Genel Yayın yönetmenimiz Heykeltıraş Abdullah İşbilir, ‘yontulmaz’ denilen çakmaktaşını heykele dönüştüren nadir sanatçılardan. Bu taştan bir insan parmağı figürü yapmanın altı ay sürdüğünü belirten İşbilir “Eserlerime çok emek verdiğim için onları satmıyorum.
Çakmaktaşının dünyanın en eski fosillerinden olduğunu belirten İşbilir, bu taşla yapılan sanatın geçmişi hakkında şunları söylüyor: “Ateşin bulunmasının temeli bu taşa dayanıyor. Çok eski dönemlerde insanlar korunmak için çakmaktaşından mızrak uçları ve bıçak yapmışlar. Ben çakmaktaşını ilk kez 25 yıl önce festival için gittiğim Hatay’ın Samandağ ilçesinde buldum. Siyah ve çok parlak bir taştı.

Ne olduğu hakkında bir fikrim yoktu. Hatay’da heykel sanatıyla uğraşan bir üstada gidip bulduğum taşı sordum. Bunun çakmaktaşı ve yontulmasının çok zor olduğunu söyledi. Hatta dünyada sadece iki kişinin bu taşı yonttuğunu söyledi. Araştırmalar yaptım, tam beş yıl uğraşarak o taştan bir kuş yaptım.”
Şimdiye kadar çakmaktaşından 76 eser üreten İşbilir “Bir işi yüreğinden gelerek yapıyorsan farklıdır. Bir şeyi severek yapıyorsan diğerlerinden ayırt edilir. Bu sanatı başkalarına da öğretmek istiyorum. Fakat taşı yontmak sabır işi. Ne yazık ki insanlar her şey hemen olsun istiyor, sabredemiyor” diyor. Heykellerini uzun sürede tamamlamasını her taşın aynı özellikte olmamasına bağlayan İşbilir “Tabii ki sürenin uzaması görsellikle de alakalı. Çok detaylıysa bu süre uzar. Birebir insan parmağı yontmak 6 ay sürüyor. Ama çakmaktaşı tektonik olarak daha genç ise bu süre kısalabiliyor. El becerisi de çok önemli. 6 yıl süren eserlerim bile var” diye konuşuyor.

Yaptığı heykellerin bazılarını sattığını ifade eden İşbilir, gelen pek çok teklifi de reddettiğini söylüyor: “Her yaptığım eseri satamıyorum. Mesela çakmaktaşına iki atın başını işlemiştim. Bu eserimi Sakıp Sabancı iki defa satın almak için istekte bulundu. Hatta 15 yıl öncesinin parasıyla 3 buçuk trilyon (milyon) lira önerdiler. Ama satamadım. Çünkü o atları çakmaktaşına işleyebilmek 4 yılımı almıştı. Her objenin bir anısı var bende. Bir evlat gibidir onlar benim için.”

İlk eserini ürettikten sonra İtalya’da uluslararası bir festivale katıldığını anlatan Abdullah İşbilir, yabancı heykeltıraşların çakmaktaşından yaptığı kuş heykelini gördüklerinde inanamadıklarını söylüyor. “Sonra yaşlı bir heykeltıraş geldi” diyen İşbilir, onun da inanmadığını hatta bu heykeli kazıda bulduğunu düşündüğünü kaydediyor. İşbilir “Taşın altına adımı, soyadımı ve o günün tarihini kazımıştım. Onu görünce inandı. Bir anda herkes eserimi incelemeye başladı. Çok beğendiler” diyor. Çakmaktaşından yaptığı heykellerle 40’tan fazla ülkede sergi açtığını belirten İşbilir “Artık yabancı sanat çevreleri çakmaktaşını yontabilen Türk diye benden bahsediyordu. Bunu duyunca çok gururlandım” diyor.
1
Meral Çetinkaya’ya Özel Ödül! Adana Tiyatro Festivali Görkemli Açılış Yaptı
5861 kez okundu
2
MUSİKİDE ‘DEVRİM’ GİBİ KONSER
4091 kez okundu
3
Şişli’de Ruhsal Bir Uyanış: Ressam Sevil Duru ‘Kavuşum Serisi’ Sergisi Başlıyor
3593 kez okundu
4
“OLANAKSIZ YOKTUR” Raflarda: Prof. Dr. Ramazan Abay’dan İlham Veren Hayat Hikâyesi
3139 kez okundu
5
Dört Usta, Bir Sergi: “IV” Yeni Sezona Damgasını Vuruyor
2536 kez okundu