI kimdir? ASOS YAYINCILIK LTD.ŞTİ nin ortağı Prof. Dr. Serdar YAVUZUN Adıyaman Üniversitesine akademisyen olarak alan o dönemki Rektör yardımcısı, 2018 yılında Sayıştay tarafından Murat KORKMAZ ın ihbar ve şikâyeti ile incelenerek bir kamu üniversitesinin imkan ve olanaklarını ASOS YAYINCILIK LTD. ŞTİ. isimli firmaya kullandıran Alanya Alaattin Keykubat Üniversitesinin Rektörü. Bu karar da 41 sayfa şeklinde GİZLİ İBARELİ olarak YÖK kurumuna bağlı tüm üniversite rektörlüklerine gönderilerek ilgili ve ilgisiz kişilere servis edilmiştir.

Bunu takiben Murat KORKMAZ ilgili karara Ankara 7 Bölge İdare Mahkemesince itiraz etmiş ve mahkeme itirazı yerinde görüp TÜBİTAK ın Murat KORKMAZ a verdiği 5 yıllık etik ihlal cezasını usule uygun olmadığı gerekçesi ile iptal etmiştir. TÜBİTAK tarafından bu karara Ankara 12. İdari Dava Dairesine istinaf başvurusu yapılmış ve 2019 yılı sonunda bu talep ilgili istinaf mahkemesince de red edilmiştir. Akabinde TÜBİTAK tarafından bu karara da Danıştay 8 İdare dairesine temyiz edilmiş ve ilgili Danıştay dairesi de bu talebi incelemeksizin red etmiştir. Fakat TÜBİTAK başkanı Prof. Dr. Hasan MANDAL bu durumu içine yedirememiş olacak ki yeniden kimlerden oluştuğu belirtilmeyen bir belge ile yeniden Murat KORKMAZ a 2019 da başlayarak 25 Nisan 2022 de bitecek şekilde üç yıllık yeni bir ceza tayin ettirmiştir.

Bu durum tamamen hukuka aykırı, kamu kurumlarının gücü ve imkanları kullanılarak toplumun bireylerinin cezalandırılmasına yönelik uygulanan görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu sorduğumuz hukukçularla desteklenmektedir. TÜBİTAK ve ULAKBİM başkanlığı üzerinde önemli yaptırım ve etki gücüne sahip olan ASOS GRUP üyeleri ULAKBİM dergi indeksine istedikleri dergiyi aldırıp istemediklerini daha doğrusu kendilerine rakip gördükleri kişilerin yok olmasına zarar görmesine neden oluşturacak her işi ve işlemi kendilerinde mubah görme hakkına sahip görünüyor.

TUBİTAK

TÜBİTAK, AYEK KURULU ve ULAKBİM başkanlıkları da bu kişilere hizmet etmekten geri kalmıyor. Bununda en güzel örneği Danıştay tarafından red edilen temyiz başvurusuna dair dava dosyası. İlgili dava dosyasında Murat KORKMAZ ın içinde olduğu dergilere yağmacı dergi paralı dergi diye adlandırma yapılırken, hiçbir paralı olduğuna dair resmi kanıt ve delil olmazken, Prof. Dr. Mehmet Dursun ERDEM e ait olan Turkish Studies dergisinde ise her yayın başına yüzlerce lire tahsil edilmekte ve TUBİTAK ULAKBİM İNDEKSTE TARANMAKTA. Üstelik bu derginin paralı olduğuna ve para karşılığında yayın yapıldığı banka dekontları ve resmi belgelerle ispat edilmesine rağmen sayın Prof. Dr. Hasan MANDAL ve ekibince desteklenmekten Prof. Dr. Mehmet Dursun ERDEM e çıkar sağlamaktan geri kalmamışlardır.

Hukukun ve haksızlığın en fazla görüldüğü diyeceğimiz nadide kamu kurumlarından olan TÜBİTAK ve ULAKBİM kimler tarafından yönetiliyor ve kimlerin elinde görülmesi gereken bir gerçek. Üstelik birçok kamu kurumuna CİMER başta olmak üzere bu konularda şikayet başvuruları, resmi belgeler ve daha birçok kanıt gönderilmesine rağmen hiçbir işlem yapılmıyor.

Devletin kurumları yetersiz, liyakatsiz, görevini kötüye kullanan ve kişisel husumeti ile yönetilir hale gelmiştir. Prof. Dr. Mehmet Dursun ERDEM asıl olayların yöneticisi organize edeni ve kamu kurumlarını istediği gibi kullanarak menfaat sağlayan bir akademisyen olarak tanımlanmakta. Bu durum daha önce görev yaptığı Hacı Bektaşi Veli Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve çevresinden sorgulandığında açıkça görülecek bir gerçek.

Kadrosu Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinde olan fakat Balkan Üniversitesinde Rektörlük yapan, bulunduğu Balkan Üniversitesi ve birçok kamu üniversitesini kendi çıkarları doğrultusunda kullanarak kişisel menfaat sağlayan bilim insanı kimliğine bürünmüş akademisyen olarak düşünülmektedir. Kendi çıkar ve menfaatlerini korumak daha fazla kazanma hırsı ile istediğine istediğini yaptırabilecek, yaptıran geçmişi pek de düzgün olmadığı söylenen bir kimlik. Normal bir akademisyen olmasına rağmen ciddi bir mal varlığı ve gücüne sahip kişi Prof. Dr. Mehmet Dursun ERDEM. INCSOS VII ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMLER KONGRESİ (2-4 Haziran 2022) isimli ve tarihli kongreyi düzenleyen düzenleme kurulunun başkanı. Kongre sitesi incelendiğinde Türkiye’deki nerede ise tamamı kamu üniversitesinden oluşan ve rektörleri tarafından düzenlenen bir bilimsel organizasyon.

Ama paralı bir organizasyon. Paralar nereye yatırılıyor peki SILA TURİZİM VE SEYAHAT ACENTESİ hesabına. Bir hac umre organizasyonu yapan firma. Bu firmanın akademiyle ilgisi nedir biz anlayamadık. Fakat kongre kamu üniversitelerince yapılıyor. Neden bir kamu üniversitesi adına açılan hesaba değil de özel sektör firmasının hesabına bu ödemeler yapılıyor anlaşılır gibi değil.

Zaten Alanya Alettin Keykubat Üniversitesi hakkında ASOS YAYINCILIK LTD. ŞTİ. isimli şirkete yönelik yapılan incelemede Sayıştay başkanlığının 2018 tarihli raporunda da bu durum açıkça ifade edilmiş. Kamu üniversitelerinin kaynak ile gelirleri ancak ilgili üniversitenin adına açılan hesapta toplanabilir denilmektedir.

Aynı şekilde 2021 Yılında Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinin imkân ve olanaklarıyla yapılan bir başka kongrede de kamu üniversitesince yapılan kongre için alınan ödemeler Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinde bir Doçent kişinin şahsi hesabına toplanmış. Bu konuda bilgi ve belge elimizde bulunmaktadır. Resmi olarak ispat edilebilir. Yine Prof. Dr. Mehmet Dursun ERDEM e ait Turkish Studies isimli onlarca derginin olduğu bir dergi grubundan yayın başına aldığı ciddi ücretler. Bu dergiler farklı şikâyetler üzerine ULAKBİM indeksinden atılmış fakat nasıl oluyor ise yeniden dergiler ULAKBİM indekse dahil edilmiş. Tam bir para makinesi. Bilimin paraya dönüşmüş halinin en güzel görüntüsü. Üstelik paralı yayıncılığa karşı olan TÜBİTAK, ULAKBİM, YÖK, ÜAK ve diğer akademik kurumlar bu gerçeği bilmelerine rağmen hepsi birden Prof. Dr. Mehmet Dursun ERDEM e göz yummaktan geri kalmamış.

Konuyla ilgili CİMER ve birçok kamu kurumuna farklı kişilerce şikayetler, belge, delil ve kanıtlar gönderilmiş olmasına rağmen TÜBİTAK ULAKBİM başkanlığı “Prof. Dr. Hasan MANDAL” bu duruma göz yummuş ve görevini suiistimal etmiştir. Ayrıca Mülkiye dergisi olarak yayın yapan ve TÜBİTAK ULAKBİM indeksinde taranan bir resmi bilim dergisinde FETO soruşturması kapsamında Ankara Üniversitesinden ihraç edilen Onur Can TAŞTAN isimli kişi Mülkiye Dergisinde editörlük yapmasına, bu durumun TÜBİTAK, ULAKBİM, CİMER, YÖK ve daha birçok kuruma şikayet edilmesine rağmen TÜBİTAK başkanlığı yapılan şikayetlere bu bizim yetkimizde değil diyerek yazılı cevap vermekten geri kalmamıştır.

Oysaki 2016 yılı FETO olaylarından sonra TÜBİTAK ULAKBİM yönetimi tüm bünyesinde taradığı dergilerin editörlerine yazılı olarak uyarıda bulunmuş FETO ile bağlantısı bulunan hakem, editör v.s. diğer görevlerdeki kişilerin dergilerden çıkarılması talep edilmiş. Peki bu durumda neden TÜBİTAK resmi olarak FETO kapsamında ihraç edilmiş bir kişinin bulunduğu dergiyi halen ULAKBİM indekste taramaktan geri kalmıyor sorgulanması gereken bir konu olarak görülmektedir. Prof. Dr. Mehmet Dursun ERDEM in bir önemli organizasyonu da geçmiş yıllarda Kudüs’te düzenlediği farklı bir organizasyon. Bu organizasyona Hitit Üniversitesi ciddi bir katılım ile eşlik etmiş.

O tarihteki Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Reha Metin ALKAN tarafından Prof. Dr. Mehmet Dursun ERDEM in kongresine çok ciddi kamu kaynakları aktarılmıştır. Hitit Üniversitesinden katılan tüm akademisyenlerin giderleri üniversitenin bütçesinden karşılanmış ve Prof. Dr. Mehmet Dursun ERDEM in zenginleşmesine katkı sağlanmıştır.

Bu arada Prof. Dr. Reha Metin ALKAN hakkında FETO mensubu kişiler ile olan yakın ilişkilerinden de bahsedildiğini söylemek gerekir. Bu konuda birçok habere rast gelmek mümkün görünüyor. Bir önemli noktada yaptığımız araştırmalar sonrasında Reha Metin ALKAN ın kadro atamalarındaki usulsüzlükleri su yüzünde yüzen onlarca hukuksuz faaliyetlerinin başında gelmekte.

Prof. Dr. Serdar YAVUZ ve Prof. Dr. Özcan BAYRAK Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesinde çalışan fakat 2006 yılı ÖSYM dil sınavında usulsüzlük yaptıkları gerekçesi ile akademik unvanları ellerinden alınan, daha sonra Ankara’da ilgili bölge idare mahkemelerinden ÖSYM kararı iptal edilerek görevlerine dönen, bir makalenin Türkçe özetini İngilizceye çevirebilecek kapasiteye sahip olmayan, Fırat Üniversitesi Bünyesindeki TEKNOPARK üzerinden ASOS YAYINCILIK LTD. ŞTİ isimli işletmenin her türlü kazançlarını TEKNOPARK kurulma amaçlarından uzak kalarak kullanıp kişisel zenginleşme ile yolunu bulmuş kişiler.

Devletin namuslu işletme ve kurumları vergi verirken bu kişiler devletten vergi kaçırmaya ve sebepsiz zenginleşmeye devam etmekte. Bu kişilerin mal varlıkları kendileri, yakınları ve yakın çevrelerince araştırılmalı devlete verilen zarar ziyan tahsil edilmelidir. Ayrıca bu kişiler hakkında onlarca şikâyet ve mahkeme süreci bulunmakta. En son Danıştay 1 nci dairesince YÖK başkanlığına her iki isim için ayrıntılı inceleme yapılmasına dair alınmış üç tane karar da bulunmakta. Fakat YÖK denetleme kurulu bu konuda uyur halde. Hiçbir işlem yapmadığı gibi bu kişilerin halen akademide istediği gibi at oynatmalarına göz yummakta.

Yerli intihal tarama programı yaptıklarını, SOBİAT isimli atıf indeksi oluşturduklarını söyleyerek YÖK e bağlı birçok üniversiteye bu programları satan, özel televizyon, kanal, onlarca dergiden oluşan grup, her yıl onlarca yapılan onlarca kongre ve daha yüzlerce sayılamayacak işler bu kişilerin yönetiminde. Oysaki kendileri bir kamu üniversitesinde öğretim üyeleri. Hangi ara derslerden ve asli görevlerinden fırsat bulup bu işleri yapıyorlar akıl alır gibi değil.

Bu konuda bağlı oldukları Fırat Üniversitesi Rektörlüğünün de bu kişilere imtiyaz ve fırsat sağladığı gerçeğini göz ardı etmemek gerekli. Serdar YAVUZ isimli Fırat Üniversitesi öğretim üyesi kişi daha profesörlüğünün birkaç ayını doldurmadan TÜRK DİL KURUMUNA ASİL üye olarak da seçilmiş. Fakat 2005 dil sınavındaki yaptıkları usulsüzlük nedeniyle akademik unvanları geri alınınca DİL KURUMU ile olan ilişkisine son verilmiş.

TÜBİTAK başta olmak üzere AYEK kurulu, YÖK, TÜRK DİL KURUMU, TİKA, FARKLI KAMU BANKALARI ve ÜAK kurumları da bu kişilerin etkilediği istediklerini yaptırdıkları kurumlar arasında. TÜBİTAK başkanı Prof. Dr. Hasan MANDAL ile olan sıcak ilişkileri de göz ardı edilmeyecek şekilde. TÜBİTAK başkanı Prof. Dr. Hasan MANDAL TÜBİTAK ve ULAKBİM kurumlarına ait imkân ile olanakları kendi tekelinde olacak şekilde bu kişilere kullandırmaya devam etmektedir.

İtiraz eden ya da karşı çıkanlara da AYEK KURULU kararı ile ceza vermekte. Üstelik hiçbir hukuki yaptırımı dikkate almadan hukuku yok sayarak. Sayın TÜBİTAK başkanı Prof. Dr. Hasan MANDAL kamuya mı yoksa bu kişilere mi hizmet ediyor bilinmiyor. Bu konunun millet ve ülke adına araştırılması ve derinlemesine incelenmesi gerektiğini düşünmekteyiz.

TÜBİTAK, YÖK, ÜAK, ZİRAAT BANKASI, HALK BANK, TİKA, TÜRK DİL KURUMU, TÜRK TARİH KURUMU, KAMUNUN VE VAKIFLARIN ÜNİVERSİTELERİ İLE REKTÖRLERİ ve BORSA İstanbul Prof. Dr. Mehmet Dursun ERDEM, Prof. Dr. Serdar YAVUZ ve Prof. Dr. Özcan BAYRAK ın kişisel zenginleşmesine hizmet etmeye ve kanuna uygun olmayan kurumsal işlemlerin yapılmasına devam ediliyor.

https://incsos.net/index.php internet adresinden bu kurumların Prof. Dr. Mehmet Dursun ERDEM i destekleyen sponsorlar olarak da görülmektedir. Bunun en güzel örneğini de TÜBİTAK AYEK KURULUNCA 05.06.2022 tarihli Murat KORKMAZ hakkındaki kararı.

Akıllara zarar ve kamu kurumlarının kimler elinde oyuncak olduğunun en güzel göstergesini oluşturmaktadır.

Prof. Dr. Hasan MANDAL ve Prof. Dr. Mehmet Dursun ERDEM ile ekibi devlet üzerinden kişisel menfaat sağlamaya, sağlanmasına aracılık etmeye devam etmektedir. Devlet kurumlarının nasıl ve kimler elinde oyuncak olduğunun en güzel gerçeğidir bu haber. Bu habere konu olay ve kişilerin takibindeyiz. Haberimizin devamını bekleyin…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.