Kadının Adı Yok…

Çocuk Ve Kadın Hakları Savunucusu Aktivist Çiğdem Akça'yla/Kadını-Çocuğu Biraz da Türkiye'yi Konuştuk...

Sayın Çiğdem Akça 20 yılı aşkın süredir hep bir Sosyal Sorumluluk Hareketinin içindesiniz. Bu kutsal, onurlu ve aşırı özveri bekleyen sorumlulukların başlangıçtaki çıkış noktası, size itici güç olan şey neydi?

Annem Babam Hep Rol Modelim Oldu...

Doğduğum ailede annem ve babam her zaman sosyal hayatın içinde, çevrelerindeki insanlara karşılık beklemeden yardım eden insanlar oldular. Hayatın, yokluğun ve yoksulluğun farkında, merhametli, yardım sever, kötü gün dostu oldular. Onların rol modelliği bana her zaman önder olmuştur. Eşimde her zaman sosyal hayatın ve siyasetin içinde olmamı desteklemiş ve teşvik etmiştir.

Çiğdem hanım kısa bir özgeçmişinizi dinleyebilirmiyiz.

1967 Adana- Döşeme mahallesi doğumluyum. 34 yıllık evli ve evlenme çağında bir erkek çocuk annesiyim. İktisat Fakültesi- Kamu Yönetimi mezunuyum. Ayrıca Aile Danışmanlığı eğitimi aldım. Oğlumun okula başlamasıyla Özel Yeni Lisenin, İlk ve orta okulunda her yıl yeniden seçilerek 7 yıl okul aile birliği başkanlığını yürüttüm. 1998 yılında Türk Kadınlar Birliği Adana Şubesi ne üye oldum. 2000 yılında katıldığım AKDAM Derneği yönetim kurulunda çeşitli pozisyonlarda görev aldım ve 2012 yılına kadar Kadın Danışma Merkezinde danışmanlık yaptım. Aynı zamanda Adana YG21 Kadın Meclisinin 2002 yılında kurucularından oldum. 2005 ve 2012 yıllarında başkanlık görevine seçildim.

Hem siyaset hem STK çalışmalarımı birlikte yürüttüm. 2000 yılında aktif siyasete DYP İl Kadın Kolları Başkanlığı yönetim kurulunda seçilerek katıldım. 2007 yılında Milletvekili adayı oldum, DYP olan adımız ittifak nedeniyle DP oldu ama maalesef meclise giremedik. Sonrasında il disiplin kurulunda görev aldım. 2008 yılında İl Kadın Kolları Başkanı, 2011 de 2. kez DP Milletvekili adayı oldum. Seçimler sonrası oluşan DP il Başkanlığında Kadın Kollarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı görevini aldım. 2013 yılında Adana Çocuk ve Kadın Hakları Derneği kurucu başkanı olarak, aile içi ve kadına yönelen şiddet, aynı zamanda çocuk istismarı ile mücadele ediyoruz. Koruma- önleme ve mağdurun yanında olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz. İYİ Parti Adana kurucu il yönetim kurulu üyesiyim. İl Başkanlığı danışma kurulunda görev aldım. Millet ittifakı Seyhan ilçesi meclis üyesi adayı oldum. Yeni dönem il başkanlığı Kadın Politikaları başkan yardımcılığı görevini yürütmekteyim.

Ülkemizin büyük bir bölümü yoksullukla mücadele emekte, bu nedenle çocuklarımız yeterince gıda alamamakta buda vücut gelişimi ve zihinsel gelişimlerini çok olumsuz etkilemektedir...

  Sayın Çiğdem Akça ülkemizde çocuk ne demektir?

Maalesef ülkemizde geleceğimizi inşa edecek olan çocuklarımıza yeterince önem verildiğini söyleyemeyiz. Ülkemizin büyük bir bölümü yoksullukla mücadele emekte, bu nedenle çocuklarımız yeterince gıda alamamakta buda vücut gelişimi ve zihinsel gelişimlerini çok olumsuz etkilemekte. Eğitimsiz anne babaların elinde çocuklar heba olmakta, sevgiden ilgiden yoksun büyümekte, çocuklarımız eğitim alamamakta özellikle sanayi ve tarımda çocuk işçisi olarak haklarından yoksun olarak çalıştırılmaktalar. Eğitimli ve gelir seviyeleri yüksek ailelerde ise gıda ve yaşam tarzı olarak pek çok olanağı olan çocuklarımız eğitim hakkını da alabiliyor. Ama genelde çalışan anne- babalar oldukları için yeterince sevgi ve kaliteli zaman ayıramıyorlar çocuklarına. Birde çocuklar sadece sınav kazanma odaklı yaşar hale geliyor. Ya da bilgisayar oyunları bağımlısı oluyorlar. Tabi yabancı madde bağımlılığı da had safhada. Bu nedenle anne-baba-çocuk eğitimleri çok önemli.

      Türkiye de Kadın demek sizce ne ifade ediyor?

Kadının Adı Yok...

Rahmetli Duygu Asena ilk olarak Türkiye'de #KadınınAdıYok diyerek, kadınların çaresizliğini dile getirmiştir. Ülkemizde büyük oranda kadın çalışma hayatı, evlilik ve anne olarak büyük sıkıntılar içinde. Ülkemizde Toplumsal Cinsiyet Rollerinin kadına yüklediği büyük sorumluluklar altında ezilmektedir. Kadınlar birey olarak değil, babasının kızı, kocasının karısı, çocuğunun annesi olarak adlandırılmaktadır. Böyle olunca da karar mekanizmalarında görev alması çok zorlaşmaktadır.

      Sayın Akça sizi sadece Adana değil tüm Türkiye takip ve takdir ediyor. Geleceğe dair Çocuk ve Kadın Hakları açısından projeleriniz var mı? Varsa nedir?

Peki Sayın Akça Kadın ve Çocuk açısından olması gereken nedir?
Çocuk yaşta evliliklere ağır cezalar getirilmelidir. Evlilik başvurusunda bulunan bireylere sağlıklı bir yuva kurabilmeleri için eğitim verilmelidir...

Çok teşekkür ederiz, sözleriniz bizi onure etti, güç verdi. Dernek olarak her zaman proje odaklı çalışıyoruz. Geleceğe dair, en önemli çalışmalarından biri Toplumun en önemli sorunu olarak gördüğümüz iletişimsizlikle mücadele etmek.

Anne- baba- çocuk odaklı sağlıklı ailelerin yaygınlaşmasına yönelik projeler, eğitimler ve atölye çalışmaları yapmak istiyoruz. Birde kahvelere giderek erkeklerle sohbet ortamında farkındalık yaratmak, eş ve çocuklarına daha fazla zaman ayırmalarını sağlamak istiyoruz.

       Peki Sayın Akça Kadın ve Çocuk açısından olması gereken nedir?

Ülkemiz Dünya Çocuk Hakları Sözleşmesini ilk imzalayan ülkelerden biridir. Çocuğa sağlıklı, eğitimini alarak, devlet tarafından korunarak, birey olduğu kabul edilerek bir yaşam sağlanmalıdır. Annesi ve babası devlet tarafından daha hamileliğin başlamasıyla birlikte eğitime tabi tutularak, iyi birer ebeveyn olmaları sağlanmalıdır.

Ancak bu şekilde iyi birer rol model olan anne babanın yetiştirdiği çocuklar ailesine ve ülkesine faydalı bireyler olacaklardır. Kız çocuklarımızın eğitim alıp almadığı takip edilmeli, eğitim alması devlet güvencesi altına alınmalıdır. Çocuk yaşta evliliklere ağır cezalar getirilmelidir. Evlilik başvurusunda bulunan bireylere sağlıklı bir yuva kurabilmeleri için eğitim verilmeli, aile hekimliği gibi aile danışmanlığı sistemi kurulmalıdır. Kadın eşit işe eşit ücret hakkından yararlanmalı, kreş desteğini devlet sağlamalı, seçilmesi için seçim sistemlerinde pozitif ayrımcılık uygulanmalı ve sosyal hayatın içinde olması teşvik edilmelidir.

 Üstelik bu çocukların yüzde otuz beşi eğitimini yarıda bırakmıştır.

Maalesef çocuklar bizzat aileleri tarafından eğitimden koparılarak çocuk işçi yapılmakta, kazandıkları ellerinden alınmakta, hayata ezilen, kültürsüz ve kızgın başlamaları sağlanmaktadır. Burada en önemli rol devlete düşmektedir. Bu çocuklar meslek okullarında değerlendirilip hayata hazırlanmalı ailelere yaptırım uygulanmalıdır.

Geçmişte 4. sıralarda  ama günümüzde 5-6 basamak gerileyen ilimizi nasıl değerlendiriyorsunuz? Aydın bir kişi olarak tavsiyeleriniz Nelerdir?

Adana ilimiz maalesef uzun bir dönem öksüz evlat durumunda kalmış, yatırım yapılmamış, var olan fabrikalar kapatılıp yenisi açılmayarak büyük bir ekonomik yoksunluğa itilmiştir. Belediyelerinde iyi yönetildiğini söyleyemiyoruz maalesef bugüne bakarak. Geçmiş dönem valimiz Sayın Mahmut Demirtaş ile beraber Adana da bir yeniden yapılanma dönemine girilmesi çok sevindiricidir. Umarım yeni valimizde Adana'mız için katma değer olur. Genç ve üniversiteli çocuk işsizliği had safhada, her evde işsiz çocuklarımız var. Devlet teşvik verip Adana'mızın yeniden üretime geçmesini sağlamalıdır.

          Son verilere göre 5- 17 yaş aralığında 720 bin çocuk çeşitli işlerde çalışarak ailelerin geçimini sağlıyor. Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

Devlet bir an önce gerekeni yapmalı , bu çocuklar kapasitelerine göre örgün eğitime ve meslek eğitimine kazandırılmalıdır.

          Dünya Ekonomik Forumunun yaptığı Cinsiyet Eşitliği araştırması son raporunda Türkiye 153 ülke arasında 130. sırada yer almaktadır. Bu neyin göstergesidir ve nasıl olmalı da bu haksızlık doğru çözümlenmelidir?

Maalesef ülkemizde çok önemli bir zihniyet değişikliği gerekiyor. Olaya insan hakları olarak bakıp, toplumsal görev ve sorumluluklarımızı yerine getirmede kadın erkek bizlere biçilen rollerden sıyrılarak, hayatın paylaşım olduğunu kabul etmeliyiz. Buna göre bir tavır ve paylaşım içine girersek, yöneticiliklerde, adaylıklarda kadın- erkek ayrımı yapmadan liyakate bakarsak ülkemiz çok kısa bir sürede en iyi yerlere gelecektir.

Yine Dünya Ekonomik Forumu verilerine göre yapılan araştırmada Ülkemizde ,Kadının Ekonomiye katılımı yüzde 28 ile 153 ülke arasında 136. sıradadır. Bu oran yükseldikçe kadına şiddet, ailelerin parçalanması azalacağı aşinadır. Katılıyor musunuz, düşünceleriniz nelerdir?

Annenin yükü azaltılmalı. Burada yine aile danışmanlığı devreye girmelidir...

Ailelerin parçalanması ve aile içi şiddetin nedenleri ekonomik ve toplumsal nedenlerdir. Elbette katılıyorum. Kadın çalışınca aile ekonomisi rahatlar ama burada aile içinde evde güzel bir iş bölümü yapılmalı, eşler ve çocukların birbirine destek olması çok önemli. Annenin yükü azaltılmalı. Burada yine aile danışmanlığı devreye giriyor, eşler sorunları olduğunda rahatlıkla birlikte gidebilecekleri bir uzman, yetkili olduğunda aile içi şiddeti yaşamazlar. Özellikle bir erkeği psikoloğa götürmek çok zordur ama danışmanlık hizmetine itiraz edeceğini sanmıyorum.

           Sayın Akça ülke Siyasetinde Kadın ve Çocuk Hakları olarak eksik bulduğunuz yönler var mı? Varsa nelerdir?

Elbette var maalesef. Ülkemizde erkek egemen bir siyaset anlayışı olduğu için, kadın milletvekilleri çok azınlıkta. Bu nedenle kadın ve çocukların çok önemli sorunlarına çözüm bulmak ya gecikiyor ya da gündeme bile gelmiyor. Devletin bu açığını kapatmak için alanda kadın örgütleri ciddi çalışmalar, eylemler yapıyorlar. Konuya duyarlı kadın vekillerden destek alıyorlar. Kadın ve çocuk sorunlarına duyarlı kadın milletvekillerimizin artması çok önemli.

            Derneğinize katılım ve destek için Halkımızdan beklentileriniz nelerdir?

Derneğimize üye veya gönüllü olabilir ya da maddi kaynak sağlamak için bağış yapabilirler. STK ların devam edebilmesi için üye aidatları ve bağışlar çok önemlidir. Tüm duyarlı insanlarımızı sivil toplum örgütlerini ve tabii ki Adana Çocuk ve Kadın Hakları Derneğimizi desteklemeye davet ediyoruz. Bize bu fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ederiz.

#AileİçiŞiddetÖnlenebilir

#ÇocukKorunmalıİstismarÖnlenmelidir

Fotolar  :Abit Taşçılar
Röportaj:İsmet Tanlı
Benzer Videolar