Emek ve ekmek mücadelesinde, emekçilerin ekonomik, demokratik ve sosyal haklarının korunmasının en önemli güvencesi toplu pazarlık ve toplu iş sözleşmesi hakkıdır. Bu hak örgütlenme ve grev hakkıyla birlikte tamamlanan evrensel bir haktır. Kadroya ve belediye şirketlerine geçiş düzenlenen KHK ile getirilen düzen, haziran 2020’ye kadar toplu sözleşme hakkını askıya almıştır.

Asgari ücretli kesim, bu sorunun çözümünün ancak özgür toplu sözleşme düzeniyle mümkün olduğu inancındadır. Bu nedenle taşeron işçilere ilişkin mevcut düzenlemenin sona erdirilmesi için taraflar özgürce karar alabilmeli ve kararı resmiyete dönüştürebilmelidir.

Varlıklarını siyasi iktidarların kararlarına ve uygulamalarına bağlayan hiçbir sendikal hareket işçi ve emekliler için gelecek vaat edemez. Siyasi iktidarlarca yönetilen bağımlı ve güdümlü yandaş sendikal yapı oluşturma girişimlerinin şiddetle red edilmesi gerekmektedir.

Kazanca göre vergi sisteminin oluşturulması ve vergi yükünün asgari ücretli çalışanın sırtındaki azaltılması veyahut kaldırılması açısından mücadele edilmesi gerektiği kanısındayım.

Sendikaların başta Yasama ve Yürütme organları ile olmak üzere Konfederasyonların da sorumluluk üstlenmesi gerekmektedir. İşçi ve emekli kesimin sorunları anacak, tüm sendikalarının birlikte koordineli çalışması ile başarılı olabileceği gerçeği göz önündedir. Dolayısı ile Yasama, yürütme ve sivil toplum kuruluşları birlikte çalışmak durumundadır.

                                                                                                                                                                   Mehmet TAŞKIRAN

                                                                                           TYGD Adana Şube Bşk.

                                                                                            Haberinsonu Gazetesi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir