Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik günlerinde askerler ekmek yerine pekmez ve kavrulmuş buğday yiyerek ayakta kaldı.
Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde 22 gün 22 gece süren savaş, Türk milletinin yeniden dirilişinin sembolü oldu.
23 Ağustos – 13 Eylül 1921 tarihleri arasında gerçekleşen Sakarya Meydan Muharebesi, Türk Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktalarından biri olarak tarihe geçti. Bu savaş, sadece askeri bir mücadele değil, aynı zamanda büyük bir açlık, kıtlık ve yoklukla verilen bir varoluş savaşıydı.
Cephedeki askerler çoğu zaman ekmek bulamıyor, karınlarını üzüm, pekmez ya da kavrulmuş buğdayla doyuruyordu. Buna rağmen moral ve inançları hiç sarsılmadı. Mustafa Kemal Paşa’nın “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır” sözleri, Sakarya’nın destansı mücadelesine yön verdi.
Türk ordusu, Sakarya Nehri’nin doğusunda düşmanı durdurmak için 22 gün 22 gece boyunca büyük bir direnç gösterdi.
Cephane eksikliği had safhadaydı.
Askerler, çoğu zaman düşmandan ele geçirilen silahlarla savaştı.
Açlık ve yorgunluğa rağmen hiç geri adım atılmadı.
Falih Rıfkı Atay, anılarında bu günleri şöyle anlatır:
“Ordu ekmek yerine pekmez karıştırarak açlığını bastırıyordu. Bu yokluk içinde gösterilen kahramanlık, milletin varlığını kurtardı.”
Sakarya Savaşı sadece cephedeki askerlerin değil, Anadolu halkının da zaferidir.
Kadınlar, kağnılarla cephane taşıdı.
Köylüler, ellerindeki son erzakları askere gönderdi.
Genç-yaşlı herkes bu mücadelede görev aldı.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Sakarya günlerini “Bir milletin yeniden doğuşu” olarak tanımlar. Çünkü yokluk içindeki bu mücadele, Türk milletinin bağımsızlığa olan inancının en büyük göstergesiydi.
Sakarya Meydan Muharebesi’nin kazanılmasıyla birlikte:
Ankara’nın düşmesi engellendi.
Yunan ordusu geri çekilmek zorunda kaldı.
Türk milletinin özgüveni yeniden yükseldi.
Kurtuluş Savaşı’nın seyri tamamen değişti.
Bu zaferin ardından Türk ordusu, Büyük Taarruz’a hazırlanma imkânı buldu ve bağımsızlık mücadelesi hız kazandı.
Sakarya Meydan Muharebesi, sadece askeri bir zafer değil, aynı zamanda bir milletin yokluk içinden yeniden doğuşunun sembolü olarak tarihe geçti. Bugün bu zafer, Türk milletine azim, fedakârlık ve inançla her türlü zorluğun aşılabileceğini hatırlatıyor.
CEYHAN YILDIRIM
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.