21 Kasım 2020 Cumartesi

MUSİKİDE ‘DEVRİM’ GİBİ KONSER

MUSİKİDE ‘DEVRİM’ GİBİ KONSER
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Adana’nın Türk Müziğinde lider kuruluşlarından Divan Musiki Derneği, Esen Uslu Tombuloğlu başkanlığında yeni yılla birlikte inanılmaz bir müzik devrimine imzasını attı. Derneğin Yeden Türk Müziği Topluluğu, her yönü ile yenilik ve çağdaş müzik gösterimi içeren konseri ile Adanalı müzikseverleri yine büyülemeyi başardı. Koro Yöneticisi Mehlika Deveci Pikdöken, muhteşem performansı ile göz doldururken korosu ve saz ekibi ile birlikte ortaya koydukları performansla büyük beğeni topladı.

UDİMED & NOVACELL AJANS /ADANA- Her konserinde yepyeni bir konsept, hayal gücünün sınırlarını zorlayan müzik ziyafetleri ile Adana’nın müzik camiasına kendisini kabul ettirmeyi başaran Divan Yeden Türk Müziği Topluluğu, 2026 yılına da muhteşem bir konserle başladı. Yeden Türk Müziği Topluluğu, Koro Şefi  Mehlika Deveci Pikdöken yönetiminde ortaya koyduğu muhteşem performans ile müzikseverlerin hem gözlerini, hem kulaklarını, hem ruhlarını doyururdu. Ayrıca musiki konusunda Çukurova’da ne kadar öncü ve örnek bir topluluk olduklarını da ispatlamayı başardı.

Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda gerçekleştirilen, “Hayat Musikimiz” olarak adlandırılan konser başlangıçta muhteşem sahne görüntüsü ile izleyicileri etkilemeyi başarırken, sürprizler arkası arkasına geldi. Topluluk yöneticisi Mehlika Deveci Pikdöken, konser sunumunu da profesyonelce yaparak konseri taçlandırdı; “Yaşadığımız coğrafya dünya üzerinde benzersiz bir kültürel mozaik barındırıyor. Yüzyıllar boyunca bu topraklarda yoğrulmuş kültürel mirasın en önemli kısmını da musikimiz oluşturuyor. Atalarımız, tarih boyu sevincini, üzüntüsünü, hasretini, aşkını, ayrılığını, inancı kısaca yaşadığı tüm duyguları müzikle ifade etmişler. Annelerin okuduğu hicaz ninilerle başlayan hayat yolculuğu ve segah tekbirlerle uğurlanan sonsuzluk.. Bu mozaik içinde sizlerle bir yaşam yolculuğuna çıkmak istiyoruz” sözleri ile başlatılan konser, daha ilk dakikalarda izleyicilerde şok etkisi yaparken, bir müzik ziyafetine dönüştü.

İLAHİLERLE BAŞLAYAN İLK MUSİKİ KONSERİ

Itri’nin Segah Tekbir’i ve Salât-ı Ümmiye’siyle başlayan konser, bu esere bağlı olarak icra edilen segah ilahiler ve Bektaşi deyişi “Pirlere Niyaz Ederiz” ile adeta sonsuzluğu seslendirerek Hayat Musikisi’ni,  “hayatı uğurlamaktan” anlatmaya başladı. Hayat Musikimiz’deki “Aşk ve Sevgili” teması, farklı dönemlerde yaşamış iki büyük besteciden izleyicilere duyuruldu. Musikide romantik dönemi başlatan, şarkı formunu zirveye taşıyan Hacı Arif Bey’in unutulmaz bestesi “Saydeyledi Bu Gönlümü Bir Gözleri Ahu” topluluğun 50 kişilik koro ve saz ekibi tarafından ile icra edildi.

MUSİKİDE ATATÜRK TEMASI, MOTİFLERDE TÜRK MODASI

1925 yılında Mustafa Kemal’in dile getirdiği “Hayatta musiki lazım değildir. Çünkü hayat musikidir. Söz konusu olan hayat, insan hayatı ise, musiki her zaman vardır. Musiki hayatın neşesi, ruhu, devamı ve her şeyidir” sözleri vurgulandıktan sonra inanılmaz çekici kıyafetleri ve sahne duruşları ile Yeden Korosu ve sazları, Atatürk’ün dinlemekten keyif aldığı, büyük bestakâr Saadettin Kaynak’a ait “Gönlüm Özledikçe Görürdüm ” eseri ile musikimizde “Aşkın ve Sevginin işlenmesi”ni çok anlamlı bir sahne performansı ile örnekledi.

Konserde şefin, koronun ve sazların tüm kadın üyelerinin giydiği geleneksel Türk motiflerinin işlendiği özenle hazırlanmış rengarenk bindallı kıyafetleri, erkeklerin sade ama konserin anlamı ile bütünleşmiş giysileri bir bütünlük oluşturdu veDivan Yeden Topluluğu izleyicileri görsel olarak da çok etkiledi. Alışılagelmiş konser konseptinden çok daha farklı bir şekilde 3 farklı kadın ve erkek sesinin nakış gibi işlenerek duyurulduğu koro düzenlemesi, disiplinli ve büyük uğraş gerektirdiği gözden kaçmadı. Musikinin en zor ve icra edilmesi güç eserlerinin düzenlemeleri ile gerçekleştirilen sıra dışı konserin tek solisti, Divan Musiki Derneği Çocuk Korosu’nun da öğretmenliğini yapan Ezgi Toprak’tı. Genç yetenek seslendirdiği, Hayat Musikimiz’de ayrılığı ve onun hüznünü anlatan Avni Anıl’a ait “Ayrılık Ümitlerin Ötesinde Bir Şehir” isimli Hüzzam eser ile konsere farklı bir renk ve boyut kazandırdı.

NİNNİLERLE BAŞLAYAN MUHTEŞEM HAYAT YOLCULUĞU

Yeden Topluluğunun izleyicilere nefes almayı bile unutturan konseri, daha sonra insan yaşamının muhteşem hayat yolculuğunu hissettiren konsepti, farklı bir şekilde ortaya koyması ile çok daha inanılmaz bir boyuta taşındı. Hayat Musikimizin başlangıcı olarak niteledikleri ninnilerin asıl görevinin çocukları uyutmak değil, onları müzikal ve kültürel olarak eğitmek olduğu vurgulandı.  Yöresel musikimizden birbirine bağlı olarak seslendirilen iki ninni örneği izleyenleri hem duygulandırdı, hem decoşturdu. Ardından dile getirilen, kültürümüzde asker uğurlamasının gururu ve hüznü Mustafa Öztürk’ün bağlaması ile seslendirdiği “asker ağıdı” ile yürekleri dağladı.Türk müziğinin yalnızca bir eğlence aracı olarak var olmadığını, tarih boyunca bir güç unsuru olarak da kullanıldığı Mehter musikimizden koronun coşku ile okuyarak verdiği örnek, seyircileri coşturmayı başardı.

KARAGÖZ VE ARDINDAN KINA GECESİ COŞKUSU

Mûsıki kültürümüzdeki farklı eğlence motiflerinin de vurgulandığı konserde verilen Karagöz musikisi örneği, tüm izleyenlere unutulmaya yüz tutmuş müzikal geleneklerimizi hatırlatırken, kültürel zenginliğimizin en önemli göstergelerinden biri olan “kına gecesi” türkülerine tüm salon katıldı.Başlarken, inanılmaz bir heyecan ve şaşkınlık yaşatan konserin finali de bir o kadar görkemli oldu. Sami Yusuf  tarafından bestelenen Seyyid Nesimi’ye ait “Ben bu cihana sığmazam” gazelinin, koro içindeki erbanelerle gümbür gümbür icra edilmesi, Aziz Hallaçeli ve Ezgi Toprak tarafından seslendirilen gazel bölümleri ile Divan Yeden Türk Müziği Topluluğu seyirciyi büyüledi. Bir bölümden oluşan konserin tadı, izleyenlerin damağında kaldı.

Kadim mûsıki kültürümüzün büyük bir miras olduğunu, bu büyük mirasa sahip çıkmanın ve genç nesillere aktarmanın önemini vurgulayan Divan Yeden konseri, tamamı amatör saz ve seslerden oluşması ile Adana’da musiki eğitimine de ne kadar büyük katkı sağladığını gösterdi.Divan Musiki Derneği Yeden Türk Müziği Topluluğunun “devrim” nitelendirmesi yapılacak, anlam yüklü, örnek ve Adana’nın musiki tarihine yepyeni bir sayfanın açılmasına vesile olacak konseri “nasıl geçtiği belli olmayan” bir saat sonunda biterken, tüm salon “doyumsuzluğun” keyfini yaşıyordu.

Devamını Oku

Meclis’te de Karabağlar’da da Aynı Tepki: CHP Milletvekilleri ve Emekliler Sefalet Bütçesine Karşı

Meclis’te de Karabağlar’da da Aynı Tepki: CHP Milletvekilleri ve Emekliler Sefalet Bütçesine Karşı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ERKAN ÇAKILLI-İZMİR-UDİMED
2026 yılına umutla girmek isteyen milyonlarca emekli, daha yılın ilk günlerinde açıklanan bütçe rakamlarıyla bir kez daha hayal kırıklığı yaşadı.
Emekli aylıklarının açlık sınırının çok altında kalmasına yönelik tepkiler hem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde hem de İzmir’in Karabağlar ilçesinde eş zamanlı olarak yükseldi.

Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri, Meclis kürsüsünden emekli zamlarına sert tepki gösterirken, Karabağlar’da yapılan açıklamalarda  “sefalete mahkûm edilen emeklilerin artık dayanacak gücünün kalmadığı” vurgulandı.

 

 

KARABAĞLAR’DA DAYANIŞMA BULUŞMASI
Bütçeye yönelik tepkiler İzmir’in Karabağlar ilçesinde de sahaya yansıdı. Devrimci Emekli-Sen Karabağlar Şubesi düzenlenen buluşmada emekliler, “Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz” sloganıyla ortak mücadele çağrısı yaptı.

CHP Karabağlar İlçe Başkanlığı binasında gerçekleştirilen buluşmaya;

Karabağlar Belediye Başkanı Helil KINAY, CHP Karabağlar İlçe Başkanı Volkan GÜRBOĞA, Devrimci Emekli-Sen Karabağlar Şube Başkanı Şengül YANAR, Ankara’da da Cumhuriyet Halk Partisi TBMM milletvekilleri ve çok sayıda emekli yurttaş katıldı.

“Emekliler yoksullukta eşitleniyor”
TBMM’de toplantıda konuşan CHP Ankara Milletvekili Gamze TAŞCIER, emeklilerin karşı karşıya bırakıldığı ekonomik tabloya sert sözlerle tepki gösterdi.
Taşcıer konuşmasında,
“Emeklileri yoksullukta eşitleyen bu düzene karşı dayanışmayı büyütüyoruz. Emeğin onuru için haklı mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

CHP Karabağlar İlçe Başkanı Volkan GÜRBOĞA, Karabağlar Belediye Başkanı Helil KINAY ve Devrimci Emekliler Sendikası başkanı Şengül YANAR tarafından yapılan sert açıklamada, hükümetin hazırladığı bütçe “sarayın sefaleti kurumsallaştıran tercihi” olarak nitelendirildi.
Artan hayat pahalılığına, derinleşen yoksulluğa ve emekli aylıklarının açlık sınırının çok altında kalmasına dikkat çekerek, yaşanan tablonun artık ekonomik bir kriz değil, bilinçli bir siyasi tercih olduğunu vurguladılar.

 

“TAKVİM DEĞİŞTİ, EMEKLİYE BAKIŞ DEĞİŞMEDİ ”

Yetkililer; açlık sınırının 30 bin TL’ye, yoksulluk sınırının ise 100 bin TL’ye dayandığı bir ülkede emeklilere dayatılan maaşların “yaşam değil, hayatta kalma mücadelesi” anlamına geldiğini ifade etti.

Rakamlarla bütçe tepkisi

Devrimci Emekliler Sendikası, 2026 bütçesindeki dağılımı “utanç tablosu” olarak tanımladı. Açıklamada şu rakamlara dikkat çekildi:
Faiz ödemelerine ayrılan kaynak: 2 trilyon 742 milyar TL
16,5 milyon emeklinin maaş ve sağlık giderleri için ayrılan pay: 1 trilyon 872 milyar TL
En düşük emekli maaşını 20 bin TL’ye tamamlamak için ayrılan kaynak: yalnızca 69 milyar TL
Sendika, bu tabloyu,
“Faiz lobisine aktarılan paranın zekâtı bile emekliye çok görülüyor” sözleriyle değerlendirdi.
“Zengine af, emekliye sefalet”
Açıklamada, geçmiş yıllarda çıkarılan vergi afları da hatırlatılarak, 2013–2025 yılları arasında yandaş şirketlerin milyarlarca liralık vergi borcunun silindiğine dikkat çekildi.
“Zengine gelince af çıkaranlar, emekliye gelince ‘kasa boş’ masalını anlatamaz” denildi.

TALEPLER NET, PAZARLIĞA KAPALI
CHP Karabağlar İlçe binasındaki buluşmada ve TBMM’de Cumhuriyet Halk Partili vekillerin bu durumla ilgili tepkileri ve talepleri şu başlıklar altında sıraladı:

-En düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesine çıkarılmalı
-Tüm emeklilere kayıpları telafi edecek seyyanen zam yapılmalı
-2008 sonrası aylık bağlama sistemi kaldırılmalı
-Sağlıkta katkı payları sona ermeli
-Bayram ikramiyeleri bir asgari ücret tutarında olmalı
-Kiracı emeklilere kira ve yakacak desteği sağlanmalı

Bu taleplerin pazarlığa açık olmadığı özellikle vurgulandı.

“Bu sadece bir açıklama değil, uyarıdır”

Açıklamanın en dikkat çeken bölümünde ise şu mesaj öne çıktı:
“Emeklinin sabrını acizlik sananlar büyük bir yanılgı içindedir. Bu ülkenin her tuğlasında emeği olan bizler, hakkımızı lütuf gibi sunmanıza artık izin vermeyeceğiz.”

 

15 Ocak’ta Meclis’ten yeniden sefalet kararları çıkması halinde emeklilerin meydanlarda olacağını ,o masalarda hakkımızı teslim etmeyeceğimizi ,o hakkı örgütlü gücümüzle meydanlarda almasını biliriz ve sanmayın ki susup evimize döneceğiz,”Hodri Meydan” dediler..

Basın açıklaması şu sloganlarla sona erdi:
“Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber, ya hiçbirimiz!”
“Emekliyiz, haklıyız, kazanacağız!”

 

Devamını Oku

EMEKLİLİK HAYATTA KALMA MÜCADELESİNE DÖNÜŞTÜ

EMEKLİLİK HAYATTA KALMA MÜCADELESİNE DÖNÜŞTÜ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

CHP’li Orhan Sümer: Emekliye açlık dayatılıyor, sarayda israf sürüyor

CHP Adana Milletvekili Orhan Sümer, Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmelerinde yaptığı sert konuşmada emeklilerin içine sürüklendiği yoksulluğu gündeme taşıdı. Emekliliğin artık dinlenme dönemi değil, hayatta kalma mücadelesi hâline geldiğini vurgulayan Sümer, “Yıllarca bu ülkeye emek vermiş milyonlarca insan, Saray iktidarının yanlış ekonomi politikaları nedeniyle yoksulluğa mahkûm edildi” dedi.

Sümer, emekli maaşlarının açlık sınırının altında kaldığını, asgari ücretin dahi gerisine düştüğünü belirterek, “Bu maaşlarla insanca yaşamak bir yana, temel ihtiyaçları karşılamak bile mümkün değil. Emekliler düzenli beslenemiyor, ilaçlarını alamıyor, kirasını ödeyemiyor” ifadelerini kullandı.

ARAÇTA YANARAK CAN VEREN EMEKLİ, BU DÜZENİN FOTOĞRAFIDIR”

“Bu tablo sosyal devletin iflas belgesidir”

Konuşmasında yaşanan trajedilere de dikkat çeken Sümer, kirasını ödeyemediği için evinden çıkarılan ve barınacak yer bulamadığı için eski bir araçta yaşamaya çalışan bir emeklinin, çıkan yangında hayatını kaybetmesini hatırlattı.

“Bu sadece bir trajedi değil, sosyal devletin iflas belgesidir” diyen Sümer, günlük kiralık apartlarda ya da halk arasında ‘batakhane’ olarak anılan motellerde yaşamak zorunda kalan yaşlıların artık sıradan haberler hâline geldiğini söyledi.

Bayramda torununa harçlık veremeyen, pazara çıkmaya korkan, etiketi görünce geri dönen emeklilerin bu ülkenin ayıbı hâline getirildiğini vurgulayan Sümer, “Bu tabloyu görmeyen ya da görmek istemeyen bir iktidar anlayışıyla karşı karşıyayız” dedi.

SARAYDA İSRAF VAR, EMEKLİYE SABIR DAYATILIYOR”

“Bu bir tercih, emekliye yapılan bilinçli bir yoksullaştırmadır”

İktidarın emeklilere sadaka gibi zamlar reva gördüğünü ifade eden Sümer, “Bütçe yok deniliyor ama saray harcamalarından, garanti ödemelerinden, yandaş müteahhitlere aktarılan milyarlardan asla vazgeçilmiyor. Ekonomide yapılan hataların faturası en savunmasız kesime, emeklilere kesiliyor” diye konuştu.

AKP’li milletvekillerine de seslenen Sümer, “Çevrenizde ‘Ben emekliyim ve çok mutluyum’ diyen biri var mı? Emekli olduğu hâlde çalışmak zorunda kalmayan birini tanıyor musunuz?” sorularını yöneltti.

Emeklilerin bu ülkenin yükü değil, onuru olduğunu vurgulayan Sümer, “Saray iktidarının alt gelir gruplarına reva gördüğü bu zulme son vereceğiz. Gelir adaletini sağlayacağız. Emekliliği yeniden insanca bir yaşam dönemine dönüştüreceğiz” diyerek konuşmasını tamamladı.

Devamını Oku

Akif Güzel: İstişareyle Güçlenen Bir Yönetim Anlayışıyla Yolumuza Devam Ediyoruz.

Akif Güzel: İstişareyle Güçlenen Bir Yönetim Anlayışıyla Yolumuza Devam Ediyoruz.
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Yeniden Refah Partisi Kastamonu İl Başkanı Akif Güzel: İstişareyle Güçlenen Bir Yönetim Anlayışıyla Yolumuza Devam Ediyoruz.

Yeniden Refah Partisi Kastamonu İl Başkanı Akif Güzel, haftalık olağan İl Yönetim Kurulu Toplantısı’nı yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirerek, yapılan değerlendirmelerin ve alınan kararların Kastamonu için hayırlara vesile olmasını temenni etti.

İL YÖNETİMİNDEN ORTAK AKIL BULUŞMASI

Yeniden Refah Partisi Kastamonu İl Başkanı Akif Güzel, parti il binasında düzenlenen haftalık olağan İl Yönetim Kurulu Toplantısı’nda teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıda, kent gündemi, teşkilat çalışmaları ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası kapsamlı şekilde ele alındı.
Akif Güzel, istişare kültürünün parti çalışmalarının temelini oluşturduğunu belirterek, ortak akılla alınan kararların sahaya daha güçlü yansıyacağını ifade etti.

“BİRLİK VE İSTİŞARE BAŞARININ ANAHTARIDIR.”

Yeniden Refah Partisi Kastamonu İl Başkanı Akif Güzel, toplantı sonrası yaptığı değerlendirmede, teşkilat içi dayanışmanın ve düzenli istişarenin önemine dikkat çekti. Güzel, Kastamonu’da vatandaşların beklentilerine karşılık veren, çözüm odaklı bir siyaset anlayışıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.
Güzel, alınan kararların yalnızca bugünü değil, geleceği de kapsayan bir sorumlulukla ele alındığını vurguladı.

KARARLILIK VE İNANÇ VURGUSU

Akif Güzel, Yeniden Refah Partisi Kastamonu İl Teşkilatı’nın inançlı, kararlı ve disiplinli bir şekilde yoluna devam ettiğini ifade etti. Güzel, yapılan toplantının Kastamonu’ya ve parti çalışmalarına hayırlı sonuçlar doğurmasını dileyerek, “Birlik içinde çalışmaya, milletimizin sesi olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

Sobe Demeyi Unuttuk, Ama Hâlâ Saklanıyoruz

Sobe Demeyi Unuttuk, Ama Hâlâ Saklanıyoruz
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Sobe demeyi unuttuk.

Artık kimse “Önüm arkam sağım solum sobe, saklanmayan ebe!” diye bağırmıyor sokaklarda. Lambalar erken yanıyor, çocuklar erken eve çağrılıyor, oyunlar tablete taşındı. Ama saklanma ihtiyacı bitmedi. Sadece yer değiştirdi: Artık kapılarımızı değil, kendimizi saklıyoruz.
O eski sokaklarda mendil sırtımızda dönerken, ensemizde hissettiğimiz nefes korkuturdu bizi.Ama o korku masumdu. Şimdi ensemizde hissettiğimiz şey fatura, kredi kartı ekstresi, yarın ne olacak endişesi.
Mendil yerine telefonumuz dönüp duruyor elimizde, bildirimler ensemize konuyor. Ebe hâlâ aynı: hayat.Yağ satarım, bal satarım tekerlemesiyle başlayan oyunlar, şimdi “indirim var, taksit var” diye başlıyor. Ustamız öldü, biz hâlâ satıyoruz kendimizi. Saatlik mutluluklara, geçici beğenilere, sahte gülümsemelere. Çocukken kapı aralığından uzatılan ekmek dilimiyle doyardık. Üstüne sürülen margarin, peynir kırıntısı, salça lekesi… O lezzet hâlâ damağımda. Şimdi organik, glutensiz, laktozsuz seçenekler var raflarda; ama hiçbirinin tadı o kapı aralığındaki ekmeğin yerini tutmuyor. Annelerimizin elleri… Sabun kokusu, soğan kokusu, kahır kokusu. Çamaşır asarken dalgın, pazardan dönerken yorgun, üstümüzü örterken yapayalnız.
Sobe Demeyi Unuttuk, Ama Hâlâ Saklanıyoruz Sobe demeyi unuttuk.li görsel oluşturalım

Sobe Demeyi Unuttuk, Ama Hâlâ Saklanıyoruz

O eller şimdi torunlara uzanıyor belki, ama aynı yorgunluk var hâlâ. Çünkü yokluk biçim değiştirdi sadece. Eskiden para yoktu, şimdi zaman yok. Eskiden elektrik kesilirdi, şimdi umut kesiliyor bazen.Arnavut kaldırımlı sokaklar asfalt oldu. İpler kalktı, çamaşırlar balkonlarda kuruyor. Simitçi hâlâ bağırıyor ama sesi trafiğe karışıyor. Tatlıcı artık online sipariş alıyor. Bakkaldaki teneke bisküvi kutusu müzelik oldu; yerine market poşetleri dolusu paketli mutluluklar.

Uçurtmalar tellere takılmıyor artık, çünkü uçurtma uçurmuyoruz. Balonlar patlamıyor, çünkü şişirmiyoruz. Top komşu bahçesine kaçmıyor, çünkü bahçe kalmadı. Misketler, topaçlar, gazoz kapakları…

Hepsi bir kutuda, tozlu raflarda bekliyor. Belki bir gün torunlar bulur da “Bu ne?” diye sorar.Kış geceleri kar çamur olurdu, ayakkabılar su çeker, çoraplar üşürdü. Ama eve girince soba yanardı, tarhana çorbası fokurdardı, anne “Aç mısınız?” derdi. O soru hâlâ kulaklarımda. Şimdi “Yemek yedin mi?” diye mesaj atıyoruz birbirimize.
Cevap “Evet” oluyor genelde, ama yalan. Çünkü doymak başka şey, yemek başka. Büyüdük. Sobe demiyoruz artık.

Ama hâlâ saklanıyoruz.
Kimden mi?
Kendimizden.
O sokakta mendil peşinde koşan çocuktan.
O çocuk hâlâ içimizde bir yerlerde, “Beni bul” diye fısıldıyor.
Ama biz duymazdan geliyoruz.

Çünkü bulunmak artık korkutuyor.

Yine de, bazen bir sokak lambasının altında durup gözlerimi kapattığımda duyuyorum sanki: “Önüm arkam sağım solum sobe…”

Ve içimden gülümsüyorum.

Çünkü hâlâ ebe benim.
Ama bu sefer saklanmıyorum.

Çünkü saklanacak yer kalmadı.

Biz çocuktuk bir zamanlar.

Hayallerle yokluklara yama yapardık.
Şimdi yamalar sökülüyor.
Ama iğne iplik hâlâ elimizde.
Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.