Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör ÖZDEN

TÜSİAV Tüm Platformlar Toplantısı

TÜSİAV Türk Sanayici ve İş Adamları Vakfı Duayen Başkanı Veli SARITOPRAK önderliğinde, Türk Sanayici ve İş Adamları tüm Platformlar ortak toplantısı, TÜSİAV Üyesi, Sağlık Platformu Koordinatör Kümelenmesi Başkanı Profesör Doktor Timur Gürgan’ın ev sahipliğini yaptığı Ankara Gürgan Klinik Tüp Bebek Merkezinde yapıldı.

Gerçekleştirilen organizasyona, Eski Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden, Devlet eski Bakanlarından Nevzat Ercan TÜSİAV Yönetim Kurulu Üyeleri , Platform Başkanları ve seçkin konuklar katıldı. Açılış konuşmasını TÜSİAV Başkanı Veli SARITOPRAK yaptı. SARITOPRAK konuşmasında Gürgan Klinikler Tüp Bebek Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Timur GÜRGAN’ a ev sahipliği ve misafirperverliğinden dolayı teşekkür etti. Ardından kürsüye gelerek konuşma yapan GÜRGAN sağlık turizmi ile ilgili konuları ele aldı.

Son günlerde dünyada ve ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntılara rağmen sağlık turizminde güvenilir ülke durumunda olduğumuzu sözlerine ekledi. Rusya – Ukrayna savaşında Türkiye’nin uzlaşıcı rol üstlendiğini ve bu konunun önemini ifade etti. Bir dönem siyaset yaptığını söyleyen GÜRGAN, Türkiye büyük bir devlettir, büyük bir birikimdir, içinde bulunduğumuz sorunlar aşılacaktır. Biz Avrupa’dan, savaşlardan, neler oluyorsa dersimizi alacağız ve elimizdeki dersi de onlarla paylaşacağız.

Birlik ve beraberlik mesajları veren GÜRGAN sözlerinin sonunda kürsüyü Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör ÖZDEN bırakmak üzere, katılımlarından dolayı konuklarına teşekkür etti. Kürsüye gelen, Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör ÖZDEN konuşmasında şunları söyledi;
Ülkemizde konuşulacak çok sorun var, üzerinde durulacak çok değerlerimiz var. Bizim en büyük değerimiz bize bu yurdu, vatanı armağan eden Mustafa Kemal Atatürk ve Silah arkadaşlarının tuttuğu aydınlığı sonsuza dek yaşatmak görevidir.

Bu bizim için başlıca onur nedenidir. ÖZDEN, İsmet İnönü’nün on üç yıl avukatlığını yaptığını, o bakımdan paşanın düşüncelerini, Atatürk’e olan yaklaşımını, ondan söz ederken gözlerinin yaşardığını yakından izlemiş bir yurttaşım dedi. Bizim onlara olan borcumuz, onların bıraktıkları yapıyı daha da görkemli duruma getirmek olacaktır. Bu bakımdan hepimize hem insanlık yönünden, hem yurttaşlık yönünden büyük sorumluluk düşmektedir.

Atatürk için, İnönü için ne kadar söz söylesek azdır. Sene 1953 , 4 Kasım Atatürk’ün na’şının tabutunun Etnografya müzesinden çıkarılması işlemlerindeyiz. Ben o zaman, Türkiye Milli Gençlik Teşkilatının ikinci Başkanıydım hukuk fakültesi ikinci sınıf öğrencisiydim bize görev verildi. Mahşeri bir kalabalık ve o kalabalık içeresinde Başbakan Adnan Menderes, İçişleri Bakanı Dr. Namık Gedik, Ankara Valisi Kemal Aygün, Belediye Başkanı Atıf Benderlioğlu aklımda kalan isimler, o kalabalıkta yerli ve yabancı bir çok gazeteciler, kadınlar, erkekler.

Tabutun çıkarılma işlemi o zamanlar soğuk hava depoları olmadığından, naaşın bozulmadan korunması için yerin on beş metre altında korunmaya alınan yerden çıkarılmaya başlandı. Tabut yukarıya çıkarıldığı zaman etrafındaki dört halka sarı pırıl pırıl duruyordu. İtalyan kiraz ya da ıhlamur ağacından yapılan tabutun üzeri küflenmişti. Hemen tabutu ön tarafa çektiler, önüne paravan koydular. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyelerinden, Avrupa’da ilk tahsil yapan kadın Doktor Kamile Şevki Mutlu Hanımefendi geldi, testereyle tahta tabutun içindeki Çelik tabutu kestiler. Paravanın önüne alındı Atatürk’ü kefeniyle ilk görenlerden biriyim. Kamile Şevki Mutlu tabutu açtı, Atatürk bir gün önce tıraş olmuş gibiydi, hiç bozulmamıştı.

İki koltuğunun altına, İstanbul Askeri Tıp Akademisi, Gülhane Tıp Akademisi adıyla Ali Rıza Beyin yaptığı ilaçları koymuşlardı. Sağ ve Sol kolunun altın bir tüp ilaç ve ilaçların formülleri yazılıydı. Baktılar ki hiç bir şey olmamış geri tabutu kapattılar ve katafalka koydular. Dört gün orada geçiş yapıldı. İlk gün nöbeti tutan ekibin başındaydım. 9 Kasım gecesi Kamile Şevki Mutlu hanım ekibiyle Atatürk korunması için ilaçlanmış bedenini arındırıp temizleyerek yeniden kefenlendiler ve katafalktan 10 Kasım sabahı Atatürk’ü Anıtkabir’e taşıma görevi başladı. Anıtkabir’de Atatürk ; şimdi üzerinde yazan; “Hakimiyet, Kayıtsız Şartsız Milletindir.” yazan sütunun üzerine konuldu. Mikrofon getirildi ,Cumhurbaşkanı Celal Bayar mikrofona geçti çok güzel bir konuşma yaptı.

Hiç unutmadığım tümcesi şudur; “Seni sevmek milli ibadettir.”

ÖZDEN’in konuşması katılımcılar tarafında can kuşağıyla dinlendi. Gözyaşlarına hakim olmayanların yaşadığı duygu dolu anların ardından, Yekta Güngör ÖZDEN’ e TÜSİAV Türk Sanayici ve İş Adamları Vakfı tarafında Vefa Beratı ve TÜSİAV Şükran plaketi takdim edildi. Etkinliğin sonuna gelindiğinde, konuklar düzenlenen kokteyl ile müzik dinletisi eşliğinde sohbet ederek keyifli vakit geçirdi ve salondan ayrıldılar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.