12 Nisan 2026 Pazar
Dijitalin Kraliçesi ile Sanatın Öncüsü El Ele: Gülşen Doğan Art Galeri’den O İsme Büyük Jest!
İzmir Ayağa Kalktı: Filistin İçin Konvoy”
DUYGULARIMIZIN HAYATIMIZDAKİ ÖNEMİ
AOSB Yönetimi, Ulaşım Sorununu Ankara’ya Taşıdı
Fidel Castro’ya sorarlar.
CHP Milletvekilleri ve Belediye Başkanlarını Sarsan Yolsuzluk İddiası: Mahkeme Süreci Başlıyor
ERKAN ÇAKILLI-İZMİR
İzmir’de sivil toplum kuruluşları, İsrail’in Filistin halkına yönelik politikalarına dikkat çekmek amacıyla anlamlı bir eyleme imza attı. İzmir Sivil Toplum Kuruluşları Platformu (İSTOK) öncülüğünde düzenlenen araç konvoyuna yaklaşık 60 sivil toplum kuruluşu ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Bornova ilçesinde bulunan Bilal Saygılı Camisi önünde bir araya gelen katılımcılar, araçlarını Türk ve Filistin bayraklarıyla donatarak güçlü bir görsel mesaj verdi. Basın açıklamasının ardından konvoy halinde yola çıkan grup, Üçkuyular İskelesi’ne doğru hareket etti.


İSTOK Dönem Başkanı Mehmet Çevik, yaptığı açıklamada İsrail’in Filistin halkına yönelik uygulamalarını sert sözlerle eleştirdi. Gazze’de açlığın bir silah haline getirildiğini, şehirlerin yıkıldığını ve sivillerin hedef alındığını ifade eden Çevik, yaşananların insanlık vicdanını derinden yaraladığını belirtti.
Çevik, Filistinlilere yönelik “idam yasası”na da tepki göstererek, bunun bir hukuk düzenlemesi değil sistematik bir yok etme planı olduğunu vurguladı. Adil yargılanma hakkının ortadan kaldırıldığına dikkat çeken Çevik, uluslararası kamuoyunun sessiz kalmaması gerektiğini söyledi.

Uluslararası kurumlara çağrıda bulunan Çevik, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm kuruluşların bu tür uygulamalara karşı net tavır alması gerektiğini dile getirdi.
Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte, birlik ve dayanışma mesajları öne çıkarken, katılımcılar Filistin halkının yanında olduklarını bir kez daha güçlü şekilde ifade etti.
ERKAN ÇAKILLI-İZMİR
İzmir’in Karabağlar ilçesinde, DİSK Emekli-Sen Karabağlar Şube Başkanı Şengül Yanar ve yönetimi tarafından düzenlenen “Birlik ve Beraberlik Kahvaltısı”, geniş katılım ve dikkat çeken isimlerle gerçekleştirildi.
Dayanışma ruhunun ön plana çıktığı etkinlikte, siyaset dünyasından sendikalara, sivil toplum kuruluşlarından sanat camiasına kadar birçok kesim aynı masada buluştu.

Programa; Belediye Başkanı adına konuşmacı olarak Meclis Üyesi Nurcan Pirgan Çakır,
Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Derya Durnabaş, Meclis Üyesi Ömer Öktem, önceki dönem milletvekili ve DİSK Genel Sekreterliği görevinde bulunmuş Musa Çam, önceki dönem Karabağlar İlçe Başkanı Mehmet Türkbay, Polat Manduz, CHP Karabağlar İlçe Yönetimi, TİP Karabağlar İlçe Başkanı Süleyman Tümer ve Bayram Babatutmaz katıldı.

Etkinlikte ayrıca önceki dönem CHP Karabağlar Belediye Meclis Üyesi ve Başkan Yardımcısı Murat Baran Uygur ile Can Ersoy, Balçova önceki dönem meclis üyesi Metin Tunus da yer aldı.
Sivil toplum ve meslek odalarından da yoğun katılımın olduğu programda; Eşit Yaşam Derneği Başkanı Nazik Işık, Karabağlar Belediyesi eski başkan yardımcısı Nazmi Marangoz, İnşaatçılar Odası Başkanı Cumhur Taşdelen, Hacı Bektaşi Veli Uzundere Şubesi Başkan Yardımcısı Neriman Uğur, çok sayıda dernek başkanı, STK temsilcisi ve mahalle muhtarı hazır bulundu.

Sendika üyelerinin de yoğun ilgi gösterdiği etkinliğe, Dünya Basın Federasyonu üyesi, TRT ve Devlet Korosu sanatçısı ve gazeteci Erkan Çakıllı ile halk müziği sanatçıları Hüseyin Alp, Halil Durna, Filiz Yılmaz ve Yeter Çakır da katılım sağladı.
Etkinlikte konuşan DİSK Emekli-Sen Karabağlar Şube Başkanı Şengül Yanar ise yaptığı konuşmada; ülkede vergi adaletsizliğinin derinleştiğini, emekçilerin, emeklilerin ve dar gelirli vatandaşların giderek ağırlaşan yaşam koşulları altında ezildiğini vurguladı. Yanar, kamusal hakların piyasalaştırıldığı, adaletin zayıfladığı bir düzene karşı birlik ve dayanışmanın önemine dikkat çekerek, çözümün örgütlü mücadeleden geçtiğini ifade etti.
Birlik ve dayanışma mesajlarının öne çıktığı program, katılımcıların samimi sohbetleri ve hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.
ERKAN ÇAKILLI-İZMİR
Basın camiasının duayen isimlerinden Enver Güler ve Süreyya Güler çiftinin oğlu Serhad Güler’in hayatını kaybettiği haberi derin üzüntü yarattı.
Edinilen bilgilere göre Serhad Güler’in yaşamına son verdiği öğrenildi. Acı haber kısa sürede basın camiasında büyük yankı uyandırırken, gazeteciler ve dostları Güler ailesine başsağlığı mesajları iletti.
Yıllardır basın dünyasında saygın bir yere sahip olan Enver Güler, meslek hayatı boyunca yetiştirdiği gazeteciler ve basın camiasına yaptığı katkılarla tanınan önemli bir isim olarak biliniyor. Güler ailesinin yaşadığı bu büyük acı, meslektaşları ve sevenleri arasında derin bir üzüntüye neden oldu.
Gazeteci Erkan Çakıllı da yayımladığı mesajda şu ifadeleri kullandı:
“Duayen gazeteci Enver Güler benim de can ciğer abim ve basın camiasındaki kıymetli hocamdır. Bu acı kaybın derin üzüntüsünü yaşıyorum. Başta Enver ağabeyim olmak üzere ailesine ve tüm sevenlerine sabırlar diliyorum.”
Merhum Serhad Güler’e Allah’tan gani gani rahmet, başta Enver Güler ve Süreyya Güler olmak üzere ailesine ve tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz.
ERKAN ÇAKILLI-İZMİR
Gazze’den İran’a, Doğu Akdeniz’den Güney Kafkasya’ya kadar uzanan geniş coğrafyada yaşanan askeri, diplomatik ve stratejik gelişmeler yeni bir küresel güç mücadelesinin sahaya indiğini gösteriyor.
Yılların tecrübesiyle bölgeyi analiz eden ünlü magazin gazetecisi Habib Aytekin, kaleme aldığı kapsamlı değerlendirmede çarpıcı uyarılarda bulundu:
“Bölgede yaşanan hiçbir gelişme birbirinden bağımsız değil. Büyük bir planın parçalarını izliyoruz.”
“Türkiye bilinçli olarak hedefe yerleştiriliyor”
Aytekin, İsrail eski Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın Türkiye’ye yönelik açıklamalarını hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu:
“Türkiye’nin savunma ihracatının 10 milyar doları aşması, bölgesel güç kapasitesinin artması ve bağımsız dış politika çizgisi bazı çevreleri rahatsız ediyor.”
Aytekin’e göre Türkiye önce bölgesel rakip olarak konumlandırılıyor, ardından “potansiyel tehdit” algısı oluşturuluyor. NATO içindeki konum ve savunma sanayisindeki yükselişin, küresel denklemde Türkiye’yi merkez aktör haline getirdiğini savunuyor.
Doğu Akdeniz’de askeri satranç
ABD’nin United States tarafından Greece adalarındaki üs faaliyetlerinin artırılması ve Cyprus’a verilen askeri eğitim desteği Aytekin’in dikkat çektiği başlıklar arasında.
“ABD burnumuzun dibindeki Yunan adalarını askeri üs haline getirdi. Şimdi Güney Kıbrıs’a verilen kapsamlı eğitim desteği dikkat çekiyor. Bu tablo, Doğu Akdeniz’de yeni bir savunma hattının kurulduğunu gösteriyor.”
Aytekin’e göre bu adımlar yalnızca teknik askeri iş birlikleri değil, uzun vadeli stratejik dizaynın parçaları.

İran gerilimi ve mezhep fay hatları
Bölgede Iran ile ABD arasındaki gerilim yükselirken, Pakistan-Afganistan hattındaki çatışmalar da dikkat çekiyor.
Aytekin, mezhep eksenli gerilimin bilinçli olarak tırmandırıldığını savunuyor:
“Sünni-Şii gerilimi yükseltiliyor. İran yalnızlaştırıldı. İslam coğrafyasında ülkeler birbirine karşı konumlandırılıyor. Amaç, bölgesel güçleri içeriden zayıflatmak.”
Gazze’de yaşananların ise yalnızca bölgesel bir kriz değil, tüm İslam dünyasına verilen stratejik bir mesaj olduğunu ifade ediyor.
“İran’dan sonra sıra Türkiye’ye gelirse…”
Habib Aytekin yazısını kamuoyuna açık bir soruyla tamamladı:
“İran’dan sonra sıra Türkiye’ye gelirse yalnız kalmayacağından emin miyiz? Türkiye kuşatma altında ve bu tabloyu doğru okumak zorundayız.”
Aytekin’e göre askeri tatbikatlar, nükleer anlaşmalar, diplomatik ziyaretler ve bölgesel krizler aynı stratejik planın farklı parçaları.
Bölgesel denklem nereye evrilecek?
Doğu Akdeniz, Güney Kafkasya ve İran hattındaki gelişmelerin önümüzdeki aylarda hızlanabileceği belirtiliyor. Türkiye’nin hem NATO içindeki rolü hem de bağımsız dış politika çizgisi, küresel güç dengelerinde belirleyici olmaya devam ediyor.
Habib Aytekin’in değerlendirmesi yalnızca bir analiz değil; aynı zamanda kamuoyuna yapılmış güçlü bir uyarı niteliği taşıyor.
Ortadoğu’da gerçekten fırtına öncesi bir sessizlik mi var, yoksa yeni bir dönemin eşiğinde miyiz?
Bu sorunun yanıtı, önümüzdeki süreçte yaşanacak gelişmelerle netleşecek.
ERKAN ÇAKILLI-İZMİR
Moda, sanat ve cemiyet hayatının buluştuğu Open Stage Moda Günleri, görkemli final gecesiyle hafızalara kazındı. Organizasyonun final bölümünde podyuma çıkan mankenler ve organizasyonun önemli isimleri, izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı.
Gece boyunca organizasyonu yakından takip eden ve profesyonel çekimleriyle dikkat çeken ünlü magazinci Habib Aytekin, salondaki davetlilerin ilgi odağı oldu. Moda dünyasının önemli gecesinde Aytekin’in etkinlikteki varlığı ve profesyonel duruşu, davetliler tarafından takdirle karşılandı.
Final yürüyüşü sırasında podyumda oluşan güçlü atmosfer ve sahnedeki görsel şölen, salonda bulunan davetliler tarafından uzun süre alkışlandı. Gecede sergilenen özel tasarımlar ve el emeği koleksiyonlar ise moda severlerden tam not aldı.
Moda dünyasının önemli isimlerinin katılımıyla gerçekleşen organizasyon, uluslararası standartlarda sahne performansı ve profesyonel sunumuyla dikkat çekti.
Open Stage Moda Günleri, bir kez daha sektörün prestijli organizasyonları arasındaki yerini pekiştirirken, geceye damga vuran isimlerden biri de Habib Aytekin oldu.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.