Çocuğunuz Dijital Oyun Bağımlısı Olmasın!

Oyunların çocuklar için eğlenceli olmalarının yanı sıra birçok ihtiyaçlarını da karşıladığını vurgulayan TERAPİDER Genel Başkanı Uzm. Dr. Taner CANATAR; ‟Çocukların dili oyun, kelimeleri oyuncaklardır. Bu bakımdan oyunlar ve oyuncaklar, çocukların ihtiyaçlarını anlatmada en etkili yoldur. Dijital oyunlar kontrollü ve bilinçli kullanıldığında; çocuklarda hayal gücü, kendini kontrol edebilme yeteneği, odaklanma, el-göz-zihin koordinasyonu, algılama ve dikkat gelişimi, yönetme kabiliyeti, hızlı işlem yapabilme becerisi kazandırmaktadır. Ancak teknolojiye olan gereklilik ve ihtiyaç, henüz bebeklik döneminden itibaren çocuğun kötü kullanımına ve bağımlılığına açık bırakılan bir uyarana dönüşüyor. Hele ki ebeveynlerin bağımlılıkları göz önüne alındığında tablo iyice karamsarlaşıyor. Yoğun bir şekilde internet kullanan ve bilgisayar oyunları ile zamanını geçiren çocukların ise maalesef sosyal gelişimleri önemli ölçüde gerileyebiliyor, öz güvenleri ve akademik başarıları düşük, sosyal kaygı düzeyleri ve saldırganlık davranışları ise yüksek olabiliyor.” dedi.

Oyunda geçirilen uzun zamandan dolayı sosyal izolasyona bağlı yetersiz sosyalleşme,  iletişim becerilerinde bozulmalar ve hatta sosyal fobi gelişebilmektedir.
Oyunda geçirilen uzun zamandan dolayı sosyal izolasyona bağlı yetersiz sosyalleşme, iletişim becerilerinde bozulmalar ve hatta sosyal fobi gelişebilmektedir.
OYUN BAĞIMLILIĞI NASIL ANLAŞILIR?

Oynanan oyunların çocukların iç dünyalarını dışa vurmalarına, sosyal olarak rolleri deneyimlemelerine ve saldırganlık güdülerini dışa vurmalarına olanak sağladığını ifade eden TERAPİDER üyesi Klinik Psikolog Seda Işık, tedbirli olunmadığı durumlarda bağımlılık gelişebileceğine dikkat çekerek; ‟Çocuğunuz oyun oynamayı hayatının önemli bir yerine koyduğunda, sıklıkla oyun oynamak ile meşgul olup daha önce ilgi duyduğu aktivitelerden zevk almamaya başladığında, oyun sayesinde kısa sürede elde ettiği duygu durumu devam ettirmek için daha çok oyunda kalma ihtiyacı hissettiğinde, oyun oynayamadığı zamanlarda olumsuz fiziksel ve  psikolojik tepkiler verdiğinde ve bu durumu yaşamamak için oyun oynamasına engel olan her şeye öfkelenip uzaklaşma isteği olduğunda, baş edemediği günlük yaşam olaylarından oyun oynayarak kaçındığında, oyun oynamak için sizinle çatıştığında ve ne yaptığı ile ilgili yalanlar söylemeye başladığında, hayat kalitesinin bozulduğunu fark etmesine rağmen oyun oynamaktan kendini alıkoyamadığında ve tekrar tekrar bırakma ya da azaltma davranışlarında başarısız olduğunda çocuğunuzda ‘Oyun Oynama Bozukluğu’ var diyebiliriz.

Ancak bu kriterlerin son 12 ayda 5 veya daha fazlasını gözlemlemiş olmamız doğru tanı ve tedavi için oldukça önemlidir.” dedi ve ekledi; ‟Oyunda geçirilen uzun zamandan dolayı sosyal izolasyona bağlı yetersiz sosyalleşme,  iletişim becerilerinde bozulmalar ve hatta sosyal fobi gelişebilmektedir. Bilgisayar başında hareketsiz kalmanın sonucunda  kas- iskelet sisteminde bozulmalar, yetersiz fiziksel egzersiz ve obezite gibi problemler kendini gösterebilmektedir. Bozulan uyku ve yeme düzeni ile öz bakımda yetersizlik düşük yaşam doyumuna  neden olabilmektedir.

Şiddet içerikli oyunlara maruz kalan çocuklarda, şiddete karşı duyarsızlaşma ve normalleştirmeyle birlikte saldırganlık davranışlarında artma, empati kurma ve yardımseverlik davranışlarında azalma gözlemlenmektedir. Bu süreçte ebeveynlerin en çabuk fark edecekleri semptom ise dikkat ve düşünce sorunları yaşayan çocuklarının akademik başarısındaki düşüş ve okul sorumluluklarını yerine getirmemeleri olacaktır.”

Çocuğunuz Dijital Oyun Bağımlısı Olmasın!
Çocuğunuz Dijital Oyun Bağımlısı Olmasın!
Ebeveynlere Öneriler!

Aile ortamı çocuğun sosyal beceriler ve bilinçli davranışlar kazanmasında oldukça önemlidir. Bu nedenle aile içi çatışmalar dijital oyun bağımlılığını artırırken, ebeveyn- çocuk arasındaki güçlü iletişim problemi azaltmaktadır.

Ergenler sanal dünyayı isyan aracı olarak da görebilmektedir. Toplum ve ebeveyn baskısından kaçış yolu olarak görülmesini engellemek için ailede güven, demokrasi, destek, iyi iletişim ve güçlü bağlara ihtiyaç duyulmaktadır.

Çocuğun ne zaman, ne kadar, ne tür oyunlar oynayabileceğine dair temel kurallar ve sınırlar belirlemek problemi yaşama olasılığını azaltmaktadır.

Çocuğunuzun oynamayı tercih ettiği bilgisayar oyunlarını öğrenmek, doğru yönlendirmeler yapmak, oyun şiddet içerikliyse yaşına ve gelişimine uygun alternatif oyunlar sunmak ve hatta birlikte keşfetmeye gayret etmek ilişkilerinizi güçlendirmeye yardımcı olacaktır.

Çocuğun gerçek ve sanal arasındaki farkı bildiğine emin olmak gerekir. Oyunlarda ve gerçek hayatta neler olduğuna dair yapacağınız konuşmalar ve oyunların içeriği hakkında detaylı bilgilendirmeler çocuğunuzun ayırt etme kabiliyetini geliştirecektir.

Yalnız oyunlar oynamasını engelleyip çocuğunuzla iş birliği yaparak grup oyunları kurmak hem yaratıcılığı hem paylaşımı arttırmaya yarar sağlayacaktır.

Çocuğunuz bilgisayar oyunlarını ne kadar sevse de hep beraber katılacağınız keyifli ve sosyal etkinlikler bu oyunların bağımlılığa dönüşmesine engel olmaya katkı sağlayacaktır.

Tüm çabalarınıza rağmen yine de üstesinden gelemediğiniz sıkıntılar yaşıyorsanız, profesyonel yardım almak en uygun yaklaşım olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir