DEVA Partisi Yerel Yönetimler ve Şehircilik Politikaları Başkanı Mehmet Emin Ekmen: ‘İktidar kendi kötü yönetiminin faturasını belediyelere kesiyor’

Siyasetçiler ve Basın Mensuplarına Yönelik Şidedet ve Baskılar Kabul Edilemez

                Son yıllarda iktidarın, mevcut siyasetinin yarattığı düşman hukukunun bir sonucu olan şiddet ve ayrımcılık söylemleri , toplumun kutuplaşmasına neden olmaktadır. Söz konusu söylemler, insan hakları ve özgürlükleriyle kesişmeyen, demokratik hukuk devletine aykırı olmakla birlikte, siyasetçilere ve basın mensuplarına yönelik taciz, hedef gösterme, şiddet gibi son derece haksız sonuçlar doğurmaktadır.

Demokratik hukuk devletine aykırı

                Siyasi partilerin genel başkanlarına, milletvekillerine, yöneticilerine yönelik fiziksel saldırı, kutuplaştırıcı söylemler kınanması gerekirken, iktidar ortaklarının olayları destekler niteliğindeki söylemleri nedeniyle faillerin hak ettikleri cezaları almamaları benzer olaylara yol açmıştır.

Saldırılar

                TBMM 26.Dönem Milletvekili ve Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sayın Selçuk Özdağ, 15 Ocak Cuma günü, sabah saatlerinde; evinin önünde, aracına binerken silahlı ve sopalı kişiler tarafından saldırıya uğramıştır. Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Orhan Uğuroğlu aracına bindiği sırada, KRT TV programcısı Afşin Hatipoğlu da evine gireceği sırada benzer şekilde saldırıya uğramışlardır. Failler 24 saat içerisinde benzer yöntemlerle saldırılarını gerçekleştirmiştir.

Hak ettikleri cezayı almalarını umuyoruz.

                Sn. Selçuk ÖZDAĞ, Sn. Afşin HATİPOĞLU ve Sn. Orhan UĞURLUOĞLU’na geçmiş olsun dileklerimizi iletmekte ve kendilerine yapılan saldırıyı şiddetle kınamaktayız. Saldırganların en yakın zamanda bulunmalarını, yargı karşısında hesap vermelerini ve hak ettikleri cezayı almalarını umuyoruz.

Saldırganların tespiti

                Son dönemde siyasilere yönelik yapılan fiili saldırılar tüm yönleri ile aydınlatılmalıdır.  Siyaseti hedef alan bu şiddet eyleminin, yıldırma korkutma ve baskı altına alma amacıyla yapıldığı açıktır. Saldırı sonrası Ankara Valiliği’nin resmî açıklamasına göre, saldırganların tespiti ve yakalanmasına yönelik çalışma başlatılmıştır.

Demokrasinin varlığı

Demokrasinin temel taşlarından biri olarak basının baskı tehdit ve şiddet olmadan özgür ve cesur bir şekilde faaliyet yürütmesi gerekmektedir. Maalesef ülkemiz basın özgürlüğü endeksinde 180 ülke arasında 154. sıradadır. Demokrasinin varlığı ve yaşatılması için basın yayın organlarına ve gazetecilere yapılan saldırıların engellenmesi ve özgür basın ortamının sağlanması gerekmektedir.  Basın organları ve basın mensuplarının iktidar ortaklarının mensupları tarafından yazılı ve görsel medyada açıkça tehdit edilmesi ve hedef gösterilmesi, ne yazık ki gazetecilerin bu şekilde saldırılara maruz kalmasına neden olmaktadır.

Saldırı ve saldırganlara yönelik açıklamalar

Menfur olay sonrasında siyasetin ve sivil toplum kuruluşlarının ortak bir dille tavır alması gerekirken tam aksine saldırıyı ve failleri meşrulaştıran açıklamalar peş peşe gelmiştir. MHP Genel başkanı Devlet Bahçeli ve parti yöneticileri, Ülkü Ocakları Vakfı yöneticileri sosyal medya hesaplarından talihsiz açıklamalarda bulunmuştur. Saldırı ve saldırganlara yönelik açıklamalar devamında bu kez olayı soruşturan Cumhuriyet Başsavcı Vekili; ismi verilmek sureti ile alenen tehdit edilmiştir. Açıklamaların yanlışlığı tartışılırken MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bu kez Karar Gazetesi yazarları Elif ÇAKIR, Yıldıray OĞUR, Taha AKYOL hakkında hakaret, gözdağı açıklamalarında bulunarak adeta hedef göstermiştir. Demokrasi ve ifade özgürlüğüne yapılan saldırı ile ilgili talihsiz açıklamalar gelinen noktada Başsavcı Vekilinin tehdit edilmesine kadar varmıştır.

Basının özgür olması, demokrasilerin vazgeçilmez unsurudur.

İfade  özgürlüğü olmayan bir ortamda ne siyaset ne de özgür basından söz edilebilir. Saldırıları esefle kınıyor, sorumluların hak ettikleri cezayı almalarını temenni ediyoruz. Basının özgür olması, demokrasilerin vazgeçilmez unsurudur. Basın mensupları ve basın kuruluşlarının hukuka aykırı yollarla susturulmaya çalışıldığını üzülerek görmüş bulunmaktayız. Şiddet kullanılarak basına gözdağı verilmesi demokratik bir hukuk devletinde asla kabul edilemez.

Şidedet ve Baskılar

                Saldırı hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlatmış olduğu soruşturmaya atanan savcının sosyal medya üzerinden açıkça tehdit edilmesi, ülkemizde hukuk güvenliği kavramının nasıl yerle bir edildiğini göstermektedir. Hâkim ve savcıların açıktan tehdit edilmesi, senelerdir yargı makamlarının, hükümet yetkilileri tarafından hedef gösterilmesi ve kararlarının tanınmadığına dair yapılan açıklamaların bir tezahürüdür. Siyasetin diline şiddeti hâkim kılmaya çalışanlar bu emellerine ulaşamayacaktır.  Bu saldırılar siyasi ve toplumsal barışı tehdit etmektedir.   Yapılan saldırı Türkiye Cumhuriyeti’nin demokrasisine yapılmış kabul edilmeli ve tüm siyasiler tarafından ortak bir dille lanetlenmelidir.   Yaratılmaya çalışan düşman hukukuna karşı toplum barışından yanayız.

DEVA Partisi Adana Hukuk ve Adalet İşleri Başkanlığı olarak:
  • Siyaset dilinin şiddete çevrilmesini amaçlayan bu saldırıların demokrasi ve barış ortamına verdiği zararların göz önünde bulundurulmasını,
  • Demokrasilerin asli unsurlarından olan özgür basının, iktidar ortakları tarafından çeşitli şekillerde hedef gösterilerek baskı altına alınmaya çalışılmasının bir tezahürü olarak siyasilere ve basın mensuplarına yapılan çirkin saldırıların failleri ve azmettiricileri ile birlikte açığa çıkarılarak hak ettikleri cezaların verilmesi gerektiğini, basına ve kamuoyuna saygılarımızla bildiririz.

                       DEVA PARTİSİ

Adana Hukuk ve Adalet İşleri Başkanlığı

One thought on “Şidedet ve Baskılar Kabul Edilemez”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir