" />
Son günlerde kamuoyuna servis edilen bazı görüntüler, Türkiye’de hukuk devleti ilkelerinin ne denli erozyona uğradığını bir kez daha gözler önüne serdi. Henüz yargı süreci tamamlanmamış, mahkeme kararıyla suçlu ilan edilmemiş kişilerin fotoğraflarının ve videolarının medya organlarında açıkça yayınlanması, toplumda büyük bir rahatsızlık yarattı. Bu uygulamanın hukuki değil, tamamen siyasi bir algı operasyonu olduğu yönündeki iddialar ise her geçen gün daha fazla destek buluyor.
Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olan masumiyet karinesi, her bireyin suçluluğu ispat edilene kadar masum sayılmasını güvence altına alır. Bu ilkeye göre, mahkeme kararı olmadan hiçbir vatandaş suçlu ilan edilemez, adı açıkça teşhir edilemez ve görüntüleri kamuoyuna servis edilemez. Ancak son olaylarda bu anayasal haklar göz ardı edilerek, toplumda “yargısız infaz” niteliğinde yayınlar yapılması tepki çekti.
Anayasada güvence altına alınan bir diğer önemli ilke ise lekelenmeme hakkıdır. Kişinin adı, şüpheli bir durum söz konusu olsa dahi açıkça yazılamaz, fotoğrafları basın yoluyla aleni hale getirilemez. Özellikle yargı süreci başlatılmamış ya da devam etmekte olan dosyalarda, bu tür uygulamalar bireyin hem kişilik haklarını hem de sosyal yaşantısını telafisi mümkün olmayan şekilde zedelemektedir.
Hukukçular ve insan hakları savunucuları, bu tür yayınların yargının tarafsızlığına ve bağımsızlığına zarar verdiği görüşünde. Adaletin temel ilkelerinden olan “adil yargılanma hakkı”, yalnızca mahkemelerde değil, toplum vicdanında da yer bulmalıdır. Bu nedenle, henüz suç sabit olmadan yapılan teşhirler, yargının itibarını zedelemekle kalmıyor, aynı zamanda kamuoyunda güvensizlik yaratıyor.
Bu gelişmelere dair değerlendirmelerde bulunan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada hukuk devletinin korunması gerektiğine dikkat çekti. Başkan Tekin, “Adalet yalnızca mahkemede sağlanır. Kişilerin suçlu ilan edilmesi medya organları ya da sosyal medya linçleriyle değil, delillere ve yargı kararlarına dayanmalıdır. Aksi takdirde toplumsal barış zedelenir” ifadelerini kullandı.
Tekin’in bu sözleri, son günlerde servis edilen görüntülerin toplumda yarattığı infiale karşı sağduyulu bir çağrı niteliği taşıdı. Hukukun üstünlüğü ilkesini önceleyen bir yaklaşımın, yerel yöneticiler nezdinde de sahipleniliyor olması, toplumun her kesiminde yankı buldu.
Konuyla ilgili bazı hukukçuların değerlendirmesi ise oldukça sert oldu. Türkiye’de artık hukuk devletinden uzaklaşıldığını belirten hukukçular, bu tür görüntülerin yalnızca bireyleri değil, devletin kurumlarını da yıprattığını ifade etti. “Tarihin çöplüğü hukuksuzluk yapanların fosilleriyle doludur” diyen uzmanlar, yargının bir propaganda aracı değil, hakkaniyet terazisi olması gerektiğini vurguladı.
Hukuk devleti; adalet, tarafsızlık ve insan hakları üzerine inşa edilmiştir. Yargı süreci tamamlanmadan yapılan teşhirler, sadece bireylerin değil, tüm toplumun adalete olan inancını zedeler. Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin gibi hukuk devleti ilkelerini savunan yöneticilerin sesi, bu karanlık tablonun içinde umut ışığı olma niteliği taşıyor.
1
Yıldırım; “Yeşil vatanımıza sahip çıkıyoruz”
11517 kez okundu
2
“Günebakan Olmayı Bırakın, Adana’nın Bakanı Olun!”
8874 kez okundu
3
Çukurova Belediyesi Hayvan Barınağı’nda 5 Kadın Çalışan Patili Dostların Umudu Oldu
5027 kez okundu
4
Adana Demirspor’un Efsane Kaptanı Tombik Ahmet Anılıyor
4903 kez okundu
5
Türk Hristiyan Birliği Kiliseleri Tapu Destekli Kefalet Senediyle Yeni Finans Dönemi Başlattı
4749 kez okundu