Yerel basın susarsa, hepimiz kaybederiz!
Türkiye kaybeder…Rahmet, mağfiret ve bereket ayı olan, Onbir Ay’ın Sultanı Ramazan Ay’ı; aynı zamanda tüm semavi kitapların indiği aydır.Tuttuğumuz oruçlar, semaya açtığımız eller, ettiğimiz dualar; birliğimizin, beraberliğimizin ve kardeşliğimizin devamı, ülkemizin refahı, dünyada barışın hakim olması içindi.
Oruçlarımız tamamlandı, artık bayram zamanı… 
Bugün Ramazan Bayramı’nı,  hep birlikte idrak etmenin mutluluğu içerisindeyiz.Ancak; buruk bir bayram yaşıyoruz.Ekonomik kıskaç altında yaşam mücadelesi veren, binbir zorlukla yayın hayatını sürdüren yerel basın; bayram öncesi hazırlanan Yargı Reformu taslağı içine konulan bir maddeyle, tamamen susturulmak isteniyor. 15 Temmuz hain kalkışması karşısında dimdik ayakta duran, darbe girişiminin başarısız olması için kitleleri harekete geçiren, çirkin kumpası ortaya çıkaran Anadolu Basını; bu karar yasalaşırsa yaşam damarlarından birini kaybedecektir.
Güvenilirliliğini yitiren, itibar kaybı yaşayan yargının elbette reforma ihtiyacı var. Demokrasinin olmazsa olmaz koşullarından biri bağımsız yargı iken; basın da demokrasinin sac ayaklarından birisidir. Çok sesliliğinin yanı sıra halkın sesinin duyurulması ve haber alma özgürlüğünün yerine getirilmesinde de büyük önem taşımaktadır.Yargı Reformu taslağında yer alan, ‘’resmi ilan statüsündeki icra ilanlarının yerel gazetelerde yayınlanma zorunluluğu’’nu ortadan kaldıran madde yasalaşırsa, Anadolu’da bir çok yerel gazete kapısına kilit vuracaktır. Dolardaki yükselişten sonra, artan maliyetler yerel medyayı oksijen çadırına sokmuşken, bu darbe ile adeta ölüm fermanı da çıkartılmak istenmektedir.
Girdilerdeki artışların dışında çok zor şartlarda yayın yapan yerel gazeteler, dağıtım ve okurlara ulaşma konusunda da büyük sıkıntı yaşamaktadır. Basın çalışanları da keza; özlük haklarının kısıtlanması dışında yaptıkları yorumlar, yazdıkları yazılar ve çizdikleri karikatürler yüzünden bir çok tehdit ve saldırıyla karşı karşıyadır.Yargının tavrı da, saldırganları cesaretlendirmektedir. Sektördeki tekelleşme de; basın özgürlüğüne vurulan en büyük darbedir.Özgür basın; hepimizin en büyük ihtiyacıdır. Basını özgür olmayan toplumlar, özgür olamaz. Yaşam kaynakları kesilen, ekonomik kıskaç altına alınan yerel basının susması demek; halkın sesini duyuramaması ve haber alamaması demektir. Bu ülkemize yapılabilecek en büyük kötülüktür.
Basını susarsa; Hepimiz kaybederiz, Türkiye kaybeder…
Etrafı yangın yerine çevrilen ülkemizde, her zamankinden daha fazla birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde, Anadolu basınının idam fermanını hazırlayanları bir kez daha düşünmeye ve bu kararlarından vazgeçmeye davet ediyoruz.
Bu vesileyle halkımızın mübarek RAMAZAN BAYRAMI’nı kutlar; bayram tadında nice mutlu günler dileriz.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir