Av. Yusuf Ziya KIVANÇ
Türkiye’nin Eğitim Notu Zayıf
TÜRKİYENİN EĞİTİM NOTU ZAYIF

İbni Sina ; İlim ve Sanat iltifat görmediği ülkeyi terk eder Der
Sokrat ; Sorgulanmamış hayat yaşanmamış bir hayattır Der
Goethe ; Üç bin yıllık geçmişin hesabını yapmayan insan günü birlik yaşayan insandır der yine Sokrat : Şüphe aklın yarısıdır Der.
Eylül ayına giriyoruz okullar açılacak analar babalar okul telaşı içinde Çocukların defter, kalem masrafı, kılık kıyafet masrafı el yakıyor…

Okullara Sınıf kayıt bağışları gene gündeme geliyor…

Ne olacak bu milletin hali… Düşünen var mı ?..
Türkiyede eğitimde insanlar çocuklarının kötü muameleye muhatap olmaması için okul idaresi ile pek sürtüşmek istemezler…
Eğitim alan çocuk, genç bir çiçektir, öğretmenin, hocanın davranışı bir kelimesi onu incitirse, pörselerse gencin iç dünyasında yanan hayat alevi ne olur ne olur… Hiç Düşünüyor muyuz..?.
Hiç aklınızdan geçti mi… Öğretmenlerin ruh sağlığı ile ilgili bir soru… Neden sormayız… Hükümette bu konunun üstünde durmaz…

Birinci öncelik ögretmenin ruh sağlığıdır…

Eğitim dediğimiz insan yetiştirme düzenimiz hep siyasetin ideolojik düşüncesine kurban edildi…
Şimdide büyük devlet adamlarımızın dindar nesil yetiştirme hırslarının kurbanı olacaklar.
Evrensel eğitim sistemini yakalayacak mıyız
Gökyüzünü yıldızları güneşi kainata mı?.. bakacağız
yoksa.. yoksa… Önümüze yere mi bakacağız.
Eğitim akıl yürütme işidir, sorgulama işidir, araştırma işidir eğitim alan insan şüphe etmelidir.. Soru sormalıdır.. Eleştirmelidir Analiz etmelidir Sokrat : Şüphe aklın yarısıdır derken sorgulamaya işaret ediyor…
Biz eğitimde sorgulamayı hiç anlamadık sadece öğretelim dedik öğretirkende genci insanı eğdik, bükdük, pörseledik, incittik insanın insanlığını unutturduk…

Kültürel hayatımızda felsefenin hiç yeri olmadı..

Eğitirken tek tip insan olsun istedik insanlar da ki farklılığa saygı duymadık bu böyle değil mi.. ?..
Eskidende böyleydi…
Düşüncelerimizi hapis ettik Düşünürsek bölünür parçalanırız dedik…
Sadece düşüncemizi mi hapis ettik…
Bedenimizi de hapis ettik ellerimizi ayaklarımızı da hapis ettik.. halk oyunlarını yasakladık itibarsızlaştırdık dans etmeyi yasakladık.
Ahlak adına bir kişinin aklına mahküm ettik …

Davranışları Özgür olmayan insanın Düşünceleride Özgür olmaz

Eğitimin amacının Özgür Düşünmeyi aşılamak olduğunu unuttuk.. Doğru bilgi doğru davranışı gerektirir ama bizim eğitimimiz ideolojisi doğrular icad etmiş yaşamımızı bu doğrultuda konferansa anlatıma bağlamış sorgulamadığımız içinde KÖLE Ruhlu itaata BİATA hevesli insanlarla yol almaya çalışıyoruz…
Eğitimimizde kendimizi tanıma var mı… Sevgi… güzellik… Estetik anlayışımız var mı…
Kaliteli Sağlıklı yaşam var mı… İnsani ilişkiler … Konuşma adabı var mı…
Sorgulama yeteneğimiz olmadığı için dinlemeyi de bilmeyiz. ..
Sofra adabı bilmeyiz.. Kılık kıyafet üzerine bilgiye dayalı anlayışımız yoktur..
Resimleri sanatı müziği ve kitapları yok sayar ya da işimize yaramaz diye satarız…
Kaç kişinin evinde okunmak için kitaplığı var…

Kitap yakmakta bu coğrafya ustadır…

Hz. Ömer İran seferinde binlerce kitap yakmadı mı ..
Moğol istilasında Bağdatta günlerce kan döküldüğü kadar.. kitap yanmadı mı… Anadolu… Aynı duruma Timur istilasında muhatap olmadı mı kitap yakmadı mı..12 Eylülcüler 15 Temmuzcular kitap yakma dı mı?…
Evet Eğitimde insana değer verildiği takdir edildiği hissi verilmesi lazım.. Değer verilmeyen baskı altında kalan insan İncinen Örselenenen insan düşünemez..
Batılı eğitimciler insanın Dik yürüyerek karekter kazanacağını söyler.. Bizse eğitimde insanları diz çöktürmeye çalışıyoruz.. İnsana verilecek
öz güven nerede…

Eğitim öğrenim Ölünceye kadar devam eder ana baba aile içinde başlar Okulda Askerlikte camilerde iş hayatında devam eder…insan olarak kendimizi yenileyebiliyor muyuz…
İbni Haldun Coğrafya kaderimizdir derken beşeri münasebetlerin insani ilişkilerin coğrafi şartlar içinde olgunlaştığını ifade etmek ister…

Oskar Wilde Otorite ve Hiyerarşik münasebetler insan doğasına aykırıdır der. Güçlü toplumlar güçlü bireylerden oluşur ezilen pörsülen incitilen insanlardan güçlü toplum olur mu?
….. Eğitim çocuğun gencin insanın belleğine bilgi doldurmak değildir içindeki cevheri ortaya çıkarmaktır.. O zaman Analitik Düşünce, Soyut Düşünce Özgüven İnsan Sevgisi Yaşam Sevinci Özgürlük Duygusu Adalet Duygusu Mutluluk Duygusu Bilim Özgürlüğü ortaya çıkar .. Sonuçta insan eleştirel düşünceye. İşbirliği fikrine, zihinsel çevikliğe, insiyatif almaya, yazı yazmaya, analize beceri kazanır..
Eflatun ; Karanlıktan korkan çocuğu af edebiliriz Hayatta gerçek trajedi yetişkinlerin AYDINLIKTAN Korkmasıdır…der.. Böylesine Aydınlıktan korkan hükümet ve onun eğitiminden Aya Güneşe Gökyüzüne Evrene ve onun ilmine ulaşamazsınız..

Yere bakan ufku sınırlı insanlardan insanlıkta… ilimde üremez.. İstediğiniz kadar üniversite açın

Ülkede yüzde 90 üniversite mezunumuz var deyin AYDINLIKTAN Korkan yöneyimin Aydınlıktan korkan eğitiminden Özgür Düşünen sorgulayıcı insan yetişmez ..
Köle insanlar yetiştirirsiniz… Kölelerden oluşan devlette insanlıktan medeniyetten ilmi açılımdan uzaktır Türkiyenin Mezopotamyanın Doğu Akdenizin geri kalmışlığı kaderi aydınlıktan korkan iktidarlar ve onlara köle yetiştiren eğitim sistemindendir.
Sonuç olarak ;
İtalyan düşünür Umberto Eco diyor ki ; Bütün kutsal kitaplar imandan ziyade ANLAMAK ARAŞTIRMAK için gönderilmiştir.

Kuranda OKU diyor. ANLAYASINIZ diye söylüyor.. DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ diye söylüyor..

Hiç DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ Diyor. AKLINIZI KULLANMAZ MISINIZ Diyor..

Evet yer yüzüne insanoğlu köle olmak için gelmedi..
Kula kul olmak için gelmedi..
20 yıldır yönetimi ele geçiren AKP. hükümeti her sahayı yıkıp tahrip ettiği gibi eğitimide eğdi büktü yok etti..
Türkiye bu Hükümetten kurtulmalı kendini yenilemeli..
İnsanlık camiasında onurlu yerine tekrar kavuşmalıdır.
Hoşça kalın..

DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLECEK HABERLER

Adalet Çığlık Atıyor

Guernica

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir