Haberinsonu

Haberinsonu

11 Ağustos 2026 Salı

Perintos’tan Dünya Turizmine Dev Adım

0

BEĞENDİM

ABONE OL
Pastör Randy Cihan Bektaş: Marmara Ereğlisi Belediye Başkanı sayın Mustafa Onur boskuter ile ve kent konseyi baskanı ile bir çok kez gorusmeler yapıldı
Pastör Randy Cihan Bektaş: Ayrıca : Tekirdağ Marmara Ereğlisi halkın sorunlarını analiz uzmanı Hatice Ciger
Olusturduğu analiz belgesi
Pastör Randy Cihan Bektaş: Sosyal belediyecilik anlamında Belediyenin göremediği analizleri sundu
Pastör Randy Cihan Bektaş: Aynı surecte Türk Hristiyan Birliği kiliseleri kurucu başkanı Randy cihan Bektaş
Tekirdağ Büyük şehir belediyesinde görüşmeler ve lobicilik faliyetleri ile Tekirdağ Büyük şehir belediye başkanı sayın candan yüceer
Surece destek verip Hristiyan ve Musevi toplumun taktirini aldı
Pastör Randy Cihan Bektaş: Türk Hristiyan Birliği kiliseleri yönetimi locaları başarıya imza attı
Pastör Randy Cihan Bektaş: Marmara Ereğlisi ilk ismi olan Perintos Antik kente Ruslar Amerikalılar israillier ve avrupalilar getiren Türk Hristiyan Birliği kiliseleri liberal evanjelik temsilcileri bölgede turizimi canlandırmada
Devamını Oku

TERÖRİSTİN SİLAH BIRAKMASI DEVLETİN TESLİMİYETİNE DÖNÜŞMEMELİDİR !

TERÖRİSTİN SİLAH BIRAKMASI DEVLETİN TESLİMİYETİNE DÖNÜŞMEMELİDİR !
1

BEĞENDİM

ABONE OL

BASIN AÇIKLAMASI

Türk milletinin iradesine, şehitlerimizin aziz hatırasına ve gazilerimizin onuruna sesleniyoruz!

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilerek yasalaşan ve kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak anılan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Türk milletinin vicdanında çok ciddi soru işaretleri oluşturmuştur.

Bizim itirazımız barışa değildir.

Bizim itirazımız, terörün sona erdirilmesi adına terör örgütünün yıllardır silahla elde etmeye çalıştığı sonuçların siyasi ve hukuki zeminde ödüllendirilmesi ihtimalinedir.

PKK yıllarca Türk milletine kurşun sıktı.

Askerimizi, polisimizi, öğretmenimizi, işçimizi, doktorumuzu, korucumuzu ve masum vatandaşlarımızı katletti.

Şimdi soruyoruz:

Bu milletin şehitlerinin hesabı hangi maddede sorulacaktır?

Bir terör örgütü silah bıraktığında, geçmişte işlediği suçların hukuki sonuçlarının ertelenmesi veya düşmesi gündeme geliyorsa, bunun adı ne olursa olsun Türk milletinin vicdanında bunun karşılığı cezasızlık olacaktır.

Ve biz açıkça söylüyoruz:

TERÖRİSTİN SİLAH BIRAKMASI, ŞEHİDİN HAKKINI ORTADAN KALDIRMAZ!

Devlet güçlüdür.

Devlet, teröriste “silahı bırak, karşılığında hukuk önünde farklı bir statü elde et” görüntüsü vermemelidir.

Çünkü devlet dediğimiz yapı; pazarlık yapan değil, adaleti tesis eden yapıdır.

Bugün PKK/KCK suçları bakımından özel sonuçlar doğuran bir düzenleme yapılabiliyorsa, yarın bunun siyasi karşılığının nerede duracağını da sormak zorundayız.

Örgüt yıllarca silahla elde edemediği birtakım sonuçları, bugün siyaset masasında elde edebiliyorsa;

terörün silahla ulaşamadığı hedeflere siyaset yoluyla ulaştırılması tehlikesi doğmaz mı?

İşte bizim asıl itirazımız budur!

TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SİYASİ HEDEFLERİ, “TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞME” ADI ALTINDA NORMALLEŞTİRİLEMEZ!

Türk milleti kardeşliği bilir.

Türk milleti huzuru bilir.

Türk milleti barışı herkesten çok ister.

Ama Türk milletinin barış anlayışı; şehitlerin unutulduğu, teröristin mağdurlaştırıldığı, terör örgütünün siyasi kazanımlarının normalleştirildiği bir düzen değildir.

Bizim barışımız Türk milletinin birliğiyle, kardeşliğimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıyla, geleceğimiz ise Atatürk’ün kurduğu millî devlet anlayışıyla mümkündür.

Bu ülkenin geleceği;

İmralı’nın talimatlarıyla değil, Gazi Meclis’in millî iradesiyle şekillenmelidir.

Kandil’in talepleriyle değil,

Ankara’nın hukukuyla konuşulmalıdır.

Terör örgütünün siyasi hedefleriyle değil,

Türk milletinin ortak iradesiyle karar verilmelidir.

Şunu da özellikle vurguluyoruz:

Kürt vatandaşlarımız bizim kardeşimizdir.

PKK ise Kürt vatandaşlarımızın temsilcisi değildir.

PKK, Kürt vatandaşlarımızı da yıllarca kendi terör siyasetine alet etmiş bir terör örgütüdür.

Bu nedenle PKK’nın herhangi bir siyasi veya toplumsal kimliğin temsilcisi gibi konumlandırılmasına da;

Türk milletinin tamamı adına karşı çıkıyoruz.

Bizim kırmızı çizgimiz bellidir:

Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısı, millî egemenliği, Türk milletinin ortak vatandaşlık bağı ve Anayasa’nın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek temel hükümleri tartışma konusu yapılamaz.

Terörle mücadele konusunda devletimizin atacağı her adımın;

şehit ailelerinin vicdanını, gazilerimizin onurunu ve Türk milletinin adalet duygusunu gözetmesi zorunludur.

Çünkü bir devletin büyüklüğü, teröriste ne verdiğiyle değil;

şehidine ne kadar sahip çıktığıyla ölçülür.

Buradan açıkça ilan ediyoruz:

ŞEHİTLERİMİZİN KANI PAZARLIK KONUSU DEĞİLDİR!

TÜRKİYE CUMHURİYETİ PAZARLIK MASASINDA KURULMADI; PAZARLIK MASASINDA YÖNETİLEMEZ!

PKK’nın silah bırakması elbette Türkiye’nin güvenliği açısından olumlu bir sonuçtur. Ancak bu sonuç, terör örgütünün geçmişteki suçlarının ve siyasi hedeflerinin aklanmasına dönüşmemelidir.

Biz terörsüz Türkiye istiyoruz.

Ama terörsüz Türkiye’yi, tavizsiz Türkiye olarak istiyoruz.

Biz barış istiyoruz.

Ama şehitlerimizin hatırasını çiğnetmeden barış istiyoruz.

Biz kardeşlik istiyoruz.

Ama Türk milletinin birliğini ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bütünlüğünü tartışmaya açmadan kardeşlik istiyoruz.

Ve son sözümüz nettir:

TÜRK MİLLETİ TARİHİ BOYUNCA DİZ ÇÖKMEDİ.

BUGÜN DE TERÖRE, TERÖRİSTİN SİYASİ HEDEFLERİNE VE TÜRKİYE’NİN BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜĞÜNÜ ZEDELEYECEK HER TÜRLÜ ANLAYIŞA DİZ ÇÖKMEYECEKTİR!

Ne mutlu Türk’üm diyene!

Volkan Aksu
Vatansever Güç Platformu Derneği Başkanı

Devamını Oku

Volkan Karasu: Toplumsal Barış Hukukun Esnetilmesiyle Kurulamaz

Volkan Karasu: Toplumsal Barış Hukukun Esnetilmesiyle Kurulamaz
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İYİ Parti Sivas İl Başkanı ve kurucu hareketin önemli kadrolarından Volkan Karasu, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin TBMM Adalet Komisyonu’ndan geçmesine tepki gösterdi. Karasu, terörle bağlantılı suçlarda özel erteleme mekanizmaları oluşturulmasının kamu vicdanında ciddi soru işaretleri doğuracağını belirtti.

HUKUKTA AYRICALIK ALGISI OLUŞMAMALI

Teklifte bazı soruşturma ve kovuşturmaların 5 ila 10 yıl ertelenmesine yönelik düzenlemeleri eleştiren Karasu, “Toplumsal bütünleşme adı altında hukukun temel ilkeleri tartışmalı hâle getirilemez. Suçun niteliğine göre adaletin işleyişini yıllarca erteleyen bir model, toplumda eşitlik ve adalet duygusunu güçlendirmez.” ifadelerini kullandı.

MİLLETİN HASSASİYETLERİ GÖZ ARDI EDİLEMEZ

Terörle mücadelede atılacak her adımın şehit aileleri, gaziler ve toplumun ortak hafızası dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Karasu, sürecin kapalı kapılar ardında yürütülmemesi gerektiğini belirtti.

Karasu, “Türkiye’nin terörden arınmasını hepimiz isteriz. Ancak bunun yolu terörle bağlantılı suçlarda hukuku gevşetmek değil, devletin hukuk düzenini daha güçlü ve daha güvenilir hâle getirmektir.” şeklinde konuştu.

Devamını Oku

Münafikun Suresi 4: Münafıklar Nasıl Tanınır?

Münafikun Suresi 4: Münafıklar Nasıl Tanınır?
1

BEĞENDİM

ABONE OL
Münafikun Suresi 4: Münafıklar Nasıl Tanınır? Belayı Ülkeye Onlar Getirir.
Münafiun Suresi’nde, Münafıklar ve davranışları konu ediliyor. Lakin, onların kimler olduğu isim isim belirtilmiyor. Sadece onlara dikkat edilmesi isteniyor. Peki Hazreti Muhammed nasıl bilecekti?.. nasıl dikkat edecekti münafık kişilere?. Onların kendisine geleceği (ziyaret edeceği) haber verilmiş sadece. Nasıl tanıyacaktı onları? Dördüncü ayet onların tanınabilirliği için bazı işaretler veriyor. Ayeti altı kelimeye ayırıp Bakalım:
BİRİNCİ KELİME-BİRİNCİ İŞARET: ”Ve iza raeytühüm tüucübüke ecsamühüm”.
Ayetin bu ifadesini Hamdi Yazır şöyle açıklamış: ”Onları gördüğün vakit cisimleri tuhafına gider. Dıştan bakınca giyimleri kuşamları, şıklıkları, irilikleri, güzellikleri bedenlerinin süsü ve manzarası hoşuna gider. İmreneceğin tutar”. Bu açıklama şunu da zihne getirir: İnsanlara tepeden bakıcılık suratlarında görülür mü, görülmez mi?
İKİNCİ KELİME-İKİNCİ İŞARET: ”Ve in yekulü tesmea li kavlihim”
.
Hamdi Yazır ayetin bu ifadesine de şu açıklamayı yapmış: ”Konuşurlarsa konuştuklarına kulak verirsin. Dillerinin fesahati sözlerinin akıcılığı ve tatlılığı ve konuşma sanatına olan merak ve yatkınlıkları hasebiyle güzel laf ederler. Konuşmaya başladıkları zaman mecliste bulunanların dinleyesi gelir.
Soru: Hazreti Muhammed de onları dinlemek zorunda kalır mıydı? Ziyarete geldiklerinde bir meclis oluşacağına göre!..
ÜÇÜNCÜ KELİME-ÜÇÜNCÜ İŞARET: ”Ke ennehüm huşbün müsennedetün”.
Bu ifadeyi mealciler, ”Elbise giydirilmiş odunlar” şeklinde Türkçeye çeviriyorlar. Hamdi Yazır ise, ”Duvara dayanmış keresteler” şeklinde Türkçeye çevirmiş. Tanımlama sözcüklerini irdeleyelim:
‘Huşübün خُشُبٌ: Bu terim, Arapça Türkçe lügatte, adi, bayağı nesneler anlamında gösteriliyor. Adi nesne denen şey ‘odun’ olsa gerektir. Çünkü, kereste, işlem görmüş biçimlendirilmiş nesnedir. Değeri vardır.
‘Müsennedetün’: مُسَنَّدَةٌ Bu kelime de Arapça Türkçe lügatte ‘elbise giydirilmiş’ anlamında gösteriliyor. O zamanda en muteber elbise, Yemen kumaşından yapılıyormuş. Bu da sadece varlıklı ve ayrıcalıklı kimselere has giyim oluyormuş.
‘Huşübün müsennedetün’ خُشُبٌ مُسَنَّدَةٌ tanımı zamanımız için kullanılması gerekirse, elbise giyinmişlik hafif kalır. Lüks otomobillerinin içinde olmak, dünyanın pahalı saatini takınmaları, layık olmadıkları makamı kendilerine layık görmeleri, ‘münafık’ kişilerin ‘giydirilmiş odun’ olmaları için yeterli.
DÖRDÜNCÜ KELİME-DÖRDÜNCÜ İŞARET: ”Yehsebüne külle sayhatin aleyhim”.

Bu ifade, ”her sesi veya gürültüyü aleyhlerine olacak sanırlar” şeklinde Türkçeye çevriliyor.
‘Ses’ sözcüğünden kastın, Arapça Türkçe lügate göre, azarlama sözü olabiliyor. Hükmün icrası için çağrı sesi de olabiliyor. Ezan sesi mesela… O es ile Müslümanlar mescidde toplanacaklar, Hazreti Muhammed’in bazı açıklamalarını dinleyeceklerdir. Münafık kişiler, her çağrıda aleyhlerine söz söylenecek korkusunu yaşarlar.
BEŞİNCİ KELİME-BEŞİNCİ İŞARET: ”Hüm el-adüvvü, fe zerhüm. Katelehüm’llah. Enna yüfekün”.

Ayetin bu ifadesi, ‘münafık’ olarak tanımlanan kişileri, aynı zamanda ‘düşman’ olarak belirtiyor. Ve Hazreti Muhammed’e ”onlardan sakın” diyor. Aslında münafık, içinde yaşadığı toplumun ya da milletin ilk düşmanıdır.
‘Adüv’ = düşman, hakları gasp etmeyi, esas alır. Toplum ya da ülke düzeni için belirtilmiş haklar, münafıkları çıldırtır. Bir hakkın, kendilerinden başkasında olmaması için, hile yapmak, tuzak hazırlamak vazgeçemeyecekleri harekettir. ‘Fe zerhüm’ emri, münafıklardan uzak kalmanın zorluğuna da işaret ediyor.
ALTINCI KELİME-SONUÇ: ”Katelehüm Allah; enna yüfekün”. Ayetin bu ifadesinden çıkaracağımız anlam şu:
Münafık kişiler, önce Müslüman oluyorlar. Peki, sonra, nasıl oluyor da zalimliğe dönüyorlar?

‘Katelehüm’ قَاتَلَهُمْ.kelimesi, zihne, ”Bunların toplumda ya da ülkede yaşama hakkı olmamalı” şeklinde bir anlam getiriyor. Lakin mümkün değil. Çünkü güç onlarda. (Masumları bile yakacak) İlahi gazap gelene kadar yapabilecek bir şey yok.
İbrahim Faik Bayav
(07.08.2026 09:21)
Devamını Oku

BAKAN BOLAT: “787 MİLYON LİRALIK İDARİ PARA CEZASI UYGULANDI” 

BAKAN BOLAT: “787 MİLYON LİRALIK İDARİ PARA CEZASI UYGULANDI” 
1

BEĞENDİM

ABONE OL

GÜRER: “TÜRK MALI İMAJINI ZEDELEYEN FİRMALAR AÇIKLANMALI”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in, “Türk malı” imajına zarar veren firmalara ilişkin verdiği soru önergesine Ticaret Bakanı Ömer Bolat’tan yanıt geldi. Bakanlık, 2023 yılından 2026 yılının ilk altı ayına kadar toplam 23 firmaya idari para cezası uygulandığını açıklarken, söz konusu firmaların isimlerini paylaşmadı.

Gürer, kamuoyunun doğrudan ilgisini ilgilendiren bu konuda, yalnızca rakamların açıklanmasının yeterli olmadığını belirterek, tüketicilerin yanıltılmasına neden olan firmaların daha şeffaf bir biçimde kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.

GÜRER’İN SORU ÖNERGESİ

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisine sunduğu soru önergesinde şu soruları yöneltti:

1- Türk malı imajına zarar veren firmalardan 2023, 2024, 2025 ve 2026 yılının ilk aylarında kaç firmaya idari para cezası uygulanmıştır?

2- İdari para cezalarından ne kadar tahsilat gerçekleştirilmiştir?

3- Bu firmaların iştigal alanları nelerdir?

BAKANLIKTAN GELEN YANIT

Ticaret Bakanlığı tarafından verilen yanıtta, 2023 yılında 8, 2024 yılında 5, 2025 yılında 6 ve 2026 yılının ilk altı ayında 4 firmaya idari para cezası uygulandığı bildirildi.

Bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“2023 yılında 8 firmaya, 2024 yılında 5 firmaya, 2025 yılında 6 firmaya ve 2026 yılının ilk altı ayında 4 firmaya, güvenli olmayan veya tağşişe konu olan ya da işaretleme, etiketleme ve belgelendirme işlemleriyle tüketiciyi yanıltan ürünleri ihraç etmeleri nedeniyle idari para cezası uygulanmıştır.

7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu kapsamında uygulanan bu idari para cezalarının toplam 3 milyon 729 bin 167 lira 15 kuruşluk bölümünün ödendiğine ilişkin belgeler Bakanlığa ulaştırılmıştır.

GÜRER İN SORULARI

 GÜRER İN SORULARI

İdari para cezası uygulanan firmaların faaliyet alanlarının ise tarım ve gıda ürünleri, ayakkabı ve tekstil ürünleri ile çeşitli sanayi ürünlerinden oluştuğu belirtilmiştir.”

Bakanlık ayrıca, Reklam Kurulunun doğrudan “Türk malı” imajına yönelik bir denetim mekanizması yürütmediğini, buna karşın 2023, 2024, 2025 ve 2026 yılının ilk altı ayında gerçekleştirilen denetimler sonucunda yaklaşık 787 milyon liralık idari para cezası uygulandığını bildirdi.

Gürer “RAKAMLAR VAR, ŞEFFAFLIK YOK”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Bakanlığın verdiği yanıtın kamuoyunun beklentilerini karşılamaktan uzak olduğunu söyledi.

Gürer, “Bakanlık, kaç firmaya ceza verildiğini ve ne kadar tahsilat yapıldığını açıklıyor ancak hangi firmaların Türk malı imajına zarar verdiğini açıklamıyor. Tüketicinin korunması ve ihracatta güven unsurunun sağlanması için yalnızca ceza uygulanması yeterli değildir. Şeffaflık da sağlanmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Türk ürünlerinin uluslararası pazarlardaki itibarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Gürer, özellikle tarım, gıda, ayakkabı ve tekstil sektörlerinde yaşanan sorunların tüm üreticileri olumsuz etkileyebileceğini belirtti.

Gürer, “Bir firmanın yaptığı hata, binlerce üreticinin emeğine zarar verebilir. Bu nedenle denetim süreçleri daha etkin yürütülmeli, caydırıcı önlemler artırılmalı ve tüketicinin doğru bilgiye ulaşması sağlanmalıdır.” dedi.

TOPLAM 23 FİRMAYA CEZA UYGULANDI

Bakanlığın verdiği rakamlara göre;

  • 2023 yılında 8 firmaya,
  • 2024 yılında 5 firmaya,
  • 2025 yılında 6 firmaya,
  • 2026 yılının ilk altı ayında ise 4 firmaya,

olmak üzere toplam 23 firmaya idari para cezası uygulandı.

Buna karşın, kamuoyunun en çok merak ettiği konuların başında gelen firma isimleri ve hangi ürünlerde usulsüzlük tespit edildiği soruları yanıtsız kaldı.

Devamını Oku