• Haberin Sonu
  • Dünya
  • Suriyeli mülteci krizi -Birlikte Yol Alma- panelinde yapılan açılış konuşması

Suriyeli mülteci krizi -Birlikte Yol Alma- panelinde yapılan açılış konuşması

ABONE OL
18 Aralık 2019 17:35
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Komisyon’un Komşuluk ve Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olivér Várhelyi tarafından Suriyeli mülteci krizi -Birlikte Yol Alma- panelinde yapılan açılış konuşması

Ekselansları, Büyükelçiler, Hanımefendiler ve Beyefendiler ve Değerli Misafirler,

I. Küresel Mülteci Forumunda ‘Suriyeli Mülteci Krizi – Birlikte Yol Alma” panelinin açılışını gerçekleştirmekten ve kürsüyü diğer değerli panelistlerle paylaşmaktan onur duyuyorum.

Fazlasıyla trajik ve karmaşık olan Suriye’deki çatışma, yeni jeopolitik Avrupa Komisyonu tarafından öncelikli gündem olarak ele almaktadır.

Çatışma, Suriye içinde 6 milyonu aşkın insanın evini terk etmesine ve 5 milyondan fazla insanın da ülkeden kaçmasına yol açmıştır: neticede 11 milyonu aşkın hayat alt üst olmuştur. Yıkıcı bir etki yaratan krizin yansımaları Suriye sınırlarının da çok ötesine geçmektedir.

Bu çerçevede, bu panelde bulunan Ürdün ve Türkiye ile birlikte Lübnan dâhil, komşu ülkelerin mültecileri ağırlama çabalarına yönelik takdirlerimi ifade etmek isterim.

Kriz sadece mültecilerin ve yerinden edilen kişilerin hayatlarını etkilemekle kalmamış, doğal kaynaklar, sosyal hizmetler, okul yerleri ve iş imkânları sınırsız olmadığı için mültecileri ağırlayan herkesi vurmuştur.

Ülkede şiddetin halen devam etmesi ve krizin de uzaması nedeniyle bu durum daha da bariz hale gelmiştir.

Avrupa Birliği uluslararası müdahalenin ön safhasında yer almaktadır. Üye Devletleriyle birlikte en büyük bağışçı olan Avrupa Birliği, hem Suriye içinde hem de dışında savaştan kaçanlara ve Suriyelileri ağırlayan toplumlara yardım etmek amacıyla 2011’den bu yana 17 milyar Avroyu aşkın bir fonu harekete geçirmiştir.

İhtiyaçlar icatların anasıdır, Avrupa Birliği de benzeri görülmemiş bu ihtiyaçlara yanıt verebilmek için yenilikçi yöntemler kullanmıştır:

AB’nin Türkiye’deki Mülteciler için Mali Yardım Aracı (FRİT) ve Suriye Krizine Müdahaleye yönelik AB Güven Fonu Madad, AB’nin krizin etkisi karşısında nasıl uyum sağlayıp, yanıt verip, kaynakları azamiye çıkararak etkin bir şekilde fon yönlendirdiğine örnek teşkil etmektedir.

Türkiye’de, yerinden edilen mülteciler için daha kalıcı bir çözüm bulunana kadar onların entegrasyonunu desteklemek üzere FRİT kapsamında 6 milyar Avroluk bir mali destek tahsis edilmiştir.

Başta Lübnan ve Ürdün olmak üzere, aynı zamanda Irak’ı da destekleyen AB Güven Fonu Madad yoluyla da yakında 2 milyar Avroluk fonu harekete geçirmiş olacağız.

Birlikte çalışabilmek için sivil toplumla ve uygulama ortaklarımızla işbirlikleri yoluyla ve uluslararası toplumu bir araya getirme gücünü kullanarak AB’de yeni yöntemler geliştirdik. 2017, 2018 ve 2019 Brüksel Konferansları net siyasi içeriklerle düzenlenmişti.  

Zaman içerisinde ihtiyaçlar daha karmaşık hal aldı, dolayısıyla desteğimiz de bu ihtiyaçlara göre şekillendi.

Öncelikle umuda olan ihtiyaç. Geleceğe ve sonraki neslin geleceğine dair umut. Eğitim hayati öneme sahip. AB, Suriyeli çocukların yanı sıra Lübnan, Ürdün ya da Türkiye’den çocukları kabul etmek üzere eğitim sistemlerimizin kapasitelerinin arttırılması amacıyla ortak ülkeleriyle yakın işbirliği yapmaktadır.

İkinci olarak, insanların insan onuruna yakışır hayat sürmelerine yardımcı olma ihtiyacı. Ekonomik imkansızlıklar herkes için yükü kalıcı hale getiriyor. Geçimini sağlayacak bir kaynağı kalmayanlara kendileri ve ailelerine bakabilme imkanı sağlanmalıdır.

Hepimizin kafasındaki en öncelikli soru Suriye’deki kriz ne kadar sürecek sorusudur. Şüphesiz, BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı Kararı ve 2012 Cenevre Tebliğinde tanımlandığı üzere, müzakere edilmiş bir siyasi çözüme varılmasını istiyoruz. Bu çerçevede BM Özel Temsilcisi’nin çalışmalarını ve BM öncülüğünde yürütülen Cenevre sürecini destekliyor, ve Anayasa Komitesi’nin çalışmalarına başlamasının doğru yönde atılmış önemli bir adımı temsil ettiğine inanıyoruz.

Mülteci krizinin sona erdirilmesi amacıyla her koşulda çalışmalıyız. AB geri dönüşlere karşı değildir. BMMYK ‘nin, güvenli, insan onuruna yakışır ve gönüllü geri dönüşler için koşulların oluştuğunu ve bir izleme sisteminin geri dönüşlerin güvenli olmasını sağlayabileceğini teyit etmesini bekliyoruz.

Henüz bu noktada değiliz ve o zamana kadar desteğimizi sürdürmemiz gerekecektir.  

Hanımefendiler ve beyefendiler sözlerime son verirken, güçlüklerle ancak  AB, BM sistemi, ev sahibi ülkeler, sivil toplum, toplumlar ve bireyler, hep birlikte yakın işbirliği yaparak yüzleşebileceğimizi söylemek isterim. Bölgede istikrar ve refahın desteklenmesi, Suriye’deki çatışmalara barışçıl ve sürdürülebilir bir çözüm bulunması hepimizin ortak yararınadır.   Mültecilerin geri dönmesi için uluslararası alanda kabul edilen koşulların hayata geçirilmesi hepimizin ortak yararınadır.


Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

SON DAKİKA HABERLERİ

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.