21 Kasım 2020 Cumartesi
Güzel Parti'den Bombalara Karşı Vicdan Çağrısı
Ünlü Magazin Gazetecisi Habib Aytekin’den Kritik Uyarı:
DUYGULARIMIZIN HAYATIMIZDAKİ ÖNEMİ
Yazık Çok Yazık !.....
Fidel Castro’ya sorarlar.
CHP Milletvekilleri ve Belediye Başkanlarını Sarsan Yolsuzluk İddiası: Mahkeme Süreci Başlıyor
Güzel Parti Genel Başkanı Hüseyin Akbulut’un yaptığı basın açıklaması, Ortadoğu’daki mevcut krize güçlü bir tepki niteliği taşıyor. Şu anda (Mart 2026 başı) ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı kapsamlı hava saldırıları, nükleer tesisleri (Natanz, Fordow, İsfahan gibi) hedef alarak bölgeyi savaşın eşiğine getirmiş durumda. Diplomasi masasında uranyum zenginleştirme konusunda “sıfır stok” ve denetim anlaşması yaklaşıldığı iddia edilirken, ani askeri operasyonlar uluslararası hukuku hiçe sayan bir adım olarak görülüyor.
Başkan Akbulut’un açıklamasının ana noktaları, İran’ın egemenlik hakkını ve meşru müdafaa hakkını savunurken, ABD-İsrail politikalarını sertçe eleştiriyor. İran’ın yıllardır suikast, sabotaj ve müdahalelerle karşılaştığını belirterek, Tahran’ın tepkisini haklı buluyor. Özellikle nokta operasyonlar, sivil kayıplar ve aile hedeflemelerini “insanlığa karşı suç” olarak nitelendiriyor. İsrail’in Filistin politikalarını da saldırganlık örneği olarak göstererek, barış çağrısını netleştiriyor.

Açıklamada vurgulanan küresel riskler de kritik: Hürmüz Boğazı’nın tıkanması, petrol/doğalgaz fiyatlarında patlama, Avrupa’yı çatışma hattına çekme tehlikesi ve zincirleme küresel savaş ihtimali. Parti, İran’ın parçalanmasını (Irak benzeri 3-4 parçaya bölünme) kesinlikle istemediğini belirtiyor.
İnsanlık güç gösterisi değil, adalet bekliyor.
Seyhan ilçesi Cemal Gürsel Caddesi’nde düzenlenen görkemli teslim töreninde gözyaşları sel oldu. Çocuk felci hastası Filiz Baysal, motosikletini teslim alırken duygularını şu sözlerle döktü:
“7 aylıktan beri çocuk felciyim, ayağım yerde sürünüyor… Çok mutluyum. Ayağımıza bir ayak verdiler. Artık kızlarımı gezdirebileceğim!”
ERKAN ÇAKILLI-İZMİR
Gazze’den İran’a, Doğu Akdeniz’den Güney Kafkasya’ya kadar uzanan geniş coğrafyada yaşanan askeri, diplomatik ve stratejik gelişmeler yeni bir küresel güç mücadelesinin sahaya indiğini gösteriyor.
Yılların tecrübesiyle bölgeyi analiz eden ünlü magazin gazetecisi Habib Aytekin, kaleme aldığı kapsamlı değerlendirmede çarpıcı uyarılarda bulundu:
“Bölgede yaşanan hiçbir gelişme birbirinden bağımsız değil. Büyük bir planın parçalarını izliyoruz.”
“Türkiye bilinçli olarak hedefe yerleştiriliyor”
Aytekin, İsrail eski Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın Türkiye’ye yönelik açıklamalarını hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu:
“Türkiye’nin savunma ihracatının 10 milyar doları aşması, bölgesel güç kapasitesinin artması ve bağımsız dış politika çizgisi bazı çevreleri rahatsız ediyor.”
Aytekin’e göre Türkiye önce bölgesel rakip olarak konumlandırılıyor, ardından “potansiyel tehdit” algısı oluşturuluyor. NATO içindeki konum ve savunma sanayisindeki yükselişin, küresel denklemde Türkiye’yi merkez aktör haline getirdiğini savunuyor.
Doğu Akdeniz’de askeri satranç
ABD’nin United States tarafından Greece adalarındaki üs faaliyetlerinin artırılması ve Cyprus’a verilen askeri eğitim desteği Aytekin’in dikkat çektiği başlıklar arasında.
“ABD burnumuzun dibindeki Yunan adalarını askeri üs haline getirdi. Şimdi Güney Kıbrıs’a verilen kapsamlı eğitim desteği dikkat çekiyor. Bu tablo, Doğu Akdeniz’de yeni bir savunma hattının kurulduğunu gösteriyor.”
Aytekin’e göre bu adımlar yalnızca teknik askeri iş birlikleri değil, uzun vadeli stratejik dizaynın parçaları.

İran gerilimi ve mezhep fay hatları
Bölgede Iran ile ABD arasındaki gerilim yükselirken, Pakistan-Afganistan hattındaki çatışmalar da dikkat çekiyor.
Aytekin, mezhep eksenli gerilimin bilinçli olarak tırmandırıldığını savunuyor:
“Sünni-Şii gerilimi yükseltiliyor. İran yalnızlaştırıldı. İslam coğrafyasında ülkeler birbirine karşı konumlandırılıyor. Amaç, bölgesel güçleri içeriden zayıflatmak.”
Gazze’de yaşananların ise yalnızca bölgesel bir kriz değil, tüm İslam dünyasına verilen stratejik bir mesaj olduğunu ifade ediyor.
“İran’dan sonra sıra Türkiye’ye gelirse…”
Habib Aytekin yazısını kamuoyuna açık bir soruyla tamamladı:
“İran’dan sonra sıra Türkiye’ye gelirse yalnız kalmayacağından emin miyiz? Türkiye kuşatma altında ve bu tabloyu doğru okumak zorundayız.”
Aytekin’e göre askeri tatbikatlar, nükleer anlaşmalar, diplomatik ziyaretler ve bölgesel krizler aynı stratejik planın farklı parçaları.
Bölgesel denklem nereye evrilecek?
Doğu Akdeniz, Güney Kafkasya ve İran hattındaki gelişmelerin önümüzdeki aylarda hızlanabileceği belirtiliyor. Türkiye’nin hem NATO içindeki rolü hem de bağımsız dış politika çizgisi, küresel güç dengelerinde belirleyici olmaya devam ediyor.
Habib Aytekin’in değerlendirmesi yalnızca bir analiz değil; aynı zamanda kamuoyuna yapılmış güçlü bir uyarı niteliği taşıyor.
Ortadoğu’da gerçekten fırtına öncesi bir sessizlik mi var, yoksa yeni bir dönemin eşiğinde miyiz?
Bu sorunun yanıtı, önümüzdeki süreçte yaşanacak gelişmelerle netleşecek.
Adana Moda Günleri’nde Büyük Buluşma: “Moda Adana” Defilesi Şehri Podyuma Dönüştürdü.
Adana Moda Günleri, şehrin kültür ve sanat takvimine damga vuran görkemli bir organizasyonla moda tutkunlarını bir araya getirdi. “Moda Adana” defilesi, 14 Şubat saat 15.00’te 100. Yıl Seyhan Çırçır Kültür Sanat Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi.
Eski bir çırçır fabrikasından kültür sanat merkezine dönüştürülen tarihi mekânda düzenlenen organizasyon, Adana’nın tekstil geçmişi ile modern moda vizyonunu aynı podyumda buluşturdu.
Duygu Zengin Event ve Kreatif 360 ortaklığında düzenlenen Adana Moda Günleri – Moda Adana Defilesi, sektörde dikkat çeken markaları ağırladı. Defile kapsamında:
Gümüş Style
Novva Bride
Evvelden
Elif Rüzgar Fashion
markalarının yeni sezon koleksiyonları tanıtıldı. Gelinlik, abiye ve özgün tasarım koleksiyonları büyük beğeni toplarken, Adana moda organizasyonu şehrin tekstil ve tasarım alanındaki potansiyelini bir kez daha ortaya koydu.
Wilma Elles’ten Dizi Sinyali: “Nazar Değmesin Diye Anlatamıyorum”
Defilede podyuma çıkan ünlü oyuncu Wilma Elles, hem güzelliği hem de samimi açıklamalarıyla dikkat çekti.
Yeni bir dizi projesi olduğunu belirten Elles, “Bahsetmeye çekiniyorum, nazar değecek diye” sözleriyle merak uyandırdı. Yoğun çalışma temposu nedeniyle zaman zaman yemek yemeye fırsat bulamadığını ifade eden ünlü isim, “Ama Adana’ya gelince yemeden olmuyor” diyerek kente olan sevgisini dile getirdi.
Çocuklarının büyüdüğünü belirten Elles, artık uzun soluklu dizi projelerine daha sıcak baktığını da sözlerine ekledi.
Defilede ayrıca Açelya Kartal, Yağmur Türkmenoğlu, Yağmur Çelik, Burcu Şeritoğlu ve Merve Kuruncu da podyumda yer alarak organizasyona renk kattı.
Gecenin koreografisi Fatih Ömercikoğlu tarafından hazırlanırken, sunuculuğunu Ece Prim üstlendi. Sahne tasarımı, ışık düzeni ve akış planlamasıyla profesyonel bir organizasyon olarak öne çıkan Moda Adana defilesi, Adana kültür sanat etkinlikleri arasında özel bir yer edindi.
Organizasyonu gerçekleştiren Duygu Zengin, Adana’nın festivaller ve fuarlar kenti olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Adana; pamuğun, tekstilin ve artık modanın da kenti.”
Bu açıklama, Adana tekstil sektörü, Adana moda etkinlikleri ve Adana defile organizasyonu başlıklarında şehrin yükselen marka değerini gözler önüne serdi.
Mekânın dönüşümüne dikkat çeken Utku Arınç ise eski bir çırçır fabrikasının kültür sanat merkezine dönüştürülmesinin önemine vurgu yaparak, bu tür etkinliklere ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti.
TÜRES Başkanı Biral Serttaş, defile ekibini Qulis ve Fellah Kebap’ta ağırlayarak organizasyona destek verdi. Moda ve gastronomiyi buluşturan bu jest, Adana’nın kültürel çeşitliliğini de ortaya koydu.
Moda, sanat ve kültürü aynı potada eriten Adana Moda Günleri – Moda Adana Defilesi, kentin sadece gastronomi ve tarım değil, aynı zamanda moda ve tasarım alanında da iddialı olduğunu gösterdi.
Adana defile haberi, Adana kültür sanat etkinlikleri ve Adana moda organizasyonu başlıklarında öne çıkan etkinlik, şehrin marka değerine katkı sağladı.
Tekstil geçmişiyle bilinen Adana’nın, artık moda alanında da güçlü bir vizyon ortaya koyduğu bu organizasyonla bir kez daha tescillendi.
Çin, İran’ın Yüce Lideri Ayetullah Ali Hamaney‘in ölümüne yol açan saldırıyı sert bir şekilde kınadı ve uluslararası barış ile istikrarın korunması için acil çağrıda bulundu.
BEİJİNG, 2 Mart 2026 (Xinhua) — Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail’in ortak askeri saldırısında hayatını kaybetmesini güçlü bir dille kınadıklarını açıkladı.