Ömrümüz, koskoca bir kalabalığın içinde yapayalnız yürüyerek geçiyor. Her köşe başında yeni yüzler, her adımda yeni sesler… Fakat dönüp arkamıza baktığımızda, geride kalan izlerin ne kadar silik, ne kadar yapmacık olduğunu görüyoruz.
Bazen birini bulduğunu sanırsın. Gözlerindeki bakışa, sesindeki tınıya aldanırsın. “İşte” dersin, “nihayet yorulmadığım bir liman buldum.” Ama ne yazık ki hayatın senaryosu öylesine kurnazca yazılmış ki, karşındaki o masum suretin altından bir kurnaz tilki çıkıverir. İçten pazarlıklı, her adımı menfaate endeksli, sevgi kelimesini bile çıkarına kalkan yapan…
İşte o an, insanın içinde bir şeyler kırılır. Ömür dediğin zaten hızla akıp giden bir su; o suyun berraklığını korumaya çalışırken, bu kurnazlıklar insanı yoruyor, ruha ağır bir pas veriyor. Güven duygusu bir kez zedelendi mi, insanın insana sığınağı kalmıyor.
Onları bulmak belki zor, belki ömür yetmiyor ama asıl mesele o kurnazlara benzememekte. Bütün o yorgunluklara ve hayal kırıklıklarına rağmen kendi saf kalbini koruyabilmek, insanoğlunun bu yeryüzündeki en büyük zaferidir.
1
DÜNYA TÜRKMENLER BİRLİĞİ’NDE GÜVEN TAZELENDİ
18455 kez okundu
2
BAŞKAN VEKİLİ HASİBE AKKAN:”MUHTARLARIMIZIN SESİNE KULAK VERDİK”
9665 kez okundu
3
Bamya ve Bamya Tohumunun Şaşırtıcı Faydaları
7428 kez okundu
4
CHP’li Orhan Sümer: Bu Maaş Emekçi Katliamıdır!
6595 kez okundu
5
BİR ÇOCUĞUN EĞİTİMİ, BİR AİLENİN GELECEĞİ: 250 UMUT BEKLİYOR!
6487 kez okundu