Siyasetin o yorucu, o kokuşmuş ve sürekli bir şeyleri gizlemeye çalışan dehlizlerinde yürümek, artık hepimizi bir hayli yordu. Herkes birbirine gülümsüyor ama kimse gerçek niyetini masaya koyamıyor. İşte tam da bu “maskeli balo” düzeninin ortasında, Hüseyin Hakkı Kahveci ismi, sessizliği bir bıçak gibi kesip atan o nadir seslerden biri olarak yükseliyor.
Kahveci’yi izlerken veya okurken şunu fark ediyorsunuz: Bu adamın lügatında “diplomasi” kılıfı altında gizlenmiş sahtelikler yok. Bir siyasetçi veya bir düşünür, bir şeyi savunacaksa bunu nedenleriyle, sonuçlarıyla ve gerekirse en sert haliyle ortaya koymalı. Hüseyin Hakkı Kahveci tam da bunu yapıyor. “Dobralık” dediğimiz şey, aslında cesarettir. O, herkesin “üzerimize gelirler, aman susalım” dediği o tehlikeli sularda, hiç geri adım atmadan yüzmeyi biliyor.
Onu farklı kılan, sadece bir şeylere karşı çıkması değil; o, sistemin röntgenini çekiyor. Siyasetin perde arkasında neler döndüğünü, iplerin kimlerin elinde olduğunu ve bizim “seçim” sandığımız şeylerin aslında nasıl bir kurgu olduğunu o kadar aleni söylüyor ki, bazen insanın içini ürpertiyor. Ama korku, gerçekle yüzleşmekten daha mı iyidir? Kahveci, bizi bu konforlu uykumuzdan uyandırıyor. Onun düşünceleri, sadece bir analiz değil, bir uyarı fişeği.
Biz, Adana’nın tozunu yutmuş, sokaktaki insanın ne çektiğini bilen insanlarız. Süslü cümlelerle vatandaşı oyalamak artık bir işe yaramıyor. Hüseyin Hakkı Kahveci de bu gerçekliğin farkında. O, siyasi jargonun içine sıkışmış bir isim değil; o, sokağın dilini, memleketin derdini en ham, en çıplak haliyle tercüme eden bir zihin.
Onun planları, sadece bir koltuk kavgası değil; bir zihniyet devrimi üzerine kurulu. Neyi hedeflediğini, nasıl bir gelecek kurguladığını anladığınızda, aslında onun neden bu kadar “açık ve aleni” olduğunu da kavrıyorsunuz. Çünkü hakikat, saklanarak savunulamaz.
Herkesin bir saf tuttuğu, kimsenin kimseye tahammülünün kalmadığı şu günlerde, doğruları çıplak haliyle görmek isteyenler için Hüseyin Hakkı Kahveci’nin söyleyecekleri hayati önem taşıyor. Bizler, medyacılar olarak bir görev üstlendik: Halkın gerçekleri öğrenme hakkını korumak. Kahveci de bu korumanın en ön cephesinde, tüm eleştirilere ve baskılara rağmen o dik duruşunu bozmadan yürümeye devam ediyor.
Sessizlik bozuldu. Artık kartlar yeniden dağıtılıyor ve bu masada Hüseyin Hakkı Kahveci, elindeki en güçlü kozu, yani “gerçeği” çekinmeden masaya vuruyor.
1
Adana Lezzet Festivali’ne Damga Vuran Anlar: Ayyüce Türkeş Taş’tan Gastronomi Mesajı!
4382 kez okundu
2
AK Parti Seyhan Teşkilatı Sahada: Vatandaşın Nabzı Muhtarlarla Tutuluyor
2286 kez okundu
3
Adana’ya Dev Yatırım: Lexus Seyhan Showroom Hizmete Girdi
1865 kez okundu
4
Adana’nın Koca Ayıbı: Adanaspor’un Otobüsü Satılık!
1687 kez okundu
5
Şeyma ismi Türkiye’de ve dünyada kaç kişide var?
1592 kez okundu