1980 yılında Çukurova Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun oldu.
Mesleki hayatına sektörün içinde başladı: 1981’de, 23 yaşındayken Makine Mühendisleri Odası (MMO) Başkanlığı’na seçildi — bu, onu oda tarihinde seçilmiş en genç başkan yaptı.
Ardından özel sektörde çalıştı: Çukobirlik, AEG ETİ Endüstri, daha sonra tekstil sektöründe görevler üstlendi.
Bu yönüyle Karalar, siyasete atılmadan önce hem mühendislik/teknik hem de özel sektör (sanayi/iş dünyası) tecrübesi edinmiş biri olarak öne çıktı.
Siyasi Kariyeri, CHP Yolculuğu & Belediye Başkanlığı
1977–1980 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) gençlik yapılırında yer aldı; İl Gençlik Kolları Saymanlığı ve Merkez İlçe Gençlik Kolları Başkanlığı görevlerinde bulundu.
7 Temmuz 2010’da CHP Adana İl Başkanlığı’na atandı; 23 Ocak 2011’de kongrede seçildi.
2014 yerel seçimlerinde, Seyhan Belediye Başkanı seçildi.
31 Mart 2019 yerel seçimlerinde CHP adayı olarak girdi ve büyük oy farkıyla (oy oranı %53,69) Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı oldu.
2025’te, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanvekilliği görevine de seçildi.
Bu çizgi, Karalar’ın hem parti içinde yükseldiğini hem de belediye başkanlığı gibi yerel yönetim görevlerinde önemli basamakları tırmandığını gösteriyor.
Halkla İlişkisi, Sevilme Sebepleri“Vatandaşla İç İçe Oldu.
Karalar, gençlik döneminden itibaren siyasette “tabanın içinden gelen”, hem meslek hem siyasi geçmişi olan biri — bu durum, onun “siyasal elit” değil de “halktan, tabandan gelen” olarak algılanmasına neden oldu.
Belediye başkanlığı döneminde, özellikle Adana’da CHP’li kesimler ve gençlik örgütleri nezdinde saygı ve güven görüyordu; bu durum, 2025 yazında yaşanan tutuklama sonrası destek gösterilerinde, “Adana iradesine sahip çıkma” çağrısıyla ortaya çıktı.
Örneğin, gençlerle yaptığı buluşmalar, gençlik örgütü ile yakın ilişkiler, sosyal projelere önem vermesi — bu yönler “vatandaşla iç içe, halkla bağını koparmadı.
Bu sebeplerle birçok kişi nezdinde “halkın başkanı, Adana’nın evladı” gibi bir imajı vardı.
Cezaevi Süreci: Neden Tutuklandı, Neler Yaşanıyor?
5 Temmuz 2025 tarihinde, İstanbul merkezli geniş kapsamlı bir yolsuzluk/soruşturma operasyonu kapsamında gözaltına alındı; 8 Temmuz’da resmen tutuklandı.
Soruşturma kapsamında iddia edilen “suç örgütü, rüşvet ihale usulsüzlüğü çıkar temini” gibi suçlarla bağlantılı olduğu öne sürüldü.
Tutuklanmasının ardından, İl – büyükşehir belediye başkanlığı görevlerinden geçici olarak uzaklaştırıldı.
Kendisinin ve partisi çevresinden gelen görüşe göre, bu sürecin hukuki değil, siyasi bir operasyon olduğu iddia ediliyor. Karalar da savcılık ifadesinde gözaltında geçirdiği koşulları “hukuka ve vicdana aykırı” olarak nitelendirdi.
Bunun üzerine, destek gösterileri, “Adana’dan Silivri’ye Özgürlük Yürüyüşü” gibi protestolar başladı; gençlik kolları, partililer ve vatandaşlar cezaevi önünde dayanışma içinde.
Karalar’ın “silivride ne işi var” sorusu ve yaşananlar, hem yerel hem ulusal siyasette yoğun tartışmalara sebep oldu.
Karalar’ın uzun yıllar gençlik kolları, parti yönetimi, özel sektörde iş deneyimi gibi zeminlerden gelmesi;
Belediye başkanlığı döneminde halk, gençlik ve sivil toplumla kurduğu ilişkiler.
Adana’da CHP açısından görece başarılı bulunduğu belediyecilik dönemi…
Bu yönleriyle Karalar, “tabanla içli dışlı, halkın başkanı” algısı yaratmıştı.
Karalar’a yöneltilen suçlamalar henüz mahkeme sürecinde; “suçlu” veya “suçsuz” olduğu kesinleşmemiş.
Zeydan Karalar: Adana’nın Emekle, Temizlikle Yoğrulmuş Başkanlık Hikâyesi
Zeydan Karalar’ın hayatına dönüp baktığımızda, yılların birikimi, emeği, alın teri ve duruşu karşımıza çıkar. Gençlik yıllarından itibaren siyasetin en ağır yükünü omuzlamış, belediye koridorlarını makam hırsıyla değil, hizmet heyecanıyla doldurmuş bir insan… Daha gençlik kollarından başlayarak, il başkanlığından, Seyhan’dan, Büyükşehir’e kadar yükselen bir çizgi… Hepsi aynı karakteri işaret eder: temiz, çalışkan, dürüst, halkla iç içe bir insan.
Bugün Adana sokaklarında kime dokunsan aynı söz çıkar ağızdan:
“Zeydan Başkan çalışkandır, dürüsttür, Adana’nın evladıdır.”
Bu şehir onu yıllarca izledi.
Kiminin evinin yolunu yaptı, kiminin mahallesine suyu getirdi, kiminin sorununu gece yarısı dinledi. Adanalı’nın kalbinde Zeydan Karalar boş bir sandalye değildi; emeği olan, izi olan, dokunan bir başkandı.
Yıllar, on yıllar boyunca görev yaptı…
Bir defa bile “kirli iş” sözü duyulmadı.
Bir defa bile “haksızlık yaptı” diyen çıkmadı.
Tam tersine, her seçimde oyunu artıran, her dönemde halk desteği büyüyen bir başkan olarak anıldı.
12 Yıl Önceki Bir Şeye Dayandırılan Belirsiz Bir Soruşturmanın Ardından
Yıllarca hizmet etmiş bir adamın, 12 yıl öncesine uzanan, kimin söylediği belli olmayan, Adana’da kimsenin ciddiye bile almadığı bir iddia yüzünden tutuklanması, bu kentin vicdanında bir yer bulmadı.
Adana’nın sokakları bunu kabul etmedi.
Vatandaş “Bu adam işini yaptı, alnıyla yaptı!” dedi.
Gençler, yaşlılar, esnaf, işçi… Kimse Zeydan Karalar’a suç yakıştırmadı.
Adanalı’nın gözünde onun imajı düşmedi, düşemezdi.
Tam tersine:Arkasındaki destek katlandı, sevgisi büyüdü, değeri arttı.
Çünkü insanlar, bir insanın 40 yıllık emeğine bakar, karakterine bakar, geçmişine bakar.
Adana yıllardır onu tanıyor.
Tanımayan sadece kağıt üzerinde dosya hazırlayan birkaç kişi olabilir…
Ama biz tanıyoruz.
Biz görüyoruz.
Biz biliyoruz.
“Bir Çulsuzun Şikâyetiyle Kocaman Bir Başkanlık Hayatını Yargılayamazsınız” Diye İçimizden Geçirdiğimiz O Cümle…
Halk arasında sık sık duyulan bir cümle var:
“Bir kişinin şikâyetiyle koskoca adamın on yıllık emeği nasıl yargılanır?”
Evet, insanlar böyle söylüyor.
Çünkü vatandaşın gözünde burada bir adaletsizlik, bir orantısızlık var.
Halk, bu durumu haksızlık, hukuksuzluk, vicdansızlık olarak görüyor.
Bizim dilimizde başka bir söz daha vardır:
“Gerçek altın çamura düşse de değerinden bir şey kaybetmez.”
Zeydan Karalar da aynen böyle…
Çamura atılmaya çalışılsa bile, çamur tutmuyor.
Aksine daha fazla parlıyor.
Adana’nın Tavrı Net: Biz Zeydan Başkan’ın Yanındayız
Bugün Silivri’de olsa da,
Adana’nın gönlü onunla.
Kimi dua ediyor,
Kimi yol yürüyüşüne katılıyor,
Kimi sosyal medyada destek veriyor,
Kimi sadece sessizce şunu söylüyor:
“Başkanım dik dur, biz yanındayız.”
Çünkü biz çok iyi biliyoruz:
Bu adamın suçla, kirli işle, rantla anılması bizim vicdanımıza sığmaz.
Adana böyle bir şeyi kabul etmez.
Etmedi de.
Halkın gözünde suç yok.
Halkın gözünde ihtimal yok.
Halkın gözünde Zeydan Karalar’ın geçmişi, bugünü ve duruşu tertemizdir.
Yılların emeğini, hizmetini, yorgunluğunu, alın terini bilen herkes, bugün Zeydan Karalar’a sahip çıkıyor.
Biz Adanalılar olarak tek bir şey söylüyoruz:
“Bu şehrin vicdanında Zeydan Başkan suçlu değil, mağdur.”
Ve ekliyoruz:
“Sonuna kadar, hep arkandayız.”
Zeydan Karalar Adana’nın Alın Teriyle Yükselmiş Namuslu Başkanına Kurulan Büyük Haksızlı
Adana’nın bir sözü vardır:
“Adam olmak için makam gerekmez; karakter yeter.”
Zeydan Karalar’ın hayatı tam da bu cümlenin karşılığıdır.
Gençlik kollarından başlayıp il başkanlığına, oradan Seyhan’a, sonra Büyükşehir’e uzanan bir yol…
Hepsinde ortak bir şey vardı:
Temizlik. Çalışkanlık. Dürüstlük. İnsanlık.
Bu memlekette herkes bir makama gelir ama çok azı arkasında “hayırlı iz” bırakır.
Zeydan Karalar, arkasında iz bırakanlardan…
Hem de derin izler.
Adana’da bir çocuğun yüzü gülse, bir garibanın yoluna parke döşense, bir mahallenin suyuna kavuşsa, herkes bilir ki:
“Başkan dokunmuştur oraya.”
Yılların Hakkını, Bir Belirsiz Şikâyetle Gasp Etmeye Çalışıyorlar
Aradan geçmiş 12 yıl…
Ne olduğu belli değil, kim söylediği belli değil, ciddiyeti olmayan bir iddia…
Adana’nın hiçbir yerinde yankı bulmamış, kimsenin inanmadığı bir söylenti…
Ama bugün, koca bir ömrün emeğini bir kalemde silmeye çalışan bir süreçle karşı karşıyayız.
Bu adalet değil, bu vicdan değil.
Adana’da herkes soruyor:
“Bu mu yani? Yılların başkanını böyle mi harcayacaksınız?”
Soruyoruz, çünkü tanıyoruz.
Tanımayan değiliz.
Bu şehrin her taşı, her esnafı, her işçisi, her öğrencisi bilir ki:
Zeydan Karalar’ın kirli işe bulaşması mümkün değildir.
Halkın Dili Çok Net: ‘Başkanımıza Çamur Atamazsınız!’
Adana sokaklarında konuşulan tek bir cümle var:
“Bu adamı suçlamaya kalkmak, Adana’yı suçlamaktır.”
Çünkü biz onun emeğine şahidiz.
İcraatına şahidiz.
Karakterine şahidiz.
Bir kişinin şikâyetiyle, hele ki ne olduğu belli olmayan bir iddia ile, yılların emeğini yok etmek isteyenlere halk şöyle diyor:
“Bir çulsuzun lafıyla bu adamın namusuna leke sürülmez.”
Adanalı haksızlığa gelmez.
Hele ki emeğe uzanan bir ele asla eyvallah etmez.
Bu yüzden herkes tek ağızdan konuşuyor:
“Zeydan Başkan’ın imajı düşmedi, yükseldi!”
Halkın gözünde o artık sadece bir belediye başkanı değil:
Haksızlığa direnen bir onur simgesidir.
Silivri Soğuktur Ama Adana’nın Yüreği Sicak Tutuyor
Silivri’nin duvarları soğuk olabilir,
ama Adana’nın yüreği sıcaktır.
Her gün binlerce insan aynı cümleyi kuruyor:
“Başkanım dik dur, biz buradayız!”
Gençler sosyal medyada,
esnaf dükkânında,
emekçiler işinde gücünde,
kadınlar pazar yerlerinde…
Herkes bir ağızdan:
“Biz Zeydan Başkan’ı yalnız bırakmayız.”
Bu sadece siyasi bir destek değil;
Bu vicdani bir sahip çıkıştır.
Bir adalet çığlığıdır.
Son Söz: Adana’nın Vicdanında Zeydan Karalar Tertemizdir
Bugün yaşananlar, bir yargılama değil;
Bir karakter testidir.
Ama test edilen Zeydan Karalar değil…
Test edilenler adaletin terazisi ve toplumun vicdanıdır.
Ve vicdan çoktan kararını vermiştir:
Zeydan Karalar suçla anılacak biri değildir.
Adana’nın adamıdır.
Şehrinin gururudur.
Onurlu duruşun adıdır.
Biz Adanalılar olarak bir kez daha söylüyoruz
“Başkanımızın yanındayız, sonuna kadar da yanında duracağız.”
“Çamur atmak isteyenler yorulur, ama temiz insanın alnı daha çok parlar.”
HABER BEKİR BÜYÜK
1
CHP’li Orhan Sümer: Bu Maaş Emekçi Katliamıdır!
5726 kez okundu
2
Bamya ve Bamya Tohumunun Şaşırtıcı Faydaları
5480 kez okundu
3
Limon Otu: Faydaları Nelerdir, Nasıl Kullanılır?
4863 kez okundu
4
Başak ve Nerve’nin Acı Dolu Hayatları: Aysel Yenidoğanay’ın Romanı Okurları Derinden Etkiledi!
3690 kez okundu
5
Perintos Sigarası: Hafif İçimiyle Tütün Ürünlerinde Yeni Trend
3517 kez okundu