Avukat Gizem Gül Uzun Kutlay
Bilirkişilik kural olarak ihtiyaridir ancak bazı hallerde zorunludur;

*Parada sahtecilikte zorunludur. Bu durumda sahte para tedavüle çıkaran kurumlara gönderilir.

*Gözlem altına almada zorunludur. Yani akıl sağlığının yerinde olup olmadığının tespit edilmesinde bilirkişi zorunludur.

*İç beden muayenesinde zorunludur.

*Beden muayenesi ve beden muayenesinden elde edilecek bulguların moleküler biyoloji ve genetik incelemesinde bilirkişi zorunludur.

*Ölü muayenesinde ve otopside zorunludur.

*Yeni doğanın cesedinin incelenmesinde zorunludur.

*Zehirlenmede bilirkişi incelemesi zorunludur. Bu incelemede beyin, karaciğer ve böbrek incelenir.

Bu sayılanlar kanunen zorunlu olanlardır. Ama bazen kanuni zorunluluk olmasa bile Yargıtay fiili zorunluluk getirebilir. Örneğin;

*Trafik kazalarında Yargıtay bilirkişi raporunu zorunlu kılar.

*Belgede sahtecilikte Yargıtay bilirkişi raporunu zorunlu kılar.

Ancak TCK m.86 ve 87 bakımından da yaralama da zımnen zorunludur. Örneğin; her ne kadar kanuni zorunluluk olmasa da yüzde sabit izin ne olduğunu, BTM ile iyileşen yaralamanın ne olduğunu, yaralamanın hayati tehlike doğurup doğurmadığını anlamak için beden muayenesi gerekir.

Kanunun bu hallerde bilirkişiye gitmeyi zorunlu kılması kanuni delil sistemini benimsediği, vicdani delili ortadan kaldırdığı sonucunu çıkarmaz.

Hakim bu hallerde bilirkişiye gitmek zorundadır ama bilirkişinin raporuna uymak zorunda değildir.

Bir hocamızın görüşüne göre; bilimsel delillerdeki isabet oranı yükseldikçe hakimin vicdani kanaati daralır.

Bilirkişinin ‘Bu olay yüzde doksan dokuz böyledir’ diye rapor göndermesi durumunda hakimin bu raporun aksini söylemesi her zaman mümkün olmayabilir.

Bilimsel delillerdeki isabet oranı arttıkça hakimin vicdani kanaati daralır ana hiçbir zaman ortadan kalkmaz. Bu bilimsel delillerdeki kesinlik mahiyetten kaynaklı kesinliktir, failin o suçu işlediği sonucu her zaman ortaya çıkarmaz.

Örneğin; bir parmak izi o faile ait olabilir ama hakimin kendi zihni kurgusuna, kendi maddi gerçek kabulüne uyması gerekir. Uymuyorsa yüzde doksan dokuz da gelse hakim buna uymayabilir.

AVUKAT GİZEM GÜL UZUN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.