Vatandaş dövizi ‘her an artabilir’ beklentisiyle tercih ediyor
Kamu bankaları, yüzde 11- 13 bandında politika faizinin 300 baz puan altında KOBİ'leri finanse etmektedirler. Merkez Bankası, kamu bankaları üzerindeki bu yükleri hafifletmek ve özel sektör bankalarının piyasaya daha çok kredi vermeleri karşılığında zorunlu karşılık yoluyla desteklenecek bankaların artık bu teşviklerden yararlanabilmek için ticari kredi ve uzun vadeli konut kredilerine ağırlık vermeleri arzulanmaktadır. Bu yolla KOBİ'lere kredi veren bankaların desteklenmesi hedeflenmektedir.
Merkez Bankası'nın bu uygulamaları ile yani faizler üzerinde oynayarak piyasaların canlanmasını beklemek pek olanaklı görülmüyor. Yaşanan konkordatolar ve iflaslar nedeniyle bankalar, kredi verecek şirket bulmada zorlanmaktadırlar. O nedenle piyasaya canlılık vermek isteniyorsa geçmişte olduğu gibi kredi garanti fonu kaynaklı krediler gibi orta ve uzun vadeli krediler uygulamaya konulmalıdır.
Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte olduğu gibi bir kez daha çağrı yaparak vatandaşlarımızın ellerindeki dövizi satıp TL'ye dönmelerini istemiştir. Çağrı yapılabilir, ancak vatandaşlar ve iş alemi dövizin her an tırmanıp yukarılara gideceğini bekliyor. Yani TL'ye güvenmiyor. Piyasada gözlenen enflasyon ile açıklanan enflasyon oranları da örtüşmediği ve güven vermediği için vatandaşlar ve iş alemi varlıklarını döviz cinsinden tutmayı tercih etmektedirler. Üretimin artmasını sağlayıcı tedbirler alınmadığı sürece, parasal tedbirlerle enflasyonu düşürme çalışmaları sonuç vermeyecektir.