Yalçın Bayer Hürriyet’e Veda Etti

Yalçın Bayer Hürriyet’e Veda Etti

KARABORSADAKİ GAZETECİ

ABONE OL
26 Temmuz 2026 13:29
Yalçın Bayer Hürriyet’e Veda Etti
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Yalçın Bayer Hürriyet’e Veda Etti: “Sansür Uygulamaları Beni Rahatsız Ediyordu!”

Türk medyasında köşe taşlarından biri yerinden oynadı. 1993 yılından bu yana Hürriyet Gazetesi’nde okurlarıyla buluşan, Türk basınının usta ismi Yalçın Bayer, uzun soluklu gazete serüvenine resmen nokta koydu. Bayer’in veda yazısında dile getirdiği sansür iddiaları ve editoryal müdahaleler basın kulislerinde deprem etkisi yarattı.
33 Yıllık Efsane Kalemden Çarpıcı Veda
1993 yılından beri Hürriyet çatısı altında Türk siyasetine, yerel yönetimlere ve ülkenin gündemine ışık tutan Yalçın Bayer, gazetedeki son yazısıyla okurlarına veda etti. Yıllardır istikrarlı bir şekilde sürdürdüğü köşe yazarlığı görevini sonlandıran Bayer’in ayrılığı, hem okuyucuları hem de medya camiasını derinden sarstı.

Bayer “Haber Verilmeden Yazılarım Yayından Çıkarılıyordu”

Veda yazısında ayrılığının ardındaki acı gerçeği ve mesleki rahatsızlıklarını çekinmeden paylaşan usta gazeteci, son dönemde gazetede yaşanan idari baskılara dikkat çekti. Bayer, veda mesajında şu sarsıcı ifadeye yer verdi:
Bayer “Son zamanlarda ‘sansür’ diye nitelendirilen uygulamalar beni rahatsız ediyordu. Sık sık haber verilmeden yazılar yayından çıkarılıyor, onların yerine başka habenurler koluyordu.”
#Medya Dünyasında ve Siyasette Geniş Yankı Uyandırdı.
Yalçın Bayer’in Hürriyet’ten ayrılışı, kısa süre içinde sosyal medyanın ve siyaset kulislerinin en çok konuşulan başlığı haline geldi.
Sansür Tartışmaları Alevlendi: Usta bir ismin, haber verilmeden yapılan yazı çıkarılmaları ve sansür mekanizmaları nedeniyle gazeteden ayrılması, yazılı basındaki özgürlük sınırlarını yeniden tartışmaya açtı.
Okurlardan Yoğun Tepki: Bayer’in milyonlarca sadık okuru, sosyal medyada destek mesajları paylaşarak yaşanan duruma büyük tepki gösterdi.
Yeni Adres Merak Konusu: Türk basınının simge isimlerinden biri olan Bayer’in bundan sonraki süreçte yazılarına nerede devam edeceği veya yeni bir medya platformu ile anlaşıp anlaşmayacağı şimdiden büyük bir merakla bekleniyor.
HÜRRİYET’E VEDA
Yalçın Bayer’in veda yazısı şu şekilde:
Meslekte 64. yılımı bitiriyorum. Bu kadar uzun süre nasıl geçti, inanamıyorum. 1962’de Çorlu’dan üniversite için İstanbul’a geldiğimde, yerel muhabirliğini yaptığım Cumhuriyet’in Yurt Haberleri Servisi’nde muhabir olarak çalışmaya başladım. Cevat Fehmi Başkurt’un Genel Yayın Müdürlüğü döneminde çok ünlü yazarlarla çalıştım. Bu arada İlhan Selçuk, Turhan Selçuk ve Uğur Mumcu ile iş arkadaşı oldum, çeşitli servis amirliklerinde bulundum. Gazeteciliğimin 29. yılında, yönetimdeki bazı rahatsızlıklar nedeniyle İlhan Selçuk, Uğur Mumcu ve ekibinin istifa etmeleri üzerine ben de onlara katılarak Cumhuriyet’ten ayrıldım.
KARABORSADAKİ GAZETECİ

Cumhuriyet’ten ayrıldıktan sonra Hürriyet, Sabah ve Milliyet gazetelerinden almış olduğum teklifler beni hem şaşırttı hem de onurlandırdı. İki gazete arasında ismim pazarlık konusu dahi oldu. O günlerde adım “karaborsadaki gazeteci” olarak çıktı.
Ertuğrul Özkök ve Doğan Hızlan’ın ısrarı ile yolum son anda Sabah’tan Hürriyet’e yöneldi. Hürriyet’in güçlü bir yazı işleri ve haber kadrosu vardı. Şu bilinmelidir ki, bugün de var. En az bunun kadar değerli olan ise genel yayın müdüründen en genç muhabire kadar uzanan dostluk ve ekip ruhudur…
Ancak son zamanlarda “sansür” diye nitelendirilen uygulamalar, herkes gibi beni de rahatsız ediyordu. Sık sık haber verilmeden yazılar yayından çıkarılıyor, onların yerine boşluğu doldurmak için başka haberler konuluyordu. Benim gibi deneyimli bir gazeteci için bu durum, mesleki etik açıdan kabul edilebilir değildi.
Üstelik bir televizyon yöneticisinin, gazetenin genel yayın yönetmeninin yetkisini aşarak kendi inisiyatifiyle “iktidar karşıtı” olarak değerlendirdiği yazıları çıkarttırması, gazetecilik etiği açısından kabul edilebilir bir müdahale değildi. Yayından kaldırılacak yazıların yazıların yazı işleri hiyerarşisi dışında bir kanalla yazı işlerine iletilip sessizce çıkarılması gazetecilik bağımsızlığı açısından kabul edilebilir uygulama değildi. Hürriyet gibi bir değerin çeşitli söylentilerle değersizleştirilmesi, çalışanların en büyük üzüntü kaynağıydı.
Hürriyet yıkılmamalı, iyi ellerde liderliğini sürdürmelidir.
Bu arada siyasi baskılar nedeniyle gazetenin de iyi yönetilemediği konuşuluyordu. Toplu sözleşme konusunda zamlar belirsizdi. Müdürlere bu konuda bilgi ve yetki verilmiyor, herkes birbirinden duyum almaya çalışıyordu.
Piyasanın altında yapılan maaş farkları ile yemek ücretleri bile aylarca ödenmiyor, ne zaman yatırılacağına ilişkin belirsizlik çalışanlar arasında ciddi huzursuzluk yaratıyordu. Öte yandan çalışanlar arasındaki maaş dengesizliği de iş yerinde giderek büyüyen bir adaletsizlik duygusuna neden oluyordu.
REKOR: 10 BİN YAZI
“Yeter Söz Milletin” köşesinde bugüne kadar 10 bine yakın yazı yayımlandı. Sanıyorum bu, yalnızca Türk basınında değil, dünya gazeteciliğinde de benzerine çok ender rastlanabilecek bir rekordur.
Bu tür köşeler gazetelerin lokomotifidir. Sayfa ve kâğıt tasarrufu gerekçesiyle küçültülmeleri ya da tahdide uğratılmaları doğru değildir.
Hürriyet büyük bir gazetedir. Her sayfası, bir kuyumcunun elinden çıkan mücevher gibi özenle işlenmeli, en ince ayrıntısına kadar titizlikle hazırlanmalıdır. Bundan önce hep böyle olmuştur. Yıllarını bu mesleğe vermiş biri olarak bunu söyleyebilirim.
Haksızlıkları ve uyarıları dile getirmeyi, yanlışlara dikkat çekmeyi ve gerektiğinde uyarmayı her zaman görev bildim. Hırslı değil, azimli, ilkelerine bağlı ve saygılı oldum. Okurlarıma, kamu yönetimine, çalışma arkadaşlarıma, gazete büyüklerime, meslektaşlarımıza, dostlarımıza, siyasi partilere ve tüm kurum ve kuruluşlara karşı sorumluluğumu yerine getirmek için samimiyetle çaba gösterdiğimi bir kez daha takdirlerinize sunmak isterim.
Herkese selam ve saygılar…
Yalçın Bayer
HABER :FAİK BAKOĞLU

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

SON DAKİKA HABERLERİ