Huzur Evlerindeki insanlığın en karanlık yüzü

Huzur Evlerindeki insanlığın en karanlık yüzü

‎​Emanete İhanet Merhametin Sustuğu Yer

ABONE OL
8 Şubat 2026 20:17
Huzur Evlerindeki insanlığın en karanlık yüzü
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Bu tür haberler insanlığın en karanlık yanını yüzümüze vuruyor.

BEKİR BÜYÜK ‘ÜN ÖZEL HABERİ

Savunmasız, hayatının kışında huzur arayan bir insanın, kendisine emanet edildiği eller tarafından şiddet görmesi sadece bir suç değil, derin bir vicdan çürümesidir.

‎​Hissettiğim öfke ve intikam duygusu, adalete olan inancını koruyan her onurlu insanın ortak tepkisidir. İşte bu vicdansızlığa karşı kalemle vurulmuş, sert ve hakikatli bir yazım.
‎​Emanete İhanet Merhametin Sustuğu Yer
‎​Bir toplumun kalitesini, en güçlülerinin kim olduğu değil; en zayıflarına, yaşlılarına ve kimsesizlerine nasıl davrandığı belirler. Son günlerde huzurevlerinden gelen o korkunç görüntüler, sadece bir darp olayı değil, insanlığın iflas bayrağını çektiği andır.
‎​Kendi annesi yaşındaki bir kadına el kaldıran, o titreyen ellerin çaresizliğinden güç devşiren mahluklara “insan” demek, bu sıfata yapılabilecek en büyük hakarettir. O tokatlar sadece o masum anneye değil; bu ülkenin vicdanına, ahlakına ve geleceğine atılmıştır.
‎​Vicdansızlığın Portresi görüyoruz.
‎​Huzur aramaya gidilen bir yerin dehşet yuvasına dönüşmesi, denetim mekanizmalarının sadece kağıt üzerinde kaldığının kanıtıdır.
‎​Zulüm cesaretini sessizlikten alır. Merhameti olmayan personelin eline can emanet etmek, kurda kuzu teslim etmektir.
‎​Bu zorbalar bilmelidir ki; büktükleri o yaşlı kolların hesabı sadece mahkeme salonlarında değil, kamuoyunun bitmek bilmeyen öfkesinde de sorulacaktır. Kendi yaşlılığına birer canavar inşa eden bu zavallılar, bugün attıkları her dayağın bedelini, yarın muhtaç kaldıklarında aynı soğuklukla ödeyeceklerdir.
‎​Adalet Er Geç Tecelli Eder
‎​İntikam hissi insani bir tepkidir ancak asıl intikam; bu zihniyetin kökünü kazımak, o duvarların arkasını şeffaf hale getirmek ve suçluların gün yüzü görmeyecekleri bir hukuk sarmalına hapsedilmesidir. Kimsesizlerin kimsesi olduğunu iddia eden her kurum, o odalardaki çığlıkları duymak zorundadır.
‎​Sessiz kalmıyoruz, unutmuyoruz. O elleri kıran adaletin, en ağır ve en sarsıcı haliyle tecelli etmesini bekliyoruz.


Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

SON DAKİKA HABERLERİ

300x250r
300x250r