Av. Yusuf Ziya KIVANÇ

Bu yıl Cumhuriyetin İKİNCİ YÜZ YIL Vakfı 24. Dönem İstanbul Milletvekili Müslüm Sarı’nın Başkanlığında kuruldu.
Çalışmalarına İkinci Yüzyıl Türkiye’si perspektifi içinde başladı.

Kuruluşunu da seçkin davetli topluluğu ile kamu oyuna duyurdu…

Geçtiğimiz hafta T. Özal’ın Teşviki ile 1987 yılında kurulan TÜRK DEMOKRASİ VAKFI bekleme durgunluk dönemini geride bırakarak yeniden ve yeni mütevelli heyeti ile ANAVATAN Partisi Eski Gnl. Bşk. larından Salih Uzun’un Başkanlığında Demokrasi dünyamız için yeniden sahaya indi..
Yeni Kuruluş tanıtımını YENİDEN DEMOKRASİ Adıyla Tüm siyasi Partilerin Genel Başkanları ve Seçkin Davetli huzurunda yaptı Hareketin kamu oyunda da büyük ses getirdiğini gördük…
Bu cümleden olarak Eski Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen’in öncülüğünde HUKUKİ ve SİYASİ Araştırmalar Derneği kuruldu araştırma yolunda yerini aldı

Siyasi araştırmalar konusu ve kültürel hayatımıza düşünce dünyamıza güzel çalışmalarda bulunmaları temennisi ile her üç gruba ‘da başarı dileklerimi burada sunuyorum.

Bu kıymetli gurupların ruh ve yaşam dünyamızda doğurduğu insanca yaşam heyecanımız yanında…
Demokrasilerin Düşünce ve İfade Özgürlüğü üzerine kurulduğunu belirtir ikinci ana unsur olarak Azınlıkta kalan Fikirlerin Düşüncelerin Muhalefetin Çoğunluk Hegemonyasında ezdirilmemek olduğunu ve Demokrasilerde muhalif fikirlerin düşüncelerin korunması himaye edilmesi ilkesi olduğundan ifade ederek..
Önce İnternete düşen Kriminal İşkence Çıplak Arama haberlerinin üzüntüsünü..
Yine kadın kız Taciz Tecavüz haberleri ve İslami Tarikat evlerinden gelen çocuk istismarı taciz haberlerini hatırlatmak istiyorum…

Bu konuda Yargının dediğini duymuyoruz…

Hala iktidar kanatları siyasilerin görülmemiş uslupla “bir kereden bir şey olmaz” Beyanı yanında bu işlerde “Küçüklerin RIZASI VAR gerekçesi” ile YARGININ Beraat kararlarına şahit oluyoruz..
Nereye gidiyoruz Yargı nereye gidiyor bu gidişin dönüşü nasıl olur düşünemiyorum..
Bütün bu olanların yanında zaman zaman muhtelif şehirlerde polis Baskısına toplu mukavemet eylemlerine..
Bu hafta İstanbul’da dolmuş şoförü ile sokakta asayiş polisleri arasında kavgayı internette açık seçik gördük..
Kim hakkı kim haksızdan evvel o manzara bana Eski Hukukçu olarak bir itibarsızlığı itibar kaybını güvensizliği hatırlattı..
Devletin güvenlik güçleri itibar ve güven yitirmiş :^bi geldi…
Halk bu eylem ve manzarada iktidara ve polise yeter yaptığınız zulüm ve despotik tavrınız mı demek istiyor..
Yakutta o kişi şoför Hukuk Adalet bitişinin iç dünyasındaki pozitif isyanını mı sergiliyor ..
Ya da yazmak istemiyorum ama insan olarak vicdanında duyduğu Adalet Duygusunun yokluğu karşısında iç isyanını mı ortaya koyuyor ..
Hatırlanırsa bir zamanlar Cezayir’de despotik iktidardan zülüm altında ezilen pahalılık ve işsizlikten yaptığı seyyar satıcının isyanını kendini YAKARAK Ortaya koyduğu gibi bir duruma mı gidiyoruz…
O dolmuşçu da negatif duruşun içe kapanışın intiharını değil de … Pozitif psikolojik dışa dönüşün dışa vuruşun hareketliliği içinde hak arama eylemi mi sergiliyor..
Burada pahalılığın fiyat artışlarının altında ezilen insanın evine eşine çocuklarına yeteri kadar bakamamanın onları mutlu edemeyen ezikliğini ve kamu otoritesinin orantısız davranışına da bir tavrı görüyoruz gibi geldi..

Sosyal patlamaya mı gidiyoruz..

Bu olaylar insanlara yapılan baskı yaşam sıkıntısı pahalılık açlık duygusu feveranı mı aniden bu kabil olaylarda Sosyal patlamaya mı dönüşüyor ..
Sosyal psikolojik tahlil yapmak hevesinde değilim ama Arap Baharının bir kişinin kendisini Cezairde yakması ile başladığını hatırlatmak isterim…
Yönetimİn Pahalılık Enflasyon işsizlik Ekonomik baskı yanında Polis ve Kamu Otoritesi baskısı ile Adaletsizlik ve Hukukun Hukuksuzluğu insanları Cezayir noktasına taşırsa Bir Türk Baharıda Türkiyede yaşar mıyız..
Düşünmek lazım..
Allah bu milletin sonunu hayır etsin..
Başta yazdığım Cumhuriyetin İKİNCİ YÜZYIL Vakfı TÜRK DEMOKRASİ Vakfı HUKUKİ ve SİYASİ Araştırmalar derneği Yeni siyasetçilerin kuruluşuna ön ayak olduğu kuruluşların varlığı ülkenin Demokratik dönüşümü ve normalleşmesi için önemli adımlar atacağına halkımıza umut vaat edeceğine inanıyorum bu grupların Demokrasiye dönüşte öncü rol oynayacağına aşırılıklar karşısında makuliyet görevi göreceğine tehlikeli uç ve ekstrem çıkışlara sübvansiyon işlevi üsleneceğini düşünüyorum..

Türkiye insanı aklı selim sahibidir baskı otoriter dönemlerinden sıkıntısız çıkmasını bilmiştir bu sıkıntılı dönemden de otoriter rejimin kurdurduğu muvazaa partilerine itibar etmeden DEMOKRASİ Diyerek 27 mayıstan 12 eylül döneminden çıktığı gibi 15 temmuz tek adam otoriter düzeninden de bu seçimde çıkışı sağlayacaktır
Sevgi ile selamlıyorum..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir