LİYAKAT BUDUR….
Kurumun adını, başında olduğu bölümü ve adını vermeyeceğim…
Kendisini yaklaşık olarak 1 veya 1,5 yıldır tanırım.
Aynı ortamlarda çok bir araya geldik ve de geliyoruz.
Mesai saatlerinin dışında.
Bu arada onun mesaisi ne zaman başlıyor, ne zaman bitiyor onu da kestirmek güç.
Onun yerinde başkası olsa, “Ben Müdürüm, Üst düzey Yöneticiyim” diyerek koltuğa yapışır. Sanki oradan kalsa koltuğu kapacaklar.
Siyasi bir kurumda çalışan bu arkadaş (Kendisinden özür dileyerek ve samimiyetine güvenerek arkadaş diyorum) alışılmışın dışında bir yöneticilik yapıyor.
Bir bakıyorsun şehir dışında, bir bakıyorsun şehir içinde bir mahallede.
Kısacası durmak yok.
Siyasi bir kurumda olduğunu söylemiştim.
Ama onun için siyaset ikinci planda.
Önce vatandaş diyor.
Farklı görüşlerden arayan kim olursa olsun yardıma hazır.
Çalıştığı kurumun başında olduğu bölümünde hakimi.
Yani işinin uzmanı. Hem de öyle böyle değil tam uzman.
Bir araya geldiğimizde mesai saatlerinin dışında o telefon bir dakika susmaz mı be kardeşim.
Arayan arayana.
Çok beğendiğim bir huyunda, aynı düşünceden (siyasi anlamda) olan bir çalışanının veya bir kişinin, bunu kullanarak olmayacak şeyleri istemesine verdiği tekpi.
Hatayı, haksızlığı, adam kayırmayı sevmeyen, bir işin hakkı neyse onu yapan ve yaptıran bir insan.
Kendi bünyesinde olan araçların amaç dışı kullanımına çok sert tepki veren bir yapısı var.
Halk için kullanılması gereken bir aracı şahsi işler için kullanılmasına çok kızıp, “Babanızın aracını, babanızın yakıtı ilemi kullanıyorsunuz” diyecek kadar dürüst bir insan.
Bile bile kimsenin (Kendi görüşünden bile olsa) yanlış yaptıramayacağı, kullanılan malzemelerin israf edilmemesi için sert önlemler alan, çalışanlarının emeğine saygı göterip takdir etmesini bilen, ben hata yapmam demeyecek kadar alçak gönüllü bir yönetici.
LİYAKAT MI? ALIN SİZE LİYAKAT…
Kendisini tanımak ve onun bir arkadaşı olmak benim için büyük bir onurdur.
Başarılarının devamını canı gönülden diliyorum…
HAKAN AKIN