Her hafta farklı engelli bireylerin yaşam mücadelelerine ışık tutan ve toplumsal farkındalığı artırmayı hedefleyen “Engelli misiniz, engelsiz misiniz?” adlı sosyal sorumluluk projesi, bu bölümünde Yılmaz Güler’in hayatına konuk oluyor. Doğuştan gelen genetik bir rahatsızlıkla dünyaya gelen Güler’in hikâyesi, yalnızca engelliliği değil, umudu, mücadeleyi ve insanın kendi kaderine nasıl yön verebileceğini de gözler önüne seriyor.
Yılmaz Güler, daha çocuk yaşlarda, sıradan şeylerin bile onun için ne kadar büyük bir çaba gerektirdiğini fark etmiş. Genetik hastalığı nedeniyle fiziksel kısıtlamalarla yaşayan Güler, yıllar içinde yaşadığı trafik sorunlarından dolayı yaşadıkları sorunları ve zorluklarını anlatıyor. Ancak bu olay, onun için bir son değil; bir dönüm noktası olmuş.
Engelli olmak, yalnızca bedensel değil, zihinsel ve duygusal olarak da toplumla sürekli bir sınav hâline gelebiliyor. Güler, bu sınavda yılmadan ayakta kalmayı seçmiş. Onun sözleriyle:
“Engel, bedenimde değil; toplumun bakışında ve fiziksel çevredeydi. O engelleri aşmak zorundaydım.”
Yılmaz Güler’in yaşadığı en büyük sıkıntılardan biri, günlük yaşamda hareket edememekti. Özellikle toplu taşıma araçlarının erişilebilir olmaması, sokakların yetersiz düzenlenmiş olması, birçok engelli gibi onun da yaşamını kısıtlıyordu. Bu zorluklara çözüm bulmak için, sınırlı imkânlarına rağmen, kendi engelli aracını geliştirdi.
Bu araç, Güler’in hem özgürlüğü hem de bağımsızlığı oldu. El emeğiyle, basit ama işlevsel parçalarla oluşturduğu bu engelli aracı, adeta onun ikinci bir hayat kazanmasını sağladı.
Bu buluş, sadece onun için değil, diğer engelli bireyler için de umut verici bir örnek niteliği taşıyor.
Yılmaz Güler’in en büyük arzusu, geliştirdiği bu özel aracın daha çok engelli bireye ulaşması. Ancak bu noktada destek ihtiyacı büyük. Üretim, malzeme temini, geliştirme ve dağıtım gibi aşamalarda Yılmaz Bey’in, kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör ve hayırsever vatandaşların desteğine ihtiyacı var.
Programda, Güler’in şimdiye dek çeşitli kurumlardan ve bireylerden aldığı sınırlı yardımlar ve projeye olan bağlılığı detaylıca ele alınıyor. Ayrıca, onun yaşadığı barınma sorunları ve yaşam koşulları da gündeme getiriliyor. İzleyicilere ve okuyuculara, bu mücadeleye katkı sunma çağrısı yapılıyor.
Yılmaz Güler’in anlattıkları, sadece bireysel bir dram değil; aynı zamanda şehir planlamasında engellilerin görmezden gelinmesinin bir sonucu. Kaldırımların yetersizliği, asansörsüz kamu binaları, duyarsız trafik sistemi… Tüm bunlar, bir bireyin hayata katılmasını neredeyse imkânsız hale getiriyor.
Bu nedenle, proje yalnızca bireysel bir hikâyeyi değil, toplumsal bir değişim çağrısını da içinde barındırıyor.
Yılmaz Güler’in hikayesi, çaresizlik içinde çare arayan herkese ilham olabilir. O, sınırlı imkânlara rağmen başardıklarıyla herkese şu mesajı veriyor:
“Engel bedenimde olabilir ama hayallerimde yok. Birlik olursak, her şey mümkün.”
Güler, hayatı boyunca karşılaştığı zorluklara rağmen yılmadan mücadele etmiş bir birey. Şimdi ise bu mücadelesini büyütmek, geliştirdiği çözümün başka hayatlara da dokunmasını sağlamak istiyor. Siz de bu hikâyeye ortak olabilir, bir kişinin değil, belki yüzlerce engelli bireyin hayatına ışık olabilirsiniz.
Eğer siz de Yılmaz Güler’in projesine destek vermek, engelli aracı üretimine katkıda bulunmak veya yaşadığı ev koşullarının iyileştirilmesine yardımcı olmak isterseniz, programın sosyal medya hesaplarından ya da doğrudan iletişim adreslerinden bilgi alabilirsiniz.
1
Yıldırım; “Yeşil vatanımıza sahip çıkıyoruz”
11046 kez okundu
2
“Günebakan Olmayı Bırakın, Adana’nın Bakanı Olun!”
8816 kez okundu
3
Çukurova Belediyesi Hayvan Barınağı’nda 5 Kadın Çalışan Patili Dostların Umudu Oldu
4860 kez okundu
4
Adana Demirspor’un Efsane Kaptanı Tombik Ahmet Anılıyor
4736 kez okundu
5
Türk Hristiyan Birliği Kiliseleri Tapu Destekli Kefalet Senediyle Yeni Finans Dönemi Başlattı
4717 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.