Saglik-sen Adana Şubesi Başkanı Bekir Nennioğlu esnek mesailer ile ilgili yapmış olduğu açıklamada;

Sağlık-sen Adana Şube Başkanı Bekir NENNİOĞLU Adana İl Sağlık Müdürlüğüne yazi yazarak, iki yıl önce yapılan nöbet ücretlerini geri istemek, hakka,hukuka ve adalete uygun değildir dedi.
Adana İl Sağlık Müdürlüğüne yazmış olduğu yazıda;

” İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE
ADANA
Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 29/03/2021tarihli yazısında;
 
Mülga Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’nun 23/06/2014 tarih ve 869 sayılı “Nöbet ücretleri” konulu Genel Yazısının “Özellik Arz Eden Birimlere Hizmet Verenlerin Nöbet Ücreti” başlıklı 2 nci maddesinin Danıştay 12. Dairesi’nin 18/04/2019 tarihli ve E:2018/4576- K:2019/2960 sayılı kararıyla, diyaliz, ameliyathane, yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan söz konusu nöbetler için yüzde elli oranında artırımlı nöbet ücreti ödeneceği, bu ücretin ödenebilmesi için bu birimlerde görevlendirilmiş olma koşulunun aranmadığı ve mevzuatta birimlere hizmet verecek şekilde nöbet tutulmasının yeterli olduğu, artırımlı nöbet ücreti ödenmesinde nöbet hizmetinin verildiği birime bakılarak, bu birimlere hizmet veren sağlık personeline yüzde elli oranında artırımlı nöbet ücreti ödenmesi gerektiği gerekçesiyle iptali üzerine, anılan kararın uygulanmasını teminen, kararın Sağlık Bakanlığına tebliğ edildiği 17/09/2019 tarihinden itibaren, ayrı bir acil laboratuvar/röntgen birimi bulunmayan sağlık tesislerinde, nöbet görevini ifa etmekte iken mesai saatleri dışında acil servis hastalarına da hizmet veren laboratuvar/röntgen biriminde görevli personele bu şekilde çalıştıkları süreler için yüzde elli oranında artırımlı nöbet ücreti ödemesinin yapılması hususunun, Başkanlıklarınca Sağlık Bakanlığı teşkilatına tamim edildiği bildirilmiştir.
 
Bununla birlikte daha sonra Danıştay 12. Dairesi’nce verilen iptal kararının Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edildiği ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 08/10/2020 tarihli ve E:2019/2897-K:2020/1771 sayılı kararında “…Söz konusu düzenleme hizmet bazında değil birim bazında yapıldığından personelin bu birimler için öngörülen katsayıdan faydalanabilmesi için görev yapılan kurumda bu birimin bulunması ve hizmetin fiilen bu birimde verilmiş olması gerekmektedir.

Bu nedenle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 33. maddesi ve yukarıda anılan Toplu Sözleşme hükümlerinde tahdidi olarak sayılan diyaliz, ameliyathane, yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetleri birimlerinde çalışan personelin görevinin sürekli özen ve dikkat gerektirmesi, öte yandan bu birimlerde görevli personelin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gibi hususlar dikkate alındığında, %50 artırımlı nöbet ücretinden yararlanma koşulunun hizmet değil birim bazında değerlendirilmesi gerektiği ve bahsi geçen birimlerde görev yapmayan personele nöbet ücretinin %50 artırımlı ödenmesine hukuken imkan bulunmadığı görülmektedir.” gerekçeleri ile bozma kararı verdiği belirtilmiştir.
 
İlaveten, aynı yazıda, Danıştay 12. Dairesi’nin 18/04/2019 tarihli ve E:2018/4576-K:2019/2960 sayılı iptal kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 08/10/2020 tarihli ve E:2019/2897-K:2020/1771 sayılı kararıyla bozulması sebebiyle, tesis edilen işlemlerin geri alınması ve İdari Dava Daireleri Kurulu’nun bozma kararı gerekçesi doğrultusunda yeniden işlem/düzenleme yapılması gerektiği; daha önce, Danıştay 12. Dairesi’nce verilen iptal kararının yarattığı hukuki sonuç, bozma üzerine ortadan kalktığından ve dolayısıyla karar gereği yapılan ödemeler hukuken sebepsiz hale geldiğinden, yapılan ödemelerin geri alınmasının gerektiği değerlendirilmiştir.
 
Yukarıda detayları açıklanan Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 29/03/2021tarihli yazısına istinaden bakanlık taşra teşkilatında artırımlı nöbet ücreti ödenen kimi personelden geriye dönük olarak ödeme yapılması hususunda idari işlemler başlatılmıştır. Ne var ki geri ödenmesi talep edilen tutarlar geçmişe dönük olarak bir seneyi bulan bir zaman dilimi içerisinde yapılmaktadır. 20/02/2004 Tarih ve 16 Sıra Nolu Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliğinde de açıkça atıf yapıldığı üzere;  “…kişilerden alacaklar konusunu oluşturan yersiz, fazla ve haksız ödemelerin geri alınmasına ilişkin olarak tesis edilen işlemlerin borçlular tarafından dava konusu edilmemesi veya idare aleyhine sonuç doğuracak işlem tesis edilmemesi bakımından, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun, 14/6/1974 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 22/12/1973 tarihli ve E. No. 1968/8, K.No.1973-14 sayılı kararının göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Anılan kararda;

  • İdarenin, hatalı terfi veya intibak işlemine dayanarak ödediği meblağın geri istenmesine bir mahkeme kararına lüzum olmadan işlem tesis edebileceği ve bu işleme karşı açılacak davaların çözümünün Danıştay’ın görevi içinde olduğu,
     
  • İdarenin, yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde, süre aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı her zaman geri alabileceği,
     
  • Yukarıda belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin geri alınmasının, hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere 60 gün içinde mümkün olduğu, 60 günlük süre geçtikten sonra geri istenmesinin mümkün olamayacağı belirtilmiştir.”
    Sağlık çalışanlarımızın bu olayda hiç bir kusuru ve kastı yoktur. Fazladan ve haksız ödeme almak için herhangi talepleri ve idareye başvuruları olmamıştır. Yüce Devletimizin iki yıldır pandemi ile mücadele eden sağlık çalışanlarımıza 2 yıl önce haberi olmadan verilen ve hak ettikleri nöbet ücretlerinin geri istenmesi hakka, hukuka ve adalete uygun değildir.
    Bu ödemelerin 2 yılın ardından geri istenmesi sağlık çalışanlarını yaralayacak ve mağduriyetlerine sebep olacaktır.
     
    Bu bakımdan değerlendirildiğinde sahada sendika olarak gözlemlemiş olduğumuz geri ödeme taleplerinin 60 günlük süre ile kısıtlanması elzemdir. Bu durum; gerek sağlık çalışanlarının mağduriyet yaşanmasına, gerekse de ileride açılacak idari davalarda Danıştayın yerleşik bu içtihadına uyulmaması nedeniyle Sağlık Bakanlığı adına açılması muhtemel davalarda Bakanlık nezdinde kamu zararı oluşmasına sebebiyet verebileceğinden dikkatle ele alınmalıdır.

Anayasanın 5 inci maddesinde; “… kişilerin ve toplumun refah huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” ifadelerine yer verilmek suretiyle Devletin temel amaç ve görevleri hüküm altına alınmıştır. Madde içeriğinde ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak devletin görevleri olarak belirtilmiştir.
Sonuç olarak bu ödemelerin geri istenmesi hem sağlık çalışanlarını hem de kamu maliyetisini zarara uğratacaktır.
Gereğini arz ederiz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir