Hani liyakat ve ehliyet en kutsal ölçütümüzdü? Görünen o ki, bu kavramlar artık sadece süslü kürsü konuşmalarını süsleyen, içi boşaltılmış birer söylemden ibaret.
#Gazeteci Figüran, Güç Odakları Başrolde
Bu tür organizasyonlarda ödül alan asıl emekçiler, ne yazık ki sadece vitrini tamamlayan birer figürana dönüştürülüyor.
Oysa o pırıltılı salonlarda, alkış tufanının ortasında gerçekten sorgulayıcı ve omurgalı bir yönetici çıkıp şu soruyu sorsa ne olurdu?
“Bu ödüllerin nesnel kriteri nedir? Sahneye davet ettiğiniz bu iş insanı, hangi araştırmacı gazetecilik başarısıyla, hangi fikri takiple bu ödülü hak etti?”
Emin olun, o şatafatlı salonda buz gibi, derin bir sessizlik oluşurdu. Çünkü bu sorunun, çıkara ve ranta dayalı ilişkiler ağında hiçbir mantıklı cevabı yoktur.
Ödülün yakıtı dostluk değil; liyakat, alın teri ve somut başarı olmalıdır. Aksi hâlde bu tür törenler, ödül alanın değerini yükseltmediği gibi, o ödülü veren kurumun da mesleğin de itibarını yerle yeksan eder. Medya, güce ayna tutmak yerine gücün gölgesine sığınıyorsa, orada basından değil, ancak bir “alkış korosu”ndan söz edilebilir.
ABİT TAŞCILAR
1
DÜNYA TÜRKMENLER BİRLİĞİ’NDE GÜVEN TAZELENDİ
18567 kez okundu
2
BAŞKAN VEKİLİ HASİBE AKKAN:”MUHTARLARIMIZIN SESİNE KULAK VERDİK”
9776 kez okundu
3
Bamya ve Bamya Tohumunun Şaşırtıcı Faydaları
7634 kez okundu
4
CHP’li Orhan Sümer: Bu Maaş Emekçi Katliamıdır!
7308 kez okundu
5
Emin Pişkin “Deprem bir doğa olayıdır, afet ihmaldir”
6865 kez okundu