FAİK BAKOĞLU

FAİK BAKOĞLU

27 Temmuz 2026 Pazartesi

TGF’den Kırıkkale’ye Çıkarma: “Yerel Medya Demokrasinin Güvencesidir”

TGF’den Kırıkkale’ye Çıkarma: “Yerel Medya Demokrasinin Güvencesidir”
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) heyeti, Kırıkkale Medya ve Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret etti. Sektörün geleceğinin masaya yatırıldığı görüşmede Genel Başkan Yılmaz Karaca, yerel basının şehirlerin sesi olma noktasındaki kritik rolünü vurguladı.

Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Genel Başkanı Yılmaz Karaca ve Başkan Yardımcısı Levent Altun, Kırıkkale Medya ve Gazeteciler Cemiyeti’ne resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. TGF Genel Sekreter Yardımcısı ve Kırıkkale Medya ve Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ercihan Çakmak ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, yerel medyanın mevcut durumu ve sektörün geleceği üzerine kritik görüş alışverişinde bulunuldu.
Yerel Gazetelerin Ekonomik Sorunları Masaya Yatırıldı
Medya sektöründe yaşanan son teknolojik ve yapısal gelişmelerin ele alındığı görüşmede, yerel gazetelerin karşı karşıya kaldığı ekonomik darboğaz ve yapısal sorunlar öncelikli gündem maddesi oldu.
Ziyarette konuşan TGF Genel Başkanı Yılmaz Karaca, yerel basının üstlendiği misyona dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Yerel medya, demokrasinin kılcal damarlarıdır. Şehirlerin sesi, halkın ise özgür kürsüsüdür. Bu kritik rolün sürdürülebilmesi için yerel basınımızın desteklenmesi ve yapısal sorunlarının bir an önce çözüme kavuşturulması gerekmektedir.”
“Kırıkkale Basını Şehrin Gelişimine Katkı Sağlıyor”
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Kırıkkale Medya ve Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ercihan Çakmak, kentte yürütülen basın faaliyetleri ve cemiyet çalışmaları hakkında heyete detaylı bir bilgilendirme yaptı. Çakmak, Kırıkkale basınının şehrin sosyal ve ekonomik gelişimine katkı sağlamak için özveriyle çalışmaya devam edeceğini belirtti.
Ziyaret, yerel medyanın güçlendirilmesine yönelik atılacak ortak adımların değerlendirilmesi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
HABER FAİK BAKOĞLU
Devamını Oku

EMEKLİ ÖĞRETMEN FEYYAZ ESEN SARIAHMETOĞLU RİZE’DE TOPRAĞA VERİLİYOR.

EMEKLİ ÖĞRETMEN FEYYAZ ESEN SARIAHMETOĞLU RİZE’DE TOPRAĞA VERİLİYOR.
1

BEĞENDİM

ABONE OL

EMEKLİ ÖĞRETMEN FEYYAZ ESEN SARIAHMETOĞLU (77) BUGÜN RİZE’DE TOPRAĞA VERİLİYOR.

​HABER: Faik BAKOĞLU
Rize Reşadiye Mahallesi sakinlerinden, emekli öğretmen Feyyaz Esen SARIAHMETOĞLU, tedavi gördüğü Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Onkoloji Bölümü’nde dün akşam saatlerinde yaşama veda etti.
​77 yaşında hayatını kaybeden emekli öğretmen Feyyaz Esen SARIAHMETOĞLU, aynı zamanda bir dönem eski Rizegücü’nün 9 numaralı formasını terletmiş eski bir futbolcuydu.

​Bir kız çocuk babası olan Feyyaz Esen SARIAHMETOĞLU’nun cenaze namazı, bugün Reşadiye Mahallesi’nde ikindi namazını müteakip kılındıktan sonra Fener Mahallesi’ndeki aile mezarlığında toprağa verilecek.

MEHRUM Feyyaz Esen SARIAHMETOĞLU

                                                                MEHRUM Feyyaz Esen SARIAHMETOĞLU

SEVENLERİ VE CAMİASI YASTA
​Eski futbolcu ve emekli öğretmen SARIAHMETOĞLU’nun vefatı, Rize’de ve eski meslektaşları ile spor camiası arasında büyük üzüntüye neden oldu.
​Merhuma Allah’tan rahmet; başta meslektaş eşi Serpil SARIAHMETOĞLU olmak üzere, kızı Melike SARIAHMETOĞLU’na, kardeşleri Bekir Sami, Fikret Yalçın ve Gürsel ÇOĞALMIŞ’a, tüm ailesine, dost, yakın ve sevenlerine başsağlığı ile sabırlar dileriz.
Devamını Oku

Yalçın Bayer Hürriyet’e Veda Etti

Yalçın Bayer Hürriyet’e Veda Etti
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Yalçın Bayer Hürriyet’e Veda Etti: “Sansür Uygulamaları Beni Rahatsız Ediyordu!”

Türk medyasında köşe taşlarından biri yerinden oynadı. 1993 yılından bu yana Hürriyet Gazetesi’nde okurlarıyla buluşan, Türk basınının usta ismi Yalçın Bayer, uzun soluklu gazete serüvenine resmen nokta koydu. Bayer’in veda yazısında dile getirdiği sansür iddiaları ve editoryal müdahaleler basın kulislerinde deprem etkisi yarattı.
33 Yıllık Efsane Kalemden Çarpıcı Veda
1993 yılından beri Hürriyet çatısı altında Türk siyasetine, yerel yönetimlere ve ülkenin gündemine ışık tutan Yalçın Bayer, gazetedeki son yazısıyla okurlarına veda etti. Yıllardır istikrarlı bir şekilde sürdürdüğü köşe yazarlığı görevini sonlandıran Bayer’in ayrılığı, hem okuyucuları hem de medya camiasını derinden sarstı.

Bayer “Haber Verilmeden Yazılarım Yayından Çıkarılıyordu”

Veda yazısında ayrılığının ardındaki acı gerçeği ve mesleki rahatsızlıklarını çekinmeden paylaşan usta gazeteci, son dönemde gazetede yaşanan idari baskılara dikkat çekti. Bayer, veda mesajında şu sarsıcı ifadeye yer verdi:
Bayer “Son zamanlarda ‘sansür’ diye nitelendirilen uygulamalar beni rahatsız ediyordu. Sık sık haber verilmeden yazılar yayından çıkarılıyor, onların yerine başka habenurler koluyordu.”
#Medya Dünyasında ve Siyasette Geniş Yankı Uyandırdı.
Yalçın Bayer’in Hürriyet’ten ayrılışı, kısa süre içinde sosyal medyanın ve siyaset kulislerinin en çok konuşulan başlığı haline geldi.
Sansür Tartışmaları Alevlendi: Usta bir ismin, haber verilmeden yapılan yazı çıkarılmaları ve sansür mekanizmaları nedeniyle gazeteden ayrılması, yazılı basındaki özgürlük sınırlarını yeniden tartışmaya açtı.
Okurlardan Yoğun Tepki: Bayer’in milyonlarca sadık okuru, sosyal medyada destek mesajları paylaşarak yaşanan duruma büyük tepki gösterdi.
Yeni Adres Merak Konusu: Türk basınının simge isimlerinden biri olan Bayer’in bundan sonraki süreçte yazılarına nerede devam edeceği veya yeni bir medya platformu ile anlaşıp anlaşmayacağı şimdiden büyük bir merakla bekleniyor.
HÜRRİYET’E VEDA
Yalçın Bayer’in veda yazısı şu şekilde:
Meslekte 64. yılımı bitiriyorum. Bu kadar uzun süre nasıl geçti, inanamıyorum. 1962’de Çorlu’dan üniversite için İstanbul’a geldiğimde, yerel muhabirliğini yaptığım Cumhuriyet’in Yurt Haberleri Servisi’nde muhabir olarak çalışmaya başladım. Cevat Fehmi Başkurt’un Genel Yayın Müdürlüğü döneminde çok ünlü yazarlarla çalıştım. Bu arada İlhan Selçuk, Turhan Selçuk ve Uğur Mumcu ile iş arkadaşı oldum, çeşitli servis amirliklerinde bulundum. Gazeteciliğimin 29. yılında, yönetimdeki bazı rahatsızlıklar nedeniyle İlhan Selçuk, Uğur Mumcu ve ekibinin istifa etmeleri üzerine ben de onlara katılarak Cumhuriyet’ten ayrıldım.
KARABORSADAKİ GAZETECİ

Cumhuriyet’ten ayrıldıktan sonra Hürriyet, Sabah ve Milliyet gazetelerinden almış olduğum teklifler beni hem şaşırttı hem de onurlandırdı. İki gazete arasında ismim pazarlık konusu dahi oldu. O günlerde adım “karaborsadaki gazeteci” olarak çıktı.
Ertuğrul Özkök ve Doğan Hızlan’ın ısrarı ile yolum son anda Sabah’tan Hürriyet’e yöneldi. Hürriyet’in güçlü bir yazı işleri ve haber kadrosu vardı. Şu bilinmelidir ki, bugün de var. En az bunun kadar değerli olan ise genel yayın müdüründen en genç muhabire kadar uzanan dostluk ve ekip ruhudur…
Ancak son zamanlarda “sansür” diye nitelendirilen uygulamalar, herkes gibi beni de rahatsız ediyordu. Sık sık haber verilmeden yazılar yayından çıkarılıyor, onların yerine boşluğu doldurmak için başka haberler konuluyordu. Benim gibi deneyimli bir gazeteci için bu durum, mesleki etik açıdan kabul edilebilir değildi.
Üstelik bir televizyon yöneticisinin, gazetenin genel yayın yönetmeninin yetkisini aşarak kendi inisiyatifiyle “iktidar karşıtı” olarak değerlendirdiği yazıları çıkarttırması, gazetecilik etiği açısından kabul edilebilir bir müdahale değildi. Yayından kaldırılacak yazıların yazıların yazı işleri hiyerarşisi dışında bir kanalla yazı işlerine iletilip sessizce çıkarılması gazetecilik bağımsızlığı açısından kabul edilebilir uygulama değildi. Hürriyet gibi bir değerin çeşitli söylentilerle değersizleştirilmesi, çalışanların en büyük üzüntü kaynağıydı.
Hürriyet yıkılmamalı, iyi ellerde liderliğini sürdürmelidir.
Bu arada siyasi baskılar nedeniyle gazetenin de iyi yönetilemediği konuşuluyordu. Toplu sözleşme konusunda zamlar belirsizdi. Müdürlere bu konuda bilgi ve yetki verilmiyor, herkes birbirinden duyum almaya çalışıyordu.
Piyasanın altında yapılan maaş farkları ile yemek ücretleri bile aylarca ödenmiyor, ne zaman yatırılacağına ilişkin belirsizlik çalışanlar arasında ciddi huzursuzluk yaratıyordu. Öte yandan çalışanlar arasındaki maaş dengesizliği de iş yerinde giderek büyüyen bir adaletsizlik duygusuna neden oluyordu.
REKOR: 10 BİN YAZI
“Yeter Söz Milletin” köşesinde bugüne kadar 10 bine yakın yazı yayımlandı. Sanıyorum bu, yalnızca Türk basınında değil, dünya gazeteciliğinde de benzerine çok ender rastlanabilecek bir rekordur.
Bu tür köşeler gazetelerin lokomotifidir. Sayfa ve kâğıt tasarrufu gerekçesiyle küçültülmeleri ya da tahdide uğratılmaları doğru değildir.
Hürriyet büyük bir gazetedir. Her sayfası, bir kuyumcunun elinden çıkan mücevher gibi özenle işlenmeli, en ince ayrıntısına kadar titizlikle hazırlanmalıdır. Bundan önce hep böyle olmuştur. Yıllarını bu mesleğe vermiş biri olarak bunu söyleyebilirim.
Haksızlıkları ve uyarıları dile getirmeyi, yanlışlara dikkat çekmeyi ve gerektiğinde uyarmayı her zaman görev bildim. Hırslı değil, azimli, ilkelerine bağlı ve saygılı oldum. Okurlarıma, kamu yönetimine, çalışma arkadaşlarıma, gazete büyüklerime, meslektaşlarımıza, dostlarımıza, siyasi partilere ve tüm kurum ve kuruluşlara karşı sorumluluğumu yerine getirmek için samimiyetle çaba gösterdiğimi bir kez daha takdirlerinize sunmak isterim.
Herkese selam ve saygılar…
Yalçın Bayer
HABER :FAİK BAKOĞLU
Devamını Oku

Karaca : “Basın Özgürlüğü Engellenemez”

Karaca : “Basın Özgürlüğü Engellenemez”
1

BEĞENDİM

ABONE OL

TGF Genel Başkanı Yılmaz Karaca Tokat’ta: “Basın Özgürlüğü Engellenemez”

Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Genel Başkanı Yılmaz Karaca, Tokat Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret ederek yerel basının sorunlarını ve basın özgürlüğünü masaya yatırdı.
Kritik Ziyaret Sivas Sonrası Gerçekleşti
TGF Genel Başkanı Yılmaz Karaca ve Başkan Yardımcısı Levent Altun, Sivas programlarının ardından Tokat’a geçti. Heyet, Tokat Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Musa Özdemir ve yönetim kurulu üyeleri tarafından ağırlandı. Ziyarette yerel medyanın geleceği ve mesleki dayanışma konuları ön plana çıktı.
24 Temmuz Basın Bayramı’nda Sorunlar Konuşuldu
Ziyaretin ana gündem maddesini 24 Temmuz Basın Özgürlüğü ve Basın Bayramı oluşturdu.
  • Gazetecilerin karşılaştığı güncel ekonomik ve hukuki sorunlar tartışıldı.
  • Yerel medyanın dijitalleşme sürecindeki geleceği değerlendirildi.
  • Basın özgürlüğünün demokratik toplumlar için vazgeçilmez olduğu aktarıldı.
  • Anadolu basınının yaşatılması için acil önlemler alınması gerektiği vurgulandı.

Cemiyet Yönetimi ve Sektör Temsilcileriyle Buluşma
TGF heyeti, Tokat’taki temasları kapsamında yerel basın işletmelerini ve gazetecileri ziyaret etti. TGC yöneticisi Mete İmamoğlu’nu da ziyaret eden Genel Başkan Karaca, Tokat’taki çalışmalar hakkında detaylı bilgiler aldı. Karaca, yerel basının sorunlarını her platformda dile getirmeye devam edeceklerini belirtti.
Devamını Oku

Karadeniz’in Gururu Sanatçılar Ege’de!

Karadeniz’in Gururu Sanatçılar Ege’de!
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Midilli’de Türk Müziği Rüzgarı Esecek: Karadeniz’in Gururu Sanatçılar Ege’de!

HABER: Faik BAKOĞLU

Türk Musikisi Federasyonu (TÜMFED) Kurucu Başkanı, Ankara Kulübü Şubeler Türk Müziği Koro Şefi ve usta kanun sanatçısı Tahir Aydoğdu, Türk müziği ve taksim konusunda atölye çalışmaları yapmak üzere 20-21 Temmuz 2026 tarihlerinde Midilli Adası’nda olacak. Aydoğdu, ayrıca 22 Temmuz‘da adada düzenlenecek olan Tanburi Ali Efendi’yi Anma Konseri’ne de dinleyici olarak katılacak.

Trabzon ve Rize Rüzgarı Ege Adalarında!

Bu özel organizasyonun arkasındaki en büyük güçlerden biri de Karadeniz’in yetiştirdiği değerler oldu. Ekipte özellikle Trabzon ve Rize illerinden çok sayıda değerli sanatçının yer alması, bu tarihi kültürel buluşmayı Karadeniz bölgesi için çok daha özel bir anlam yükledi. Trabzonlu ve Rizeli sanatçıların kadrodaki yoğun katılımı ve ağırlığı, başta bu iki ilimiz olmak üzere tüm Karadeniz bölgesinde büyük bir gururla ve ilgiyle takip ediliyor.

Türk musikisine verdiği eşsiz hizmetlerden dolayı Sayın Tahir Aydoğdu’yu ve ekibinde yer alarak kültürümüzü sınır ötesine taşıyan tüm Karadenizli sanatçılarımızı yürekten tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

TAHİR AYDOĞDU

                                                                TAHİR AYDOĞDU

TAHİR AYDOĞDU KİMDİR?

1959′da İstanbul’da doğdu. İlk kanun derslerini ünlü kanun sanatçısı olan babası Gültekin Aydoğdu’dan aldı. 1981 yılında Ankara Radyosu’na girdi. 1983 yılında ODTÜ Fizik Bölümü’nden mezun oldu.

Sanatçı kişiliğinin yanı sıra eğitimcilik yönü de olan Aydoğdu, 1987 yılından 2001 yılına kadar ODTÜ Müzik ve Güzel Sanatlar Bölümü Öğretim Görevlisi ve ODTÜ Klâsik Türk Müziği Korosu Şefliği’ni yürütmüş, birçok konser verdiği gibi çok sayıda öğrenci yetiştirmiştir. Bu çalışmalarından ötürü kendisine “2001 ODTÜ Takdir Ödülü” verilmiştir. Ayrıca, 1997-2000 yılları arasında TRT Ankara Radyosu TSM Müdürlüğü yapmış, değişik tarihlerde Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Fakültesi Müzik Eğitimi Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışmıştır.

Ferit Alnar’ın “Kanun Konçertosu”nu, bestecisinin dışında icra eden ikinci; “Çiftetelli” adlı eserini de seslendiren ilk sanatçı olan Aydoğdu; Modern Folk Üçlüsü, Asia Minor grubu, Ud sanatçısı Cinuçen Tanrıkorur, caz sanatçısı Yıldız İbrahimova, Hollandalı ve İspanyol sanatçılar, ülkemizin hemen her senfoni orkestrasıyla ve çeşitli yaylı sazlar beşlileriyle yurt içinde ve yurt dışında birçok konser vermiştir. Aydoğdu, Alnar’ın kanun konçertosundan sonra bestelenen 2. konçerto olan Haçatur Avetisyan’ın 2 no’lu kanun konçertosunu orijinal haliyle ilk icrasını 18 Mart 2016’da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ile solist olarak seslendirmiştir.

Aydoğdu’nun ilk solo albümü “Hasret” 2004’te KALAN Müzik’ten satışa sunulmuş, Gültekin Aydoğdu ile beraber hazırladığı Kanun Metodu ise 2004 yılında Yurt Renkleri Yayınevi’nden yayımlanmıştır. 2020 yılı Mart ayında da geliştirilmiş şekliyle “Kanun Metodu” Dorlion Yayınları’ndan yayımlanmıştır.

Müzik çalışmalarından başka yurt içi ve yurt dışında “Kanun ve Türk Müziği” konulu konferanslar vermiş, çeşitli ülkelerde atölye çalışmaları da gerçekleştirmiştir.

2005 yılında TRT Radyo 4’te hazırlayıp sunduğu “Tellerden Dökülen Nağmeler” programıyla, TMOK (Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi) tarafından iletişim dalında “Toplumsal Fair Play Ödülü Şeref Madalyası”na layık görülmüştür. Aydoğdu’nun hazırlayıp sunduğu program, 2002-2018 yılları arasında kesintisiz olarak TRT-Nağme’den yayınlanmıştır.

Yurt içinde 30 ve yurt dışında 75 ülkede yayınlanan 5 albümü bulunan sanatçı, ABD’den Japonya’ya, Rusya’dan Hollanda’ya kadar birçok ülkede ülkemizi başarıyla temsil etmiştir.

Aydoğdu, kanun sazını sadece başarıyla icra eden bir sanatçı olmanın dışında; sazı dünyaya tanıtmak, akademisyenleri bir araya getirmek, ülkemizde gençleri özendirmek ve kanun sazını icra eden usta kanunilerle tanıştırmak amacıyla Uluslararası Aydoğdu Festivali dışında; Mayıs ve Haziran 2017’de ilki Ankara’da olmak üzere İzmir’de de kanun çalıştayı gerçekleştirmiştir.

2006’da Ankara’da kurulan kanun, ney ve piyanodan oluşan Tanini Trio’ya Türk-Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) tarafından “Stratejik Vizyon Sahibi Sanatçı Ödülü” 2 Kasım 2017’de İstanbul’da verilmiştir.

Merkezi Budapeşte’de bulunan Dünya Simbalon Derneği’nin de üyesi olan Aydoğdu, 16 Ağustos 2018’de TRT Ankara Radyosu’ndaki görevlerinden emekliye ayrılmıştır. ODTÜ Mezunları Türk Müziği Korosu, Ankara Kulübü Derneği Türk Müziği Korosu ve Tahir Aydoğdu İnternet Korosu’nun şefliğini sürdürmektedir.

Aydoğdu, 22 Nisan 2015’te Ankara’da kurduğu TÜMFED’in (Türk Musikisi Federasyonu) Başkanlığını da 2015-2020 yılları arasında başarıyla yürütmüştür.

Pandemi döneminde kanun metodu kitabını geliştirerek Mart 2020’de, babası Gültekin Aydoğdu hakkında hazırlamış olduğu “Korolara Adanan Bir Ömür” adlı anı kitabını Mart 2021’de ve son kitabı “Müzisyen Fizikçiler”i de Kasım 2023’te Dorlion Yayınları’ndan yayımlamıştır.

Ayrıca Aralık 2021’de bireysel çabaları ile Türkiye’nin sekiz ayrı bölgesinden katılımcılarla “Tahir Aydoğdu İnternet Korosu”nu oluşturarak bilgi ve birikimini online yayınlarla aktarma fırsatı bulmuştur. Türkiye’nin ilk online internet korosu ile şimdiye kadar Eskişehir, İskenderun ve Ankara’da konserler vermiştir.

Cumhuriyetimizin 100. Yılı nedeniyle Aydoğdu’nun genel sanat yönetmenliğinde; ODTÜ Mezunları, Ankara Kulübü Derneği ve İnternet Korosu’nun katılımıyla sahnede yüzden fazla sanatçı, sazende, yaylı sazlar orkestrası, seymen ve bacıerenler yer almıştır. Tahir Aydoğdu’nun şefliğinde 9 Ekim’de Ankara’da Nazım Hikmet Kültür ve Kongre Merkezi, 12 Ekim 2023’te ise İstanbul Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda “100. Yıl Cumhuriyet Koroları” ile iki dev konser gerçekleştirilmiş ve bu konserlerde Mustafa Kemal Atatürk’ün müzik ve sanat zevkinden örnekler sunulmuştur.

FAİK BAKOĞLU

HABER

FAİK  BAKOĞLU

Devamını Oku