Bugün takvimler sadece 23 Nisan’ı göstermiyor; bugün bir milletin küllerinden doğuşunun, iradesini eline alışının ve en önemlisi, geleceğini kime emanet ettiğinin tescillendiği günü simgeliyor. Tam 106 yıl önce Ankara’da yükselen o “hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir” sesi, sadece bir yönetim biçimini değil, bir zihniyet devrimini müjdeliyordu.
Ancak Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dehası tam da burada, meclisin açıldığı günü çocuklara armağan etmesinde gizlidir. Dünyada eşi benzeri olmayan bu jest, romantik bir kutlamadan çok daha ötesidir. Bu, “Biz bugünü kurtardık ama yarın size emanet” diyen sarsılmaz bir güvendir.
Peki, biz bugün o emanete nasıl bakıyoruz?
Atatürk’ün çocuklara bayram hediye etmesi, onlara sadece bir günlüğüne koltuk devretmek değildir. Onlara; düşünebilen, sorgulayan, sanatla beslenen ve bilimin rehberliğinden ayrılmayan bir vatan bırakma sözüdür. Aydınlık gelecek, sadece yüksek binalar veya teknolojik hamlelerle değil; özgürce hayal kurabilen, “Ben buradayım” diyebilen özgüvenli nesillerle inşa edilir.
Bugün çocuklarımıza verebileceğimiz en büyük hediye, bayrağını sevdiği kadar dünyayı da tanıyan, barışın dilini konuşan bir iklim sunmaktır. Çünkü biliyoruz ki; bir çocuğun gözündeki ışık sönerse, bir milletin geleceği karanlıkta kalır.
Sevgiyle, barışla ve huzurla büyüyen her çocuk, bu Cumhuriyet’in en sağlam kalesidir. 23 Nisan, sadece geçmişin bir anısı değil, geleceğin en büyük teminatıdır.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu vatanı bize vatan kılanları rahmetle anarken; tüm çocuklarımızın ve içindeki çocuğu hiç öldürmeyenlerin bayramını kutluyorum.
CHP Yüreğir Meclis Üyesi Aziz Sağıroğlu’ndan Sert Tepki: “Bu Karar Halk İradesine Müdahaledir”
CHP Yüreğir Belediye Meclis Üyesi Aziz Sağıroğlu, Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı’nın görevden uzaklaştırılmasına ilişkin çok sert bir açıklama yaptı.
Sağıroğlu, 35 yıl aradan sonra Yüreğir halkının açık iradesiyle kazanılan belediyede alınan bu kararın, demokrasiye ve millet iradesine doğrudan müdahale olduğunu belirterek, “Bu tablo kabul edilemez” dedi.
Açıklamasında sürece tepki gösteren Sağıroğlu şu ifadeleri kullandı:
“Sandıkta kaybedenlerin, masa başında kazanmaya çalıştığı bir anlayışla karşı karşıyayız. Yüreğir halkının oylarıyla seçilmiş bir belediye başkanını görevden uzaklaştırmak, sadece bir kişiye değil, doğrudan halkın iradesine yapılmış bir müdahaledir. Bu karar, demokrasiye vurulmuş ağır bir darbedir.”
Sağıroğlu, hukuki süreçlerin arkasına sığınılarak siyasi sonuçlar üretildiğini savunarak, “Eğer ortada bir iddia varsa, bunun yeri yargıdır; ancak seçilmiş iradeyi etkisizleştiren bu tür tasarruflar, kamu vicdanında asla karşılık bulmaz” dedi.
Açıklamasının sonunda sürecin takipçisi olacaklarını vurgulayan Sağıroğlu, “Yüreğir halkının iradesini yok sayan hiçbir girişime sessiz kalmayacağız. Demokrasiye sahip çıkmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Adnan Çelik Liderliğinde Sigortacılıkta Güç Birliği: TÜSAF Sektörün Geleceğine Yön Veriyor
Türkiye sigortacılık sektörünün önemli çatı kuruluşlarından biri olan Adnan Çelik öncülüğünde faaliyetlerini sürdüren TÜSAF, sektörün gelişimi adına dikkat çeken çalışmalara imza atıyor. Türkiye genelinde 36 farklı kuruluşun birleşmesiyle oluşan federasyon, sigorta acenteleri arasında güçlü bir dayanışma ağı kurarak sektörün geleceğine yön vermeyi hedefliyor.
TÜSAF, Sigortacılık Sektöründe Güçlü Çatı Kuruluşu Oldu
Türkiye’de sigortacılık alanında ortak akıl ve birlik anlayışıyla hareket eden TÜSAF, kısa sürede sektör temsilcilerinin en önemli platformlarından biri haline geldi. Federasyon bünyesinde yer alan 36 kuruluş, sigorta acentelerinin haklarını koruma, sektörel sorunlara çözüm üretme ve mesleki gelişimi destekleme amacıyla ortak çalışmalar yürütüyor.
Sigorta Acentelerinin Talepleri Gündeme Taşınıyor
Başkan Adnan Çelik liderliğinde düzenli toplantılar gerçekleştiren federasyon, sigorta acentelerinin yaşadığı sorunları ilgili kurumlara taşıyor. Özellikle mevzuat değişiklikleri, ekonomik zorluklar, rekabet şartları ve sektörel yenilikler konusunda ortak karar mekanizmaları oluşturuluyor.
Dayanışma ve İletişim Ön Planda
Sigorta sektöründe başarının birliktelikten geçtiğine dikkat çeken federasyon yetkilileri, acenteler arası iletişimi güçlendiren projelerin önemine vurgu yapıyor. TÜSAF çatısı altında yürütülen çalışmalar sayesinde sektör temsilcileri ortak hedeflerde buluşuyor.
Türkiye Ekonomisine Katkı Sağlıyor
Uzmanlara göre sigortacılık sektörü, ekonomik istikrarın temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle sektör temsilcilerinin tek ses halinde hareket etmesi büyük önem taşıyor. TÜSAF tarafından yürütülen çalışmalar, hem sigorta acentelerine hem de Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam ediyor.
Mağusa Suriçi’nin Tarih Elçisi: Emekli Astsubay Kasım Uluçaylı ve Yaşayan Kültür Hazinesi
ŞEYMA KARATEKE’NİN ÖZEL HABER
UDİMED & NOVACELL AJANS /GAZİMAĞUSA – Kıbrıs’ın tarih kokan şehri Gazimağusa’nın kalbi Kaleiçi’nde, sadece antikalar değil, bir kültür mirası da geleceğe taşınıyor. Emekli Astsubay Kasım Uluçaylı, yılların disiplinini esnaflığın sıcaklığıyla birleştirerek, eşsiz Lefkara işlerini ve tarihi objeleri meraklılarıyla buluşturuyor.
Gazimağusa Suriçi’nin dar sokaklarında yürürken, kapısında her zaman bir gülümseme ve sıcak bir “Hoş geldiniz” ile karşılanacağınız özel bir mekan var. Emekli Astsubay Kasım Uluçaylı’nın işlettiği bu dükkan, sıradan bir antika dükkanından çok daha fazlası; burası Kıbrıs Türk halkının el emeği göz nuru olan Lefkara işinin ve geçmişin izlerini taşıyan antikaların buluşma noktası.
Disiplinden Gelen Estetik, Gönülden Gelen Misafirperverlik
Yıllarca Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde astsubay olarak görev yaptıktan sonra emekli olan Kasım Uluçaylı, askeri disiplinini sanat ve ticaretle harmanlamış. Dükkanına adım atan her ziyaretçi, sadece bir müşteri olarak değil, Kıbrıs kültürüne ilgi duyan bir misafir olarak ağırlanıyor. Uluçaylı’nın meşhur güler yüzü ve derin tarih bilgisi, dükkanı turistler ve yerel halk için vazgeçilmez bir uğrak yeri haline getiriyor.
UNESCO Mirası Lefkara’nın Zarif İzleri
Dükkanın en değerli köşelerini, UNESCO Somut Olmayan Kültür Mirası listesinde yer alan Lefkara el işleri süslüyor. Kasım Bey, her bir ilmeğinde sabır ve tarih yatan bu örtülerin ve motiflerin hikayesini ziyaretçilerine büyük bir tutkuyla anlatıyor. Kıbrıs’ın simgesi haline gelen bu el işleri, Uluçaylı’nın titiz seçkisiyle en kaliteli halleriyle sergileniyor.
Kasım Uluçaylı”Amacımız Sadece Satış Değil, Kültürü Yaşatmak”
İşletmesinde sadece ticaret yapmadığını belirten Kasım Uluçaylı, asıl amacının Kıbrıs’ın unutulmaya yüz tutmuş değerlerini korumak olduğunu vurguluyor. Dükkanda yer alan ipek koza işleri, bakır eşyalar ve her biri ayrı bir döneme tanıklık etmiş antikalar, Uluçaylı’nın rehberliğinde adeta dile geliyor.
Eğitimciler Adana’da İş Bıraktı: “Ölmeye Değil, Öğretmeye Geldik!”
Şanlıurfa Siverek’teki silahlı okul saldırısının ardından Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, İstasyon Meydanı’nda dev bir protesto gerçekleştirdi. Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, “Güvenli okul, güvenli gelecek istiyoruz” diyerek yetkililere seslendi.
Okullarda Şiddet Sona Ersin: Eğitim-Bir-Sen’den Tarihi Eylem
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde, Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eski bir öğrencinin gerçekleştirdiği silahlı saldırı, eğitim camiasında bardağı taşıran son damla oldu. Eğitim-Bir-Sen tarafından Türkiye genelinde alınan iş bırakma kararı kapsamında, Adana’daki eğitimciler İstasyon Meydanı’nda bir araya gelerek şiddeti protesto etti.
Mustafa Sarıgeçili: “Şiddet Toplumsal Bir Çürümeye Dönüştü”
Eylemde kalabalığa seslenen Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, okulların savaş alanına dönmesine tepki gösterdi. Sarıgeçili, şiddetin artık bireysel olaylar olmaktan çıkıp toplumsal bir yara haline geldiğini vurguladı:
“Siverek’teki vahşi saldırı bizlere acı bir gerçeği bir kez daha tokat gibi çarptı. Eğitim yuvamızı kana bulayan bu zihniyetle mücadele etmek zorundayız. Öğretmene ve eğitim çalışanına el kaldırmanın sıradanlaştığı karanlık bir dönemdeyiz.”
Eğitimciye Kalkan El, Geleceğimize İnen Darbedir
Sarıgeçili, eğitimcilerin müfredat yerine can güvenliğini konuşmak zorunda kalmasının utanç verici olduğunu belirtti. Şiddetin öğrencilerden gelmesinin yarayı daha da derinleştirdiğini söyleyen Başkan, şu ifadeleri kullandı:
Güvenlik Sorunu: Eğitim çağındaki çocukların silahlara bu kadar kolay ulaşması kabul edilemez.
Gelecek Kaygısı: Eğitimciyi korumak, ülkenin geleceğini korumaktır.
Caydırıcılık: Mevcut yasalar şiddeti durdurmada yetersiz kalıyor.
Öğretmenler Neden İş Bıraktı? İstasyon Meydanı’nda Sert Açıklamalar !
Eğitimcilerin Talepleri: Caydırıcı Yasalar ve Güvenli Okullar
Adana İstasyon Meydanı’nda yankılanan sloganlarla, devletin anayasal yükümlülükleri hatırlatıldı. Eğitim-Bir-Sen’in çözüm beklediği temel noktalar şunlar:
Öğretmenlik Meslek Kanunu içerisinde şiddete karşı ağır yaptırımlar yer almalı.
Okullarda profesyonel güvenlik tedbirleri tavizsiz uygulanmalı.
Eğitim çalışanlarına yönelik saldırılar “kamu hizmetini engelleme” ve “devlete karşı işlenen suç” kapsamında değerlendirilmeli.
Sarıgeçili sözlerini şöyle noktaladı:“Bugün iş bırakıyoruz çünkü geleceğimize sahip çıkıyoruz. Can güvenliğimiz sağlanana kadar sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.”