Adana portakal çiçeği festivali’nin ardından.
Adana: Festivaller Şehri mi, Yoksunluklar Şehri mi? İhsan Ustaoğlu Yazdı
Gölge Etme.....
Festivaller Ve Yoksunluklar Şehri Adana.....
Yıllar önce İstanbul da Mimarlar Odası nın düzenlediği ve iki güne yayılan Kent Sanat Ve İktidar adlı seminere üyesi olduğum To der Tiyatro Oyuncuları Derneğinin temsilcisi olarak katılmıştım. Ünlü mimar Mücella Yapıcı kent ve şehir in farklı özellikler taşıdığını söylemişti. Ve ülkemizde kent in özelliklerini taşıyan illerin nerdeyse olmadığını eklemişti. Adana ya ilk kez 1989 yılında Mayıs ayında gelmiştim.
O zaman bu kadim şehir ülkede 4. Büyük ildi. 2019 yılında evlenip Adana, ya yerleştim. Mesleğim gereği oyuncu ve yönetmen olarak ülkede her şehirde birçok ilçede oyunlar oynadım. Bir şehire gittiğimde yerel yönetimlerin şehirlerine nasıl dokunuşlar yaptığını görerek sorarak gözlemledim. İşimiz oyunculuk olduğu için özellikle kültür sanat ile ilgili çalışmalar açılan salonlar festivaller ilgimi çeker . Güzide şehrimiz Adana tam bir festivaller şehri. Ancak altyapı yetersiz kent İ kent yapan özellikler yok denecek kadar az.
Yıllardır bir istasyon bile eklenemeyen hafif raylı metrosu döküntü otogarı pavyonu andıran minibüsleri cezaevi araçlarına benzer halk otobüsleri trafiğe kapalı yetersiz caddeleri olmayan hayvanat bahçesi Eskişehir de bile olmayan ve kullanılamayan kanalları ve de tabii ki tiyatro ve sinema için yetersiz salonları ile mucizeler yaratan organizatörler. Bitmek bilmeyen festivaller örneğin ülkemizde nerdeyse Avrupa' standartlarında, kent olan Eskişehir de yok.
Hatta marka kent olmak yolunda hızla ilerleyen Konya da Gaziantep te yok. İnsan düşünmeden edemiyor acaba bazı şeylerin üstünü örtmek için mi bizi bu şehirde festivaller bombardımanına tabi tutuyor yetkililer. Bu insanlar eğlenceye yemeye içmeye düşkün yapıştır gitsin Festivali gibi. Şehrininaltyapısı yokmuş hiç önemli değil. Ama olsun şehrimizi seviyoruz ve bu şehrin bir kimliği bir ruhu var. Portakal çiçeği festivali miz bitti sırada ki gelsin.....